İlk çağlardan beri insanlar yapı, konut ve yaşadıkları diğer yerleri doğal taşlardan yapmaya özen göstermişlerdir. Zamanla, yaşam seviyeleri yükselen toplumların, güzel görünüşlü ve dayanıklı olması nedeniyle doğal taşları tercih etmeleri, bu ürünü zenginliğin ve refahın sembolü haline getirmiştir. Gelişen endüstri ve teknolojiye paralel olarak doğal taşların kullanımının artması da bunu göstermektedir.
Doğal taş bakımından, jeolojik yapısı itibarıyla zengin bir potansiyele sahip olan Türkiye, 5,1 milyar metreküp (13,9 milyar ton) doğaltaş rezervi ile dünya’daki 15 milyar metreküplük rezervin yüzde 33’üne sahiptir. Türkiye’de çeşitli renk ve desenlerde kristalin kalker (mermer), kalker, traverten oluşumlu kalker (oniks), konglomera, breş ve magmatik kökenli kayaçlar (granit, siyenit, diyabaz, diyorit, serpantin,vb..) bulunmaktadır. Marmara ve Ege Bölgeleri başta olmak üzere, Trakya’dan Doğu Anadolu’ya kadar hemen tüm coğrafi bölgelerimizde, dünya pazarlarında beğeni kazanabilecek nitelikte doğal taş rezervlerine rastlanmaktadır. Bu rezervlerin büyük bir bölümü Afyon, Balıkesir, Muğla, Eskişehir, Denizli, Tokat, Çanakkale, Konya, Bilecik, Kırşehir ve Elazığ illerinde bulunmaktadır.
Uluslararası piyasalarda en tanınmış mermer çeşitleri, Süpren, Elazığ Vişne, Akşehir Siyah, Manyas Beyaz, Bilecik Bej, Kaplan Postu, Denizli Traverten, Ege Bordo, Milas Leylak, Gemlik Diyabaz ve Afyon Şeker’dir. Dünya blok doğal taş üretimi kıtalara göre değerlendirildiğinde Asya yüzde 44’le birinci sırada, Avrupa yüzde 42 ile ikinci sırada yer almaktadır. Bu üretimde ülkemizin payı yüzde 9’dir. Türkiye, Türkiye dünya doğal taş üretimi ve ticaretinde ilk beş ülke arasında yer almaktadır.
Türkiye, güçlü doğaltaş rezervi, 150’nin üzerinde renk ve desende doğaltaş çeşidi ve farklı dokuları ve kalitesiyle dünyanın önde gelen doğaltaş üretici ve ihracatçı ülkeleri arasına girmeyi başarmıştır. Gelecek yıllara ait yapılan tahminler, yaklaşık 82 milyon ton olan dünya doğal taş üretiminin, 2010 yılında 116 milyon tona, 2025 yılında ise 320 milyon tona çıkacağını göstermektedir. Rakamlar, üretilecek doğal taşların yarısının ihraç edileceğini göstermektedir. Doğal taş tüketimindeki artış hızı aynen devam ederse, dünya doğal taş tüketiminin, 2010 yılında 1,2 milyar metrekareye, 2025 yılında ise 3,4 milyar metrekareye çıkacağı tahmin edilmektedir.
Dünya genelinde doğal taşların yapı ve dekorasyon malzemesi olarak kullanılmaya başlanması, mimar ve tasarımcılar tarafından daha fazla tercih edilmesi, doğal taş üretiminin ve tüketiminin artmasına neden olmuştur. Ekolojik ve estetik görünümlü malzemelere olan ilginin artması, ABD ve Avrupa gibi gelişmiş ve zengin ülkelerde insanların evlerinde, işyerlerinde daha sağlıklı ve hijyenik olan doğal malzeme kullanmayı tercih etmeleri ve doğaltaş piyasa fiyatlarındaki gelişmeler nedeniyle, doğal taşlara olan talep her geçen yıl artmaktadır. Bu nedenle “Doğaltaş Endüstrisi” dünyanın en hızlı gelişen sektörlerinin başında gelmektedir.
Kaynak: www.immib.org.tr
|