|
21. yüzyılda global istikrarın sağlanması ve sürdürülmesi konusunda global enerji dengesi önemli değişkenlerden biri olacak. 21. yüzyılın ilk yarısı için yapılabilen öngörüler enerji ihtiyaçlarındaki artışı ortaya koyuyor. İhtiyaç artışı öngörüsüne bağlı olarak, enerji arzının da genişleyeceği ve çeşitleneceği öngörülüyor.
Stratejik Araştırmalar Enstitüsü Başkanı Dr. Can Fuat Gürlesel, İstanbul Ticaret Odası tarafından yayınlanan İtovizyon Dergisi’nin temmuz sayısında yer alan yazısında Türkiye’nin, global enerji geleceğine ilişkin bu öngörüler çerçevesinde enerji talebi ile enerji arzının genişleyeceği ve çeşitleneceği çok önemli bir bölgede bulunduğunu belirterek "Türkiye, global enerji dengesinin kurulmasında ihtiyaç duyulan enerji koridorlarından en önemli üçüncü koridor haline geliyor " değerlendirmesini yaptı. Gürlesel şöyle devam etti:
Türkiye doğu-batı koridoru ile tamamlayıcı nitelikteki güney-kuzey-batı koridorları ile birlikte global enerji istikrarına çok önemli katkı sağlayacak.
Bakü-Tiflis-Ceyhan boru hattı da doğu-batı enerji koridorunun temelini oluşturuyor.
21. yüzyılın öngörülen geleceği içinde petrol ile doğalgaz temel enerji kaynağı olmayı sürdürecek.
Global Petrol Trendleri 21. yüzyılın ilk çeyreğinde global petrol trendlerinde çok önemli değişiklikler olacak ve bu değişiklikler global dengeyi ve global istikrarı önemli ölçüde etkileyecek.
Petrol talebi yavaşlayarak genişleyecek. 1997 yılında yüzde 74.5 milyon varil olan toplam talep (tüketim) 2020 yılında 114.7 milyon varile çıkacak. Petrol talebinde (tüketim) OECD dışı ülkelerin tüketimi ilk kez OECD ülkelerinin talebini aşacak. OECD ülkeleri içinden ise Avrupa ve Pasifik ülkelerinin talebi çok sınırlı artacakken K.Amerika’nın (ABD) talebi ise daha hızlı artacak. Global ekonomik gelişmenin motoru haline gelecek olan Doğu ve Güney Asya ile Latin Amerika ülkelerinin talebi önemli ölçüde artacak.
Petrol arzında OPEC ülkelerinin önemi ve payı artacak. Üretimde OPEC ülkelerinin payı OPEC dışı ülkelerin payını aşacak. OPEC içinde ise Ortadoğu ülkelerinin payı hızla artacakken OPEC dışı ülkelerde ise OECD ülkelerinin üretimi azalacak, OECD dışı ülkelerin üretimi ve üretim payları ise hızla artacak.
Petrol arzı sağlayan bölge ve ülkelerin sayısı artacak. Rusya, Orta Asya, Brezilya, L.Amerika, Orta Afrika, Endonezya, Güney Çin Denizi yeni önemli merkezler olacak.
ABD petrol ithalatını Ortadoğu’dan diğer bölgelere kaydıracaktır. Ortadoğu dışında Latin Amerika, Orta Asya, Afrika ve Güneydoğu Asya’dan (Endonezya) petrol tedarikini genişletecek.
Hızlı ekonomik büyüme gösteren ülkeler ile OECD ülkelerinin petrolde dışa bağımlılığı hızla artacak. Çin ve Hindistan’ın petrolde tüketimi ve ithalatı genişleyecek ve dışa bağımlılıkları 2020 yılında yüzde 76.9 ve yüzde 91.6’ya yükselecek.
Çin ve Hindistan ile Pasifik (Japonya dahil) ve güney ve doğu Asya bölgeleri, Rusya, Orta Asya, Orta Doğu ve Körfez ülkeleri ile güneydoğu Asya ülkelerine aşırı petrol talebinde bulunacaklar. Global petrol dengesi içinde en belirleyici ve kritik unsur bu ülkelerin petrol ihtiyaçlarının karşılanabilmesi olacak. Bu ülkeler güvenli ve sürekli enerji temin edebildikleri sürece ekonomik gelişmelerini sürdürecek.
Avrupa ise petrol tüketimini azaltırken, Ortadoğu ve Rusya’ya bağımlı kalmaya devam edecek. Rusya ise, Çin, Hindistan, Japonya ve Avrupa’nın önemli petrol tedarikçisi olacak. Enerji zengini ve ihracatçısı bir ülke olarak Rusya’nın ekonomik gelişimi ve bunu yeniden siyasi askeri güce dönüştürebilme kapasitesi enerji politikalarına bağımlı hale geldi.
Orta Asya ülkeleri, Afrika (Nijerya-Çad), Brezilya ve Endonezya gibi ülkeler enerji kaynaklarını ilk kez ve önemli ölçekte uluslararası piyasalara çıkararak önemli gelir ve ekonomik refah olanağına kavuşacaklar. Bu ülkelerin enerji kaynaklarının uluslararası piyasalara açılması ABD’nin petrol kaynaklarını çeşitlendirmesi stratejisi ile gerçekleşiyor. Bu nedenle bu ülkeler ve enerji kaynakları ABD için kritik önem taşıyor. ABD bu ülkeler ile önemli ticari işbirlikleri de geliştirme amacında.
Petrol talebinde ve arzında bulunan ülkelerin sayısının hızla artması ve bölgelerin genişlemesi nedeni ile petrole (enerji) dayalı jeopolitiğin alanı da genişliyor ve ağırlık noktaları çeşitleniyor. Avrasya coğrafyası üzerinde Ortadoğu, Orta Asya, Rusya ile Güneydoğu Asya ve Pasifik arasında petrol jeopolitiği genişliyor.
Genişleyen jeopolitik alan içinde enerji güvenliğinin sağlanması gereken bölge sayısı ile ihtiyaç duyan ülke sayısı da artıyor. Özellikle kaynakları kıt olan ve dışa bağımlılıkları çok yükselecek olan Çin, Hindistan ve Japonya’nın enerji güvenliğinin sağlanmasına yönelik girişimleri de artacak. Bu ilgi alanı Ortadoğu, Körfez, Orta Asya ve Güneydoğu Asya bölgesi olacak.
Global Doğalgaz Trendleri Doğalgaz tüketimi, talebi ve ticareti önümüzdeki 2020 yılına kadar hızla genişleyecek ve bu genişleme petrolden çok daha yüksek olacak.
Kuzey Amerika kıtası halen petrole bağımlı kalırken, Avrupa’nın doğalgaz tüketimi ve ithalatı hızla artacak. Avrupa özellikle çevre unsurları nedeniyle nükleer enerji ve petrol kaynaklarının kullanımını azaltıyor. Bununla birlikte Avrupa doğalgaz tüketiminin karşılanmasında artan oranda dışa bağımlı hale gelecek.
Doğalgazda global alanda net ticaretin 2020 yılına kadar olan gelişimi sayfadaki tabloda sunuluyor. Tabloda da görüldüğü gibi Avrupa’nın doğalgaz ithalatı hızla genişlemektedir. Avrupa, Rusya, Orta Asya ile Ortadoğu ve Afrika’dan ithalatını genişletecek. Hızla büyüyen ve ekonomik gelişme gösteren Asya-Pasifik ülkelerinin doğalgaz ithalatı da 6 kat artacak. Asya-Pasifik bölgesi Rusya ve Orta Asya’dan, yanı sıra Endonezya ve Avustralya’dan doğalgaz kullanacak. ABD ise doğalgaz kullanımını artan oranda Kanada’dan sağlayacak.
Doğalgazda Rusya ve Orta Asya ülkeleri ile Ortadoğu bölgesi en önemli arz kaynakları olacak. Orta Asya ve Afrika kaynakları artan oranda uluslararası piyasalara çıkarak artan talebi karşılayacak. Türkiye, global alanda doğalgaz kaynaklarının bulunduğu coğrafyanın tam ortasında bulunuyor.
Türkiye Köprü Ülke Türkiye özellikle bu konumu nedeni ile tam bir köprü işlevi görecek. Türkiye’nin bu işlevinin katkısı ise daha çok Avrupa için olacak. Bu açıdan Avrupa’nın doğalgaz öngörülerine ilişkin daha da uzun bir vade olan 2030 için ilave öngörüler sunuluyor. Buna göre AB’ne üye 15 ülkenin (10 yeni üye ile genişlemeden önce) 2030 yılında doğalgaz üretimi 153 bcm/yıl, tüketimi 506 bcm/yıl ve ithalatı 359 bcm/yıl olacak. AB’nin bu ithalatı karşılamada kullanacağı ilave kaynakların dağılımı ise şöyle öngörülüyor: Rusya 79 bcm/yıl, Orta Asya 51 bcm/yıl, Ortadoğu 157 bcm/yıl, Batı ve Kuzey Afrika’dan 136 bcm/yıl ve Amerika’dan 18 bcm/yıl. Bu kaynakların toplamı daha uzun vadeli (2050) ihtiyaçlarda öngörüldüğünden 2030 yılı ithalat ihtiyacının üzerinde kalıyor. AB, bu kaynaklardan doğalgaz tedarikinde büyük ölçüde Türkiye üzerinden geçecek olan doğalgaz boru hatlarına ihtiyaç duyacak.
Kaynak: www.ito.org.tr
|