|
Türkiye’nin, AB’ne üye olmadan önce, geçmişte hemen hemen her 10 hayvandan birinde görülen şap hastalığını topraklarından yok etmesi gerekiyor. Eğer, Türkiye şap hastalığını temizlemezse, AB’ye hiç bir şekilde et, süt ve bunların ürünlerini satamayacak. Üyelik halinde, şap hastalığı görülen kentler, bölgeler arasındaki hayvan ve hayvansal ürün ticaretine bile ambargo konulacak.
Sözgelimi, üyelikten sonra Kars’ta şap hastalığı çıkınca, hiçbir şekilde hayvan, et, süt, peynir il dışına çıkarılmayacak ama AB’den ithal edilen peynir, et ürünleri Kars’a girebilecek. Türkiye, şap hastalığı yenemezse, AB’ye hayvansal ürün satamayacağı gibi bu ürünlerde AB’nin pazarı haline gelebilecek.
AB’ye uyum amacıyla 2004 yılından beri AB desteği ile yürütülen veterinerlik uyum projesi kapsamında, önemli ekonomik kayıplara neden olan, insan sağlığını da olumsuz etkileyen hayvan hastalıkları ile nasıl mücadele edileceği konusunda, şap, avian influenza (kuş gribi) ve koyun çiçeği hastalıkları için "acil eylem planları", yine şap, kuduz, brusella ve benzer hastalıklar için de "kontrol ve eradikasyon planları" hazırlanıyor.
Tarım ve Köyişleri Bakanlığı’ndan edinilen bilgiye göre, şapın, süt ve et üretimindeki düşüş nedeniyle yıllık 630 milyon dolarlık ekonomik kayba neden olduğu tahmin ediliyor.
Türkiye’de, hastalığın eradikasyonu amacıyla her yıl yoğun aşılama kampanyaları yapılmasına karşın, mevzuat zayıflığı, yetersiz kontrol önlemleri, kaçak hayvan girişi nedeniyle şapın eradikasyonu başarılamadı. Buna rağmen, 2000 yılında 3.000’den fazla olan şap hastalığı görülen mihrak sayısı, etkili aşılamalar ve kontrollerin artırılması sonucu 2003 yılında 1000’in altına indi. Bu yılın ilk yarısında da 300 civarında mihrakta şap hastalığı tespit edildi. Ancak, kaçak hayvan girişleri ve hareketleri nedeniyle bu sayı her an artabiliyor.
Türkiye’nin hedefi olan AB’ye tam üyelik, ülkenin tamamının şaptan ari olmasını ve hastalığın, en azından katılım zamanında önlenmesi ve kontrolüne ilişkin yeterli tedbirlerin uygulanmasını gerektiriyor. Ülkenin katılımından sonra bir şap hastalığının oluşumu, tarımsal ve tarımsal olmayan sektörleri etkileyecek, ülke içinde dahi hemen ciddi ticaret sınırlamalarına neden olacak. Eğer şap sorunu çözülmezse, Doğu ve Güneydoğu Anadolu ile Türkiye’nin merkezi ve batısında bulunan tüketim yerleri arasında hayvan ve hayvansal ürün ticaretinin yasaklanması gerekiyor.
AB mevzuatı ile uyumlu olarak hazırlanan şap kontrol ve eradikasyon programı uyarınca, Türkiye’nin AB’ye muhtemel üyelik tarihleri olarak görülen 2010-2015’e kadar ’şaptan ari ülke’ haline getirilmesi öngörülüyor. Bu kapsamda 2007 yılına kadar hayvan kimlik ve kayıt sisteminin tamamlanması, yurtiçi ve yurtdışından yasadışı hayvan hareketlerinin önlenmesi gerekiyor.
Şapın kontrolü ve eradikasyonu için, ulusal, il ve ilçe düzeyinde kontrol merkezleri oluşturulacak. Sığırlardan sonra küçükbaş hayvanlara da sürü kimlik numarası verilecek. Küpelenmemiş ve kayıt altına alınmamış hayvanların hareketi tamamen yasaklanacak.
Önleme ve hastalık kontrol tedbirleri için yeterli mali kaynaklar yaratmak amacıyla bir zorunlu hayvan hastalık fonu kurulması da öneriliyor.
AB İmha Ediyor AB’de şap hastalığı hemen hemen hiç görülmüyor. Şap hastalığı çok nadir olarak görüldüğünde ise hastalık görülen işletmedeki hayvanlar yanında bütün süt ve süt ürünleri, et ve et ürünleri, karkas, deri ve post, yün, meni, embriyo, yumurta, sulu atık, gübre stokları, hayvan yemi ve tesisteki çöpler bile imha ediliyor.
Türkiye’de ise çiftçiye tazminat ödeyecek kamu kaynağı yetersiz olduğu için, aşılama yöntemi ile mücadele ediliyor. Yapılan hesaplamalara göre, 1996-2003 döneminde, şap hastalığı ile mücadele için, aşılama, insan gücü, ulaşım giderleri olarak 113 milyon Euro harcandı. Eradikasyon projesi kapsamında ise 2006-2013 döneminde ise 230 milyon Euro harcanması öngörülüyor. Eradikasyonun sağlanması halinde, hastalığın kontrolü için de 2014-2020 döneminde toplam 20 milyon Euro tutarında harcama yapılması gerektiği hesaplandı.
Yetkililer, şap ile mücadelenin ne kadar pahalı ve ekonomik kayba neden olan bir iş olduğuna dikkati çekerken, mücadele için yılda ortalama 30 milyon Euro harcanması gerekirken, kontrol için yıllık harcamanın 2.5 milyon Euro’ya düşeceğini vurguladılar.
Avrupa’da Ambargo Türkiye’de Karantina Şap hastalığının eradikasyonunda kaçak hayvan girişinin ve mevzuata uygun olmayan hayvan hareketlerinin mutlaka önlenmesi gerektiğini vurgulayan yetkililer, şöyle konuştu;
"Avrupa’da şap görülen yerde, hayvanlar öldürüldükten, ürünler yok edildikten sonra, bir aya yakın insan ve hayvan hareketlerine, hayvansal ürün ticaretine sıkı ambargo uygulanıyor. İngiltere’de at yarışları ve seçimler ertelendi. Bizde ise karantina ilan edilen yerin etrafına kurdele çekiliyor. Ama güvenlik önlemleri yetersiz olduğu için giriş-çıkış önlenemiyor."
Kaynak: Dünya Gazetesi
|