KobiFinans
anasayfa Anasayfa
favorilere ekle Favorilerime Ekle
arkadaşına öner KobiFinans'ı Öner
rss RSS
Detaylı Arama
sub-bg-left
09 Şubat 2012 Perşembe
FORUM ÜYE SORGULAMA EĞİTİM MERKEZİ
sub-bg-right
Ambalaj
Bilişim
Demir - Çelik
Deri - Ayakkabı
Elektronik
Enerji
Gıda/İçecek
Haberleşme
Hayvancılık
Kimyasal - Plastik
Madencilik
Makine - Metal
Mobilya/Orman Ürünleri
Otomotiv
Perakende
Sağlık
Tarım
Taşıma - Lojistik
Tekstil - Giyim
Turizm
Yapı - İnşaat
En Çok Okunanlar
Kitap Tanıtım
Alternatif Enerji Kaynakları
Mustafa ACAROĞLU

Yenilenebilir Enerji Kaynakları
İsmet AKOVA


"Kablo Sektörü 159 Ülkeye İhracat Gerçekleştiriyor"


Dr. Nursel AY­DINTUĞ
Kablo ve İzoleli İletken Sanayicileri Derneği Yönetim Kurulu Başkanı
"Kablo Sektörü 159 Ülkeye İhracat Gerçekleştiriyor" 2001 ekonomik krizi sonrasında ihracata yönelen Türk kablo üreticileri, yurtdışı pazarında destan üstüne destan yazıyor­lar. 2004 yılında 505 milyon dolar olan ihracatı geçen yıl 1 milyar 704 milyon dolara taşı­yan Türk kablo üreticileri, 159 ülkeye ihracat gerçekleştiriyor. Kablo ve İzoleli İletken Sanayicileri Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Nursel Ay­dıntuğ, kablonun insanoğlunun hayat kalitesini yükselten bir ürün olduğuna dikkati çekerek, " Ev­lerde ve çalışma alanlarında kullanılan her makine ve araç kablo sektörünün katkısı ile hizmet veriyor. Sektörün önü hem Türkiye’ de hem de dünya da açık.” dedi.

Kablo ve iletken hakkında bilgi verir misiniz?
Yaklaşık 2.000.000 Euro değerinde pazar büyüklüğü olan sektörde kablo üreticisi olarak Türkiye’ de faaliyet gösteren irili ufaklı 370 civarında üretici bu­lunmaktadır. Bunlardan son bilgilere göre 120 ade­dinin (TSE) ulusal, bazılarının Uluslararası Kalite Güvence, 20 adedinin İSO 14001 Çevre Yönetim Sistemi belgeleri vardır. İç pazar ve ihracat, sektör­de faaliyet gösteren 15 büyük firma tarafından yönlendirilmektedir. Toplam üretimin yüzde 95’ini bu firmalar karşılamaktadır. Sektör yaklaşık 8 bin kişiye istihdam sağlamaktadır. Kablo ve iletkenler sektörü Türkiye’nin üretimi ve ihracatında oldukça iddialıdır. Bugün Türkiye Dünya kablo ihtiyacının 0,5’ini karşılamaktadır ancak sektörde yapılan yatı­rımlar ve yükselen standartlarla bu oranın gelecek dönemlerde yükselmesi beklenmektedir.

Sektör son yıllarda nasıl bir büyüme gerçekleştirdi, bu gelişmeyi neye bağlıyorsunuz?
Kablo sektörü Türkiye’de son 4-5 yıl ile karşılaştı­rıldığı zaman 2007 yılında sağlıklı bir dönem geçir­miştir. Özellikle alınan siyasi kararlara (uzun vadeli ev kredisi, havai hatların yeraltına alınması, özelleştirme atılımları) paralel olarak, kabloya yönelik talep artmıştır. Üreticiler de pazar paylarının koru­yabilmek için yatırım yarışına girmişlerdir. 2005­2006 döneminde yüzde 25 büyüyen pazar, 2007 ­2008 döneminde de büyümeye devam etmiştir. Bu­nun yanında büyüme her alanda olmamıştır. Tele­fon kabloların da yaşanan pazar daralması devam etmektedir. Bu alanda faaliyet gösteren tesislerden ürün portföylerini tamamen değiştirmeyenler, işle­rini tasfiye etmek veya yabancı ortak arayışına gir­mek zorunda kalmışlardır. Sektör, içinde bulunduğu gelişme trendine paralel olarak,yeni yatırım­cıların da ilgisini çekmektedir. Ancak, yeni yatırıma ait karar sürecinde, dikkatli ve temkinli olmalarında ya­rar olduğu düşüncesindeyiz.

Sektörün gerçekleştirdi­ği ihracatı ve yurtdışı pa­zardaki durumunu anlatır mısınız?
2006 yılında sektörün top­lam ihracatı yüzde 60 arta­rak 1,143 milyar dolara, 2007 yılında yüzde 49 arta­rak 1,704 milyar dolara ulaş­mıştır. Toplam ihracat verileri içerisinde en önemli yeri 1,14 milyar dolar ile enerji ve telekom kabloları almak­tadır. Enerji kabloları bu ih­racatın büyük çogunlugu­dur. Emaye bobin telleri 120 milyon dolar ihracata ulaş­mıştır. Fiber optik, koaksiyel ve diger telekom kablolarının ihracat rakamları, toplam kablo ve tel ihracatımızın küçük bir kısmını oluşturmaktadır.

Kablo ve tel ihracatı yaklaşık 159 ülkeye yapıl­makta olup bu ülkeler içerisinde İngiltere, 2007 yı­lında AB ülkeleri arasında en fazla ihracat yapılan ülkedir. Irak, İsrail, İtalya, Bulgaristan, Romanya. Suriye, İrlanda, S.Arabistan, Almanya ve Kazakis­tan Türkiye’nin ihracat yaptığı diğer ülkeler olarak sıralanabilir. Yeni pazarlar için görüşlerimizi bildirecek olur­sak,

* Libya’nın eski canlılıgını geri kazanması bek­leniyor.

* Türkiye Cumhuriyetler cazibe merkezi olmayı sürdürüyor.

* Tataristan ve Ukrayna gelişme gösteren pazar­lar olarak ifade edebiliriz.

Sektörün geleceğini nasıl görüyorsunuz?
Kablo insanoğlunun hayat kalitesini yükselten bir ürün­dür. Bugün evlerimizde, ça­lışma yerlerimizde ve sosyal alanlarda kullandığımız her makine ve araç kablo sektö­rünün katkıları ile hizmet vermektedir. Türkiye kişi ba­şına elektrik enerjisi kullanı­mında Avrupa ortalamasının yüzde 25-30’unu kullan­maktadır. Bu olguda sektö­rümüzün potansiyelini gös­termektedir. Gelecekte ener­ji üretimi ve bunun dağıtılması daha da önem kazana­caktır. Bu da sektörümüze yurtdışından gelen ilginin artacağının bir göstergesidir. Globalleşme çerçevesinde artık büyük üreticilerin dünyanın bir çok ülkesinde tesis­leri bulunmaktadır ve bu tesislerde rekabet koşulları doğrultusunda her şeyin üretilmesi değil, tesislerin 1 - 2 ürüne yoğunlaşmasına çalışılmaktadır. Son dönemde Türkiye’de enerji alanında 2 önemli gelişme var:

* Dağıtım ağlarının özelleşmesi

* Yatırımcıların enerji sektörüne girmelerine ola­nak tanıyan lisans sistemi (özellikle alternatif ener­ji uygulamalarında 2 - 3 yıla kadar büyük ilerleme­lerin olacağı beklenmekte)

Her iki gelişmenin de kablo sektörünü pek çok açı­dan olumlu etkilemesini bekliyoruz. Öncelikle ku­rulacak olan yeni santrallerle kablo talebi artacak, şebeke bağlantılar ve indirme merkezleri için ek kablolar gerekecektir. Var olan altyapının iyileştiril­mesi ve yeni hatların çekilmesi de kablo talebini artacağı gibi verimliliğe yönelik yapılan uygula­malar ve kullanıcıların bilinçlendirilmesiyle kablo seçimi önem kazanacaktır.

Sektörün sorunları neler? Her sektörde olduğu gibi kablo sektöründe de Çin tehdit mi? Bu ko­nudaki görüşleriniz nedir?

Sektörün başlıca sorunlar:

* Kalite bilincinin toplumda yaygın olmaması,

* Devlet yatırımlarının belirli planlar çerçevesin­de açıklanması, kısa zamanda talep karşılama zorunluluğu oluşması,

* Özelleştirmenin yavaş ilerlemesi,

* Uluslararası emsallerine göre finans kaynak­larının, enerji ve sektörel ana girdilerin pahalı ol­ması,

* Özellikle İhracat yapan firmalarda döviz kurla­rının hareketliliği ve global krizin getirdiği belirsiz­lik ve talep düşüşü,

* Tüm Dünya’da olduğu gibi en büyük sorunu­muz küresel krizin önümüzdeki dönemde ülkemiz­de yatırım kararlarını olumsuz etkilemesi beklenti­si olacaktır.

Dolayısıyla yatırım kararlarının ertelenmesinin veya durdurulmasının tüm sektörlerde olduğu gibi kablo sektöründe de olumsuz etkileri görülecektir. Bu kapsamda Dernek olarak hem toplumun bilgi­lendirilmesi için seminerler/toplantılar yapılmak­ta hem de hükümetimiz nezdinde girişimlerimiz olmaktadır. Çin’den yalnızca data ve lan kablolar geliyor. Oldukça ucuz ve standartlara uymayan ürünlerin pazara ithal edildiğini izlemekteyiz.

Kaynak: Zaman Gazetesi

www.zaman.com.tr

 
 
Bu yazı 5390 kez okundu.
Bu yazı hakkında yorum yapılmamış.
 
Üyelik Girişi
Üye Olmak İstiyorum
ebultenkayit
Aylık KobiFinans E-bülten'e üye olmak için lütfen bilgilerinizi doldurun.
kobifinans Evde Elektrik Üretme Devri Başlıyor
Dursun GÜNDOĞDU
 
Tüpraş'tan Çıkan Girişim
kobifinans Ekspro, Türkiye'de “exproof” ...

Dürüst Çalışarak Kazandılar
kobifinans Elektrik malzemeleri ve aydınlatma konusunda dünyanın en ...
 
footer-left
Bizi Tanıyın Çözüm Ortakları Güvenlik ve Gizlilik Sıkça Sorulan Sorular Reklam Ödüllerimiz
Ana Sayfam Yap Bize Ulaşın Site Haritası
KobiFinans, bir Finansbank Kobi Bankacılığı hizmeti olup her hakkı Finansbank A.Ş.'ye aittir. © 2010