 |
|
Enerji Sektörünün Mevcut Durumu
|
|
Türkiye’de, yerli, yeni ve yenilenebilir enerji kaynakları ile enerji ihtiyacının önemli bir kısmını karşılayabilecek bir potansiyele sahip olmasına karşın bu kaynaklar ya hiç kullanılmamakta ya da potansiyelin çok altında değerlendirilmekte.
Türkiye’nin kömür rezervi ile jeotermal enerji potansiyeli, dünya kaynak varlığının yüzde 1’i civarında. Petrol ve doğalgaz rezervleri son derece kısıtlı. Türkiye’nin hidroelektrik enerji potansiyeli, dünya toplam potansiyelinin yüzde 1’i, Avrupa toplam potansiyelinin ise yüzde 16’sı civarında. Hidroelektrik potansiyelimizin yüzde 70‘e yakın kısmı henüz değerlendirilememekte.
Türkiye, bor, toryum, hidrojen gibi alternatif enerji kaynaklarına sahip bir ülke olarak göze çarpmakta, teknolojik gelişmeler ise diğer alternatif enerji kaynakları arasında bu üçünü ön plana çıkarmakta. Toryum rezervi ise dünya rezervinin yüzde 54’ünü oluşturmasına rağmen bu kaynağın değerlendirilmesi henüz deneme safhasında. Fosil yakıtların kullanımı, dışa bağımlılık, ithalat giderleri ve çevre sorunları gibi önemli olumsuzlukları da beraberinde getirmekte.
Dünyada bilinen petrol rezervlerinin ömrü 40 yıl, doğal gazın 61 yıl, kömürün ise 227 yıl olarak tahmin ediliyor. Bu hızlı tüketim ile fosil yakıt rezervlerinin azalması, artan çevre kirliliği sonucu doğanın tahribi; yeni ve yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelmeyi zorunlu kılmakta. Bu nedenle;
>>Öncelikle yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımına yönelik AR-GE çalışmaları arttırılmalıdır.
>>Önümüzdeki yüzyılda ticari kullanımı giderek artacak yeni ve yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımının yaygınlaştırılması yönünde ulusal teknoloji oluşturmaya yönelik AR-GE çalışmaları desteklenmelidir.
>>Yerli ve yenilenebilir enerji kaynakları kullanımını özendirecek teşvik uygulamalarının dünyadaki örnekleri incelenerek yasal düzenlemelere yansıtılması da önemlidir.
>>Önümüzdeki süreçte, bu politikaların yeniden yasama geçirilmesi yönünde üniversiteler ile ilgili meslek odalarının da içinde olacağı katılımcı bir ortamın yaratılması da göz ardı edilemeyecek bir konudur.
Sonuç olarak; Türkiye’nin stratejik konumu, Türkiye’yi, Avrupa’ya petrol ve doğalgaz taşınması için bir geçit ülkesi haline getirmektedir.
Kaynak: www.izto.org.tr
|
| |
|
| |
|
Bu yazı
4057 kez okundu. |
| |
|
Bu yazı hakkında yorum yapılmamış.
|
| |
|
|
|
|
|