 |
|
Güneş Enerjisi Nasıl Kullanılıyor?
|
|
|
Yaygın deyişe göre eğer güneşin sadece bir saatlik enerjisini depolayabilseniz, tüm dünyanın bir günlük enerjisini karşılayabilirsiniz. Kulağa hoş geliyor ama iş o kadar kolay değil. Güneş enerjisi, güneşten gelen ışınların (ısının değil) fotovoltaik hücreler (PV-photo voltaic cells) adı verilen aygıt vasıtasıyla elektrik enerjisine dönüştürülmesi yoluyla elde ediliyor. Bu hücreler ağırlıklı olarak silikondan yapılan yan iletkenler oluyorlar. Fotovoltaik teknoloji ilk kez 1954 yılında ABD’de Bell Laboratories tarafından bir tesadüf eseri keşfedilmiş. Belli gayri saflıkları taşıyan bir silikonun güneş ışığına karşı aşın hassas olduğunu gözlemleyen bilim adamları, bu teknolojiyi ilk kez uzaya fırlatılan yapay uyduların enerji ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla kullanmışlar. Bu silikon solar panellerin verimlilikleri yüzde 6 civarındaymış . Verimlilik, güneş enerjisi piyasasında çok belirleyici bir unsur. Örneğin eğer yüzde 6 verimli bir güneş enerjisi panelinden söz diyorsanız, bu panelin güneşten kendisine elen ışıkların sadece yüzde 6’sını elektriğe çevirebildiği anlamına geliyor. Bizim binaları çatılarında görmeye alıştığımız, üzerleri de su deposu olan güneş enerjisi uygulamaları şu an dünyada kullanılanlar arasında en ilkelleri. Bunlar esasen termal enerji yarat a amaçlı paneller olup, temelinde su ısıt a işlevi görüyorlar. Ancak solar enerji sis emleri çok ciddi bir gelişme hamlesi iç’ de. Ama ne var ki yine de bugün ticari olarak kullanılan solar enerji panellerinin yüzde 86’sı, hala silikon bazlı materyallerden imal ediliyor.
Silikon bazlı fotovoltaik panellere birinci nesil fotovoltaikler adı veriliyor. Bunlar geniş yüzeylere yerleştirilen silikon gofretlerden oluşuyorlar ve ortalama verimlilikleri yüzde 17 civarında. Solar panellerin verimlilik oranlan yükseldikçe, maliyetleri ciddi anlamda düşüyor. Şu anda teknolojik yarış bir yandan verimlilik oranlarını yükseltme rekabetini içerirken, diğer yandan ikinci üçüncü ve hatta dördüncü nesil fotovolt panellerin geliştirilmesi rekabetine odaklanıyor. Bu saydığım yeni teknolojiler arasındada en önemlileri silikon gerektirmeyen nano teknoloji bazlı fotovoltaikler. O nedenle ülkemizdeki potansiyel yatırımcılar, adına polimer solar hücreler, nanokristallar hücreler ve kompozit fotovoltaik teknoloji denilen bu yeni nesil güneş enerjisi sistemleriyle iyice aşina olmalılar. Ayrıca biz normal vatandaşların da gözünde canlandırması gereken solar enerji sistemleri, çatılarımızda gördüğümüz ve görüntü kirliliği yaratan bu ilkel teknolojilerin çok ötesinde, çok gelişmiş, etkin ve estetik sistemler olmalı. Artık teknoloji bu yöne doğru ilerliyor.
Kaynak: Turkishtime Dergisi / Arman Kırım
|
| |
|
| |
|
Bu yazı
2965 kez okundu. |
| |
|
Bu yazı hakkında yorum yapılmamış.
|
| |
|
|
|
|
|