KobiFinans
anasayfa Anasayfa
favorilere ekle Favorilerime Ekle
arkadaşına öner KobiFinans'ı Öner
rss RSS
Detaylı Arama
sub-bg-left
09 Şubat 2012 Perşembe
FORUM ÜYE SORGULAMA EĞİTİM MERKEZİ
sub-bg-right
Ambalaj
Bilişim
Demir - Çelik
Deri - Ayakkabı
Elektronik
Enerji
Gıda/İçecek
Haberleşme
Hayvancılık
Kimyasal - Plastik
Madencilik
Makine - Metal
Mobilya/Orman Ürünleri
Otomotiv
Perakende
Sağlık
Tarım
Taşıma - Lojistik
Tekstil - Giyim
Turizm
Yapı - İnşaat
En Çok Okunanlar
Kitap Tanıtım
Sığırcılık
Ulrich DANİEL

Tavukçuluk
Beate&Leonard PEİTZ


Türk Hayvancılık Sektörü, Eski Günlerini Arıyor

Türk Hayvancılık Sektörü, Eski Günlerini Arıyor Bundan 30 yıl önce 44 milyonluk nüfusun 17 milyon büyükbaş, 68 milyon küçükbaş hayvanı vardı. Bugünün 72 milyonunun ise 10 milyon büyükbaş ve 29 milyon küçükbaş hayvanı var. Kırmızı et fiyatlarının bu kadar yükselmesinin temel nedeni bu. Yani artması gerekirken azalan canlı hayvan popülasyonu. Uzmanlara göre çare, yasaklanan meraların yeniden hayat bulması ve et-balık gibi piyasayı terbiye eden bir kurumun yeniden devreye alınmasında.

30 yıldır büyük bir erozyona uğrayan hayvancılık sektörünün bugün bu noktaya gelmesinde pek çok stratejik kararın etkili olduğunu söyleyen Tüm Süt, Et ve Damızlık Sığır Yetiştiricileri Derneği Başkanı Adnan Yıldız; “Türki­ye, hızla artan ve dinamik bir nüfus ya­pısına sahip. 1980’de 44,5 milyon olan nüfusumuz, bugün 72,5 milyon düzeyinde. Büyükbaş ve küçükbaş hayvan varlığı ise azalıyor. Dolayısıyla bunun sebep ve sonuçlarını araştırmak lazım. Yalnızca et ithalatı çözüm değil. Köklü çözümler için sebep sonuç ilişkilerine inmek gerekli” diyor.

Hayvancılık sektörü açısından 1980 - 2010 dö­nemindeki gelişmeleri de­ğerlendiren Yıldız, sektö­rün bugünkü kriz ortamı­na gelmesinde yaşanılan gelişmeleri şöyle anlatıyor: “90'lı yıllarda Et ve Ba­lık Kurumu, Süt Endüstrisi Kurumu gibi düzenleyici ve müdahale edici kuruluş­lar özelleştirildi. Bu ku­rumların devre dışı kalma­sıyla birlikte küçük üretici spekülatörlerin, aracıların eline bırakıldı. Doğu ve Gü­neydoğu Anadolu bölgele­rinde meralar terör nede­niyle üreticilere kapatıldı. Bu bölgelerde besicilik ya­panlar da köylerden kent­lere göç etmeye mecbur kaldı. Yem fiyatları başta olmak üzere her türlü girdi fiyatının sürekli artması da besicileri bu işten uzaklaş­tırdı. 2007 ve 2008'de yaşa­nan kuraklığın etkisi ile yem fiyatlarının aşırı yükseldi. Ayrıca süt fiyatlarının düşüklüğü nedeniyle büyük baş damızlık hayvanlarının kesime gönderilmesi de anaç hayvan sayısının azalmasında neden oldu. 300.000 civarında damızlık materyal kesimi de sektöre büyük zarar verdi. Bütün bu gelişmeler bugünkü hayvancılığı bu noktaya getirdi.”

Şartlar Ağırlaştı
Hayvancılığın gerileme­sinde rol oynayan en önem­li faktörlerin başında ise, mera­ların hızla yok edilmesi gös­teriliyor. 1940’da 44 milyon hektar olan çayır mera alanlarının 2000'li yıllarda 12 milyon hektara ka­dar düştüğü görülüyor. Do­ğu ve Güneydoğu bölgele­rinde, meraların terör ne­deniyle kullanılamaz hale gelmesiyle birlikte yaklaşık 3.700 yerleşim alanın­dan 3 milyondan fazla kişi­nin göç ettiği bilgisi verili­yor.

Bu göç dalgasının 1999’a kadar sürdüğü gözle­niyor. Bölgede besicilik şartlarının oldukça ağırlaş­masının, hayvancılıkla uğra­şanların sayısını da ciddi oranda azalttığı kaydedili­yor. Doğu ve Güneydoğu Sanayici ve İş Adamları Dernekleri Federasyo­nu'nun verileri; Doğu Ana­dolu Bölgesi'nde 1990'lara göre büyükbaş hayvan sayı­sında yüzde 7, küçükbaş sayısında ise yüzde 35 azalma olduğunu; Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde ise 1990’lı yıllara göre büyük­baş hayvan sayısının yüzde 10, küçükbaş hayvan sayısının ise yüzde 30 azaldığını ortaya koyuyor.

Teşvikler Azaldı
2000-2010 dönemi de hayvancılıkta geriye gidişin sürdüğü yıllar olarak görülüyor. Türkiye’nin 2000’de büyükbaş hayvan varlığı 10,9 milyon iken, bugün de aynı seviyelerde seyrediyor. Aynı dönemde küçükbaş hayvan varlığının ise 35,7 milyondan bugün 29,6 milyona gerilediği gözleniyor.

Sektö­rün bu noktaya gerilemesinde planlı bir hayvancılık politikasının yürütül­memesinin etkili olduğunu söyleyen Elet Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Kaya, şöyle devam ediyor: “Et fiyatlarının yükselmesi ve buna bağlı olarak ithalatın gündeme gelme­sinde son 15 yıldır besiciliğin zarar gör­mesi etkili. Daha önce bakanlık Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da yapılan süt sığırcılığına yüzde 30 - 40 oranında teşvikler verirdi. Ahır yapımına damız­lık hayvan alımına, sağma ünitelerine falan teşvikler verirdi. Bunlar azaltıldı. Besiciliğe destek verilmezken yem fiyatlarındaki yüzde 100'ü aşan fiyat artışı­na bağlı olarak üretim de sürdürüle­mez hale geldi. Bu dönemde pek çok besi işletmesi kapandı. Hayvan varlığında da ciddi bir azalma oldu. Geçen 15 yıl içerisinde binlerce inek esildi. Anaç hayvan nesli azaldı. Bundan sonraki dönemde ithalatın önü kontrolsüz ve sınırsız açılırsa Türkiye’de hayvancılık sektörü on yıl geriye döner.”

Fiyatlar 3 Yıl Durgundu
Küçük üreticinin elinde hayvan bu­lunmadığını ve bu sorun nedeniyle zor günler geçirdiğini belirten Kasaplar Fe­derasyonu Başkanı Fazlı Yalçınkaya da, bu nedenle canlı hayvan ithalatının da­ha yerinde bir karar olacağını savunu­yor. Kasapların ürün bulmakta sorun yaşadığına dikkat çeken Yalçınkaya, şöyle devam ediyor: “Küçük besicileri sektöre döndür­mek için beslenecek hayvan materyali­ne ihtiyaç var. Besici danasını kestiği zaman yerine mal koymakta sıkıntı çe­keceğini düşünüyor ve bunun tedirgin­liğini yaşıyor. Hayvan bulma sorunu kalkarsa bu tedirginlikte yok olur. Bu durum fiyatlara yansıyor. Et fiyatlarında 3 yıllık bir dur­gun gidişten sonra bir yükseliş söz ko­nusu oldu. Ama bugün gelinen nokta­da fiyat olması gerekenin çok üzerinde. Şu dönemde en mantıklı şey biraz besi materyalinin ithal edilmesi.”

Kaynak: Bu yazı, www.kobifinans.com.tr için, Ekonomist Dergisi’nden derlenmiştir.

www.ekonomist.com.tr

 

 
 
Bu yazı 2295 kez okundu.
Bu yazı hakkında yorum yapılmamış.
 
Üyelik Girişi
Üye Olmak İstiyorum
ebultenkayit
Aylık KobiFinans E-bülten'e üye olmak için lütfen bilgilerinizi doldurun.
kobifinans Ata-Sancak Çiftliği Süt Vermeye Başlıyor
Caner DİKİCİ

kobifinans "Sadece Sütçülük Yapmaya Devam Edeceğiz"
Muharrem YILMAZ
 
kobifinans Et İthalatı Nereden ve Nasıl Yapılacak?
Ali Ekber YILDIRIM

kobifinans Hayvancılık Desteklerinde Doğu-Batı Çekişmesi…
Ali Ekber YILDIRIM
 
Çekirge Çiftliği Kurdu, Tanesini 6 Sente Satıyor
kobifinans Antalya’nın Kurşunlu Köyü’ne 350.000 ...
 
footer-left
Bizi Tanıyın Çözüm Ortakları Güvenlik ve Gizlilik Sıkça Sorulan Sorular Reklam Ödüllerimiz
Ana Sayfam Yap Bize Ulaşın Site Haritası
KobiFinans, bir Finansbank Kobi Bankacılığı hizmeti olup her hakkı Finansbank A.Ş.'ye aittir. © 2010