Tarım ve Köyişleri Bakanlığı, AB uyum sürecinde Türkiye'de hayvancılık sektörünün fotoğrafını çekti.
Bakanlığa göre sektörün karşı karşıya bulunduğu başlıca problemler şöyle: > Hayvan hastalıkları nedeniyle oluşan ekonomik kayıplar
> Hastalıklar ile mücadele için bütçede ayrılan ödeneklerin yetersizliği
> İşletmelerin çok küçük ve dağınık olması
> Yetersiz teknoloji kullanımı
> Genetik potansiyelin yetersizliği
> Kayıtdışılık
> Eksik veteriner hekim kadrosu
> Pazarlama organizasyonunun yetersizliği
> Yem fiyatlarının yüksek olması
Tarım ve Köyişleri Bakanlığı ''AB Uyum Sürecinde Hayvancılığımızın Sorunları'' adında bir rapor hazırladı. Bakan Mehmet Mehdi Eker tarafından Bakanlar Kurulu toplantısında sunulan raporda, hayvan hastalıkları ile mücadele için bütçede ayrılan ödeneklerin yetersizliğinden şikayet edildi.
Veteriner Sayısı Az, Genetik Potansiyel Düşük Kamuda veteriner hekim ve yardımcı personel açığı olduğu da kaydedilen rapora göre, norm kadroda 5.000 veteriner hekim gösterilmesine karşın, mevcut veteriner hekim sayısının 1935'te kaldığı, bakanlığın 6.100 sağlık ve teknik personel kadrosu talep ettiği belirtildi.
Hayvancılıkta genetik potansiyelin yetersiz olduğu belirtilirken, hayvan ıslah çalışmalarına ağırlık verilmesi, damızlıkçı işletmelerin sayısının artırılması, suni tohumlamanın yaygınlaştırılması gerektiği vurgulandı.
Kaçakçılık Kontrol Edilemiyor Raporda, sektördeki kayıtdışılığa dikkat çekilirken, kaçak hayvan hareketlerinin de etkin bir şekilde kontrol edilmediği vurgulandı.
İşletmelerin çok küçük ve dağınık olduğuna dikkat çekilen raporda, Hayvan Kimlik Sistemi verilerine göre hayvan mevcudunun yüzde 80'i kayıt altına alınmasına karşın, işletmelerin tamamının kayıt altında olmadığı belirtildi. Teknoloji kullanımının yetersiz, geleneksel işletmecilik anlayışının hakim olduğu kaydedildi.
Raporda, kaba yem ihtiyacının ancak yüzde 56'sının üretilebildiği ve bu nedenle yem fiyatlarının yüksek seyrettiği, AB'de 560 kg olan dekara ot veriminin Türkiye'de ortalama 80 kg olduğu, aşırı ve yanlış otlatmadan dolayı meraların vasfının bozulduğu, kaynak yetersizliği ve mülkiyet sorunları nedeniyle mera ıslah çalışmalarının etkin bir biçimde yürütülemediği tespitlerine de yer verildi.
Kayıtdışı Süt Üretimi Sorun Yaratacak Pazarlama ile ilgili sorunlara da değinilen raporda, ticari boyutlarda hayvansal ürün arzının sağlanamadığı, pazarlama sisteminin organize edilemediği, üretim ve tüketim arasında soğuk zincirin kurulamadığı anlatıldı.
Fiyat istikrarının sağlanmasında da sorunlar yaşandığı anlatılan raporda, hayvansal ürün maliyetlerinin ve kayıt dışı üretimin yüksek olduğu belirtilirken, 10,8 milyon tonluk süt üretiminin ancak 3 milyon tonunun kayıt altında olmasının AB ile müzakerelerde, kota konusunda büyük sıkıntı yaşanmasına neden olacağına dikkat çekildi.
Hastalıkların Faturası Tarım ve Köyişleri Bakanlığı, şap, brusella, çiçek, kuduz, koyun-keçi vebası, tüberküloz, şarbon hastalıklarının kontrol altına alınamadığını, bu hastalıkların canlı hayvan ve hayvansal ürün ihracatını olumsuz etkilediğini açıkladı. Raporda, ''Hastalıkların neden olduğu yıllık ekonomik kayıp, süt ve et üretimimizin yüzde 25'in eş değerdir. Bu da yaklaşık 2,7 milyar YTL'dir'' denildi.
Raporda, kaynak yetersizliği nedeniyle tazminatlı hastalıklarla etkili mücadele yapılamadığı, sadece tüberküloz ve brusellada tazminat ödemeleri için 1.7 milyar YTL kaynak gerekmesine karşın, bütçede hayvan hastalıkları ile mücadele amacıyla toplam 20 milyon YTL ödenek ayrıldığına dikkat çekildi.
Sektörden Rakamlar Rapora göre, Türkiye'de 10 milyon 69 bin büyükbaş, 31 milyon 580 bin baş küçük hayvan bulunuyor. Toplam 10 milyon 679 bin ton süt üretiminin ancak 3 milyon tonu sanayide işleniyor. Toplam 850.000 ton olan et üretiminin de sadece yarısı (447.000 tonu) kayıtlı.
28 milyon ton kaba, 6 milyon ton kesif yem üretiliyor. Tarım sektöründe 3 milyon 75.516 tarım işletmesi bulunurken, bunlardan yüzde 2,3'ünde, 72.582'sinde sadece hayvancılık yapılıyor.
Kaynak: www.cnnturk.com
|