|
Türk hayvancılığının dışa bağımlılığı giderek artıyor. Yem ithalatı 4 yılda yaklaşık 2,5 kat arttı.
2001’de 1 milyon 454 bin ton olan yem hammaddesi ithalatı, 2004’te 4 milyon tona çıktı. Buna karşılık ihracat, düşen bir grafik çizdi. 2001’de yurtdışına 308.000 ton yem hammaddesi satan Türkiye, geçen yıl ancak 165.000 ton ihraç edebildi. Hayvancılıkta girdilerin yüzde 75-80’ini yem oluştururken, Türkiye sektör için hayati önem taşıyan yemin yüzde 45’ini ithal ediyor. Yaklaşık 4 milyon tonluk ithalatın yarısını; mısır (1 milyon ton) ve soya-soya küspesi (1 milyon 115 bin ton) oluşturuyor. Bu ürünlerin büyük bir kısmı ABD, Arjantin ve Brezilya’dan alınıyor. Yem sanayicileri, ithalatın giderek artmasını başta soya olmak üzere yem hammaddesi üretiminin düşmesine bağlıyor. Geçen yıl 45.000 ton olan soya üretiminin bu yıl 20-25.000 tonlara kadar ineceği tahmin ediliyor. Türkiye Yem Sanayicileri Birliği Genel Sekreteri Hakkı Erdoğdu, karma yem için soya ve mısırın stratejik ürünler olduğunu dile getirerek, “Özellikle soya fasulyesi sektörümüz için çok önemli. Ancak soya üreticisi, devletin verdiği desteklerin yetersiz kalması sebebiyle başka ürünlere yöneliyor.” dedi. 1,5 milyon tonluk soya ihtiyacının yüzde 97’sinin ithal edildiğini aktaran Dr. Erdoğdu, 16,8 yeni kuruşluk (168.000 YTL) prim desteğinin artırılması gerektiğini söyledi. ABD ve AB’de mısırın 100 dolar olduğunu ifade eden Erdoğdu, şöyle devam etti: “Bizim 270-400 dolara kullandığımız mısırın fiyatı, dünyadaki yem sanayicilerinin en az 3 misli. Aradaki fiyat farkının kapatılarak, sektörümüzün dünyayla rekabet edebilmesi için karma yeme hayvancılık desteği şart.”
Kaynak: Zaman Gazetesi
|