Türkiye İstatistik Kurumu’nun önceki gün açıkladığı Şubat ayına ilişkin dış ticaret verileri, ekonomik ve siyasi daha önemli gelişmelerin gölgesinde kaldı ve hiç dikkati çekmedi. Önce, sabah saatlerinde açıklanan GSYH verilerine odaklanıldı; daha sonra Anayasa Mahkemesi’nden AKP davasıyla ilgili karar geldi; Türkiye, akşam üstü saatlerinde ise EXPO heyecanına kilitlendi. Peki, dış ticaret verilerinde ne oldu? Bizce bu verilerin özeti, Türkiye’nin "maden" bulduğu... Nasıl mı?
Türkiye Ocak ayından sonra Şubat ayında da rekor düzeyde 71’inci fasıl kapsamında yer alan kıymetli taş ve metal mamulü ihraç etti. Öyle ki, bu fasıl, otomotivden sonra en çok ihracat yapılan fasıl konumunda. Ne demir-çelik, ne giyim eşyası, varsa yoksa kıymetli maden ihracatı. Kıymetli madenden anlamamız gereken de ağırlıklı olarak altın. 4 Mart 2008 tarihinde bu köşede Ocak ayı rakamlarını irdelerken de yazdık. Türkiye, birden bire müthiş bir altın ihracatçısı konumuna geliverdi. Bu ihracatı da daha çok İsviçre’ye yapıyoruz.
İki ayın rakamlarına bakalım. Ağırlıklı olarak altından oluştuğu bilinen 71’inci fasıl kapsamında iki ayda 1 milyar 996 milyon dolarlık ihracat yaptık. Geçen yılın aynı dönemindeki 365 milyon dolarlık rakama göre de yüzde 447 artış var. Türkiye, 71’inci fasıldan 2006 yılının tümünde 1.8, geçen yılın tümünde ise 2.8 milyar dolarlık ihracat yapabilmişti. Yani, bu yıl iki ayda 2006’dakinin tümünü geride bıraktık, 2007’ye de yaklaştık. İnsan düşünmeden edemiyor doğrusu, "71’inci faslı kim keşfetti ve nasıl oldu da birden böyle bir pazar yarattı kendine" diye... Dedik ya, tam anlamıyla "maden" bulmuş durumdayız.
Toplamda yıllık bazdaki rakamlara ve gidişata gelince... Şubat sonu itibariyle yıllık ihracat 114.6, yıllık ithalat ise 180.4 milyar dolara ulaştı. Yılın tümü için öngörülen rakamların aşılacağı kesin denilebilir. Son dönemde yaşanan kur hareketi ise etkisini bir süre sonra gösterecektir. Doğal olarak ihracatın biraz daha ivme kazanması, ithalatın görece hız kesmesi beklenmeli. Ancak, ihracatı giderek ithalata ve ucuz ithalata bağımlı hale gelmiş olan Türkiye’nin, kur hareketinden mutlak karlı çıkacağını söylemek hiç de kolay değil.
İhracatımızdan daha fazla ara mal ithal ediyoruz. Bu durum devam ediyor. İki ayda yaklaşık 22 milyar dolarlık ihracat yaparken, 24 milyar dolarlık ara mal ithal ettik. Yükselecek kur, girdi fiyatları üstünde yaratacağı baskıyla ihracatı zorlayabilir. Ancak tabii ki bu aşamada devreye yerli ara malı üreticileri girecektir ki, bu da bardağın dolu tarafı sayılır. Ancak, üretim bandını öyle birden değiştirmek, yerli ara malı kullanımına ağırlık verebilmek de pek kolay olmayacaktır.
Kaynak: Dünya Gazetesi
www.dunyagazetesi.com.tr
|