Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, Türkiye’de 1996’da 11,8 milyon adet olan büyükbaş hayvan sayısı, 2006’da 10,8 milyon adete düştü. Aynı dönemde 41,3 milyon adet olan küçükbaş hayvan sayısı da 33 milyon adete geriledi. Bu yıllarda yaşanan nüfus artışı ve kişi başına düşen milli gelirin yükselişi ise talep artışına neden oldu.
2009’un ilk çeyreğinden bu yana sürekli yükselen et fiyatları için farklı yorumlar yapılsa da, sektör yetkilileri, büyükbaş ve küçükbaş hayvancılığın cazibesini yitirmiş olması konusunda hem fikir. Bunun en önemli nedeni ise yem maliyetlerinin yüksek olması ve mera alanlarının yetersizliği.
Kayseri Ticaret Borsası Başkanı Şaban Ünlü, sektördeki genel yaklaşımla ilgili şu bilgileri veriyor: “Düşük süt fiyatları ve yem maliyetleri, hayvanların uzun süre beslenmeden kesilmesine neden oluyor. Örneğin bir ineğin ömrü 15-17 yıl iken, koyununki 10 yıldır. Bu sürede inek de, koyun da yaklaşık 10 yavru verir. Hayvan varlığı artar. Şimdilerde değişik inek ve koyunlar 2 yıldan fazla beslenmiyor. Kesilip satılıyor.”
Ortadoğu, Türkiye’den Koyun Alımını Artırdı TÜİK verilerine göre, 1991'de 40 milyon civarında olan koyun sayısı ise, 2008'de 23 milyona gerilemiş durumda. Türkiye’de koyun sayısındaki azalma yanında, domuz gribi nedeniyle Ortadoğu’daki ülkelerin koyun talebinin Türkiye’ye yönelmesi de fiyatların artmasında etkili oluyor.
Tarım Bakanlığı, 2009 Mart ayında, koyun sayısını artırmak amacıyla, aşırı sıcak ve soğuğa dayanıklı, 10 ayda bir gebe kalıp, 1 batında 6-7 yavru dünyaya getiren Rus Romanov koyunlarının ithaline onay vermişti. Romanov koyunları çok kısa sürede kilo alarak, et verimini artırabiliyor.
Kaynak: Bu yazı, www.kobifinans.com.tr için hazırlanmıştır.
|