Bilinen hayvansal protein kaynaklarına alternatif olması ve Türkiye’nin hayvansal protein açığının kapatılmasına katkıda bulunması, her yönüyle ekonomik bir kanatlı hayvan olan devekuşu yetiştiriciliğini önemli kılıyor.Devekuşu kanatları küçülen ve uçma yeteneğini kaybeden kuşlar sınıfına giren koşucu yürüyen kuşlardan. Bu günkü yaşadığı bölgeler Afrika’nın doğusu ile güneyindeki sıcak ve kurak iç bölgeler. Eski çağlarda Büyük Sahra’dan Orta Asya çöllerine kadar uzanan geniş bir alanda yaşadığı biliniyor.Yaklaşık 13-14 santimetrelik gaga uzunluğuna sahip olup, ağzında diş bulunmaz. Kafası vücuduna oranla küçük, boynu uzundur. Boyları 2-2,8 m arasında değişir. İki tırnaklı uzun ve güçlü bacaklara sahiptir. Baş boyun ve bacaklar sert ince, kanatlar ile gövdesi gösterişli ve tüylü. Göğüs kemiği bulunmaz. Erginlerinin canlı ağırlığı 110-160 kilogram arasında değişiyor. Doğada özgürce yaşadıkları bölge yalnızca Afrika’nın doğusu ve güneyi. Gerektiğinde ortalama 60 kilometre/saat süratle koşan hatta 90 kilometre/saat hıza dahi ulaşabildiği biliniyor. Ayakları ile tekme atarak, gagası ile darbe vurarak kendisini korur. Ortalama 60/70 yıl yaşarlar. Bakım ve besleme ortamına göre 20-30 yıl damızlıkta kullanılabilir.Devekuşunun evcilleştirilmesi, tüylerinin kadın giysilerinde kullanılmasıyla başladı. Bugün derisi, eti ve tüyü için, başta Güney Afrika olmak üzere ABD, Avustralya, Kanada, Çin, Zimbabve, Bostvana, Namibya, İsrail ve Avrupa’nın çeşitli ülkelerinde çiftliklerde yetiştiriliyor. Türkiye’de Uludağ Üniversitesi Ziraat Fakültesi’nde ve Kırşehir ile Antalya’da damızlık verebilecek kapasitede üretim yapılıyor. Ancak Türkiye için oldukça yeni bir hayvancılık dalı. Giderek meraklı üretici sayısı da artıyor.Kaynak: Bu yazı, Kolay İletişim tarafından, KobiFinans için derlenmiştir.