Turcas ve Shell’in ortaklık yapması geçtiğimiz yıl iş dünyasındaki önemli gelişmelerden biri oldu. Akaryakıt dağıtım işini Shell ile ortak kurdukları Turcas&Shell şirketine bırakan Turcas, bu birleşmeden soma enerji işine odaklanacağını açıkladı. Ardından geçen bir yıl Turcas’ın bu hedefinde ne kadar ciddi olduğunu ortaya koydu, Yakın zamanda elektrik dağıtımından doğalgaz ticaretine, rafineriden elektrik üretimine kadar aralarında dünya devlerinin de bulunduğu birçok yabancı şirketle ortaklık gerçekleştirdi. İspanyol Iberdrola ile elektrik dağıtımında, Azeri Socar ile rafineride, Alman E.ON ile elektrik üretiminde, Innovative Energy Group ile de rüzgar enerjisinde işbirliğine gitti. Bugüne kadar akaryakıt dağıtımı işiyle ön planda olan Turcas, artık bölgenin enerji devlerinden biri olma yolunda ilerliyor. Turcas’ın iştiraklerinden elde ettiği kar net kar yılda 70 milyon Dolar’a ulaşıyor.
Turcas Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Aksoy, Shell ile ortaklığa giderken sadece akaryakıt dağıtımı yapan bir şirketten enerjinin tüm dallarında faaliyet gösteren bir şirkete dönüşmeyi hedeflediklerini söylüyor. Shell ile birleşmenin kendilerine enerjinin diğer kollarında büyüme açısından güzel bir platform oluşturduğunu belirtiyor ve ekliyor: "Bu birleşme Turcas’ın operasyon şirketinden bir holdinge dönüşmesine temel hazırladı. Artık tam bir enerji şirketine dönüştük. Petrol, doğalgaz ve elektrik olmak üzere üç ana alana odaklanacağız. Bölgesel ve entegre bir enerji şirketi olarak ortaklıklarla büyüyeceğiz."
Turcas Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Aksoy, şirkette icradan sorumlu olan kızı Banu Aksoy ve oğlu Batu Aksoy’la birlikte Capital’in sorularını yanıtladı. Enerjideki büyük değişimleri ve Turcas’ın bölgede üstleneceği rolü anlattı:
Aksoy Grubu olarak nasıl büyüdünüz? Turcas dışında hangi alanlarda faaliyetleriniz var? İş hayatıma babamın yanında başladım. İşleri ağabeyimle devraldık, ama soma tüm kardeşler kendi yolunu çizdi. 1960’lann sonu 1970’lerin başında Sarıyer’de bir mobil benzin istasyonum vardı. Ancak, zamanla satışların çok artması ile deniz üstünde, deniz taşıtlarına da servis veren bir istasyon daha açtık, Ardından işleri büyütmek için mobil’in tüm deniz taşımalarına talip oldum, gemiler satın alarak bu taşımaları ben yapmaya başladım. Gemi filomun büyümesiyle ve Türkiye’nin ilk Ro-Ro gemisi ve sülfürik asit tankeri gibi birçok gemiye sahip oldum ve 1978 yılında Aksoy Holding’i kurdum. Sahip olduğum 14 gemilik Türkiye’nin en büyük filosunu bu şekilde yönetmeye başladım. 1980’lerin başında armatörlükten çıkmaya karar verdim ve tüm gemilerimi sattım.
1970’lerde yaklaşık 700 kişiyle kurduğumuz Tabaş şirketi üzerinden akaryakıt dağıtım işine ağırlık verdim. Tabaş 1996’da Turcas’ı satın aldı, 1999’da birleştiler ve 2007 itibarıyla Turcas; petrol, doğalgaz ve elektrik sektörlerinde faaliyet gösteren 6 adet iştiraki ile bir enerji holdingi konumunda. İnşaat işlerimiz Enak Yapı üzerinden yürüyor ve otel yatırımcısı kimliğimizi Conrad İstanbul Oteli ile sürdürüyoruz.
Turcas son 10 yıldır ciddi bir değişimin içinde bu stratejik bir karar mıydı?Turcas, kendine son 10 yıldır, sağlam bir yol bulmaya çalışıyordu. Sektörün en önemli oyuncusu haline gelmenin hazırlıklarını yapıyorduk. Cumhuriyet’in kuruluş yıllarında, Türk Petrol ismiyle yola çıkan Turcas Petrol, bugün dünya devleriyle kurduğu ortaklıklarla enerji sektörünün her alanında varlık gösteren bir şirkete dönüştü. Akaryakıttan, elektrik üretimi ve dağıtımına, rafineriden petro-kimyaya kadar enerji sektörünün her alanında faaliyet gösteriyoruz. Shell ile ortaklığı tamamladıktan sonra yeniden yapılanma çalışmalarını hızlandırdık. Yeni bir kurumsal kimlik ve vizyon belirledik. Bundan sonraki hedefimiz ise entegre bir enerji şirketi olmak.
Turcas’ın şu anki büyüklüğü ne kadar? Turcas, bugün yarım milyar dolara yakın aktif büyüklük ve öz sermayeye sahip. Turcas’ın iştiraklerinden elde ettiği yıllık net kir, 70 milyon Dolar’ı buluyor.
Şu anda iş hacminiz ne kadar? Turcas, 2006 yılı ortasına kadar akaryakıt işini kendi bünyesinde sürdürdüğü için 1,5 milyar Dolar’ı aşan bir ciroya sahipti. 200 kişiye de istihdam sağlıyordu. Bugün ise bu faaliyet yüzde 30 oranında iştirakimiz olan Shell&Turcas bünyesinde yapılıyor ki Shell&Turcas’ın cirosu 6 milyar doları aştı ve 700 civarında çalışanı var. Şu anda yarım milyar dolara yakın aktif büyüklüğü ve özsermayesi olan Turcas’ın hedefi iştirakleri üzerinden yapacağı yatırımlarla önümüzdeki 5 yıl içinde agresif bir büyüme gerçekleştirmek. Bunu yaparken net karlılığımızı da her yıl artırmayı hedefliyoruz.
Neden çok sayıda şirketle işbirliğine gitmeyi bir strateji olarak benimsediniz? Küçük olsun benim olsun değil, en güçlü, piyasa yapıcı ve sürdürülebilir olanın bir parçası olmayı hedefliyoruz. Dünyada en geçerli büyüme yöntemlerinden biri, bana göre birleşmelerle büyümek. İşi zamana bırakmak yerine hızlı büyüyüp, piyasayı yönetir duruma gelmek için birleşmeleri tercih ediyoruz. Amacımız, dünyaca ünlü enerji şirketleriyle sinerjiler yaratarak, Turcas’ı iştirakleriyle büyütmek. Her zaman dünyanın önde gelen şirketleri ile işbirliği içinde olmak isteriz. Çünkü sadece Türkiye’de değil, bölgede liberalleşen piyasada önemli rol oynamayı hedefliyoruz.
Shell&Turcas Petrol, iki yılda pazarda nasıl bir konuma geldi? Bizim için dönüşümün başladığı nokta olan Shell&Turcas birleşmesinden önce Türk Petrol olarak 650’yi aşkın istasyonumuz vardı. Turcas’ın istasyonları zaten lokasyon itibarıyla en iyi noktalardaydı. Özellikle Türkiye’nin Batı bölgelerinde en iyi lokasyonlarda vardık. Shell’in istasyonları ile birbirimizi tamamlayacak konumdaydık. Shell’in de yaklaşık 650 istasyonu vardı. Shell&Turcas birleşmesi sonucunda yaklaşık 1.300 istasyonla, satışlarda Türkiye’nin en büyük ikinci akaryakıt dağıtım ağı konumuna ulaştık. Son bir yılda Shell markasına dönüşümü yapılan Türk Petrol istasyonlarında ortalamada yüzde 30’un üzerinde bir satış artışı yakaladık. Marka dönüşümü sırasında istasyonların önemli bir bölümü en az 15-20 gün kapalı kalmış olmasına rağmen bazı istasyonlarda satış artışı yüzde 100’e vardı. Birleşmeden doğan birçok operasyonel verimlilik ve tasarruflar var. Daha fazla madeni yağ, LPG satılmaya başlandı. Benzinde ve eurodizelde piyasa lideri, genel olarak beyaz ürünlerde ise ikinci sıradayız. Bir yılda 6 milyar doları aşan bir satış hacmi yakaladık. Bundan sonra da satış artışı devam edecek.
Azeri SOCAR ile bir stratejik işbirliği yaptınız ve Ceyhan’da bir rafineri kurmak için çalışmalara başladınız. Rafineri yatırımı ne aşamada? Azerbaycan’ın devlet petrol şirketi SOCAR (State Oil Company of Azerbaijan Republic) ile SOCAR&Turcas Enerji şirketini kurduk. Kuruluşu 150 yıl öncesine dayanan SOCAR, Hazar Denizi’nden dünya piyasalarına günde 1 milyon varil ham petrol taşımak üzere yapılan bin 750 km uzunluğundaki Bakü-TiflisCeyhan (BTC) boru hattının yüzde 25 oranında sahibi. Bu boru hattından ihraç edeceği ham petrol miktarının kademeli olarak artması da SOCAR’ın toplam petrol sevkıyatında çok önemli bir rol almasına olanak sağlayacak. 2008’den itibaren Bakü’den Ceyhan’a yılda akacak 50 milyon ton ham petrolün 2010 yılından sonra 40 milyon tonunun Azerbaycan Devleti ve SOCAR’a ait olacağı öngörülüyor. SOCAR ile stratejik öneme sahip rafineri gibi ciddi boyutlu yatırımlar planlıyoruz. SOCAR&Turcas’ın değeri ileride en az bir Shell&Turcas kadar olacak. SOCAR, Türkiye’yi enerji köprüsü haline getiren BTC Boru Hattı’nın en büyük ikinci hissedar ve kapasitenin çoğuna birkaç sene sonra hükmedecek.
Türkiye’de enerjiye ile ilgili ihalelerle ilgileniyor musunuz? Elektrik dağıtım ve üretim özelleştirmeleri ile BOTAŞ’ın doğalgaz kontrat devri ihaleleri başta olmak üzere enerji ile ilgili ihalelerle yakından ilgileniyoruz.
Petkim ihalesini sadece 10 milyon Dolar’la kaybettiniz. Neden bu ihaleye katıldınız? Petrol rafinerileri dünyada petrokimya rafinerileriyle entegre olabiliyor. Petkim’in bugün en büyük problemi kendi hammaddesinin olmayışı. Bu tedarik güvenliği açısından bir sıkıntı yaratıyor. Petkim ihalesine girmekteki ana hedefimiz, rafinerimizle bir entegrasyon kurmaktı. Tedarik problemini uygun koşullarda ve uzun vadeli çözmeyi planlıyorduk. İhalede ikinci olduk. Petkim olmadı, ama B planımız zaten vardı. Ana projemiz olan Adana Ceyhan projesi devam ediyor. Şu an için Ceyhan rafinerisinde birtakım petrokimya üniteleri de kurarak entegrasyonu o noktada tamamlamayı düşünüyoruz. Yatırım 4 milyar Dolar civarında olacak.
Kaynak: Capital Dergisi
|