KobiFinans
anasayfa Anasayfa
favorilere ekle Favorilerime Ekle
arkadaşına öner KobiFinans'ı Öner
rss RSS
Detaylı Arama
sub-bg-left
09 Şubat 2012 Perşembe
FORUM ÜYE SORGULAMA EĞİTİM MERKEZİ
sub-bg-right
Ambalaj
Bilişim
Demir - Çelik
Deri - Ayakkabı
Elektronik
Enerji
Gıda/İçecek
Haberleşme
Hayvancılık
Kimyasal - Plastik
Madencilik
Makine - Metal
Mobilya/Orman Ürünleri
Otomotiv
Perakende
Sağlık
Tarım
Taşıma - Lojistik
Tekstil - Giyim
Turizm
Yapı - İnşaat
En Çok Okunanlar
Kitap Tanıtım
Alternatif Enerji Kaynakları
Mustafa ACAROĞLU

Yenilenebilir Enerji Kaynakları
İsmet AKOVA


Alternatif Enerji Kaynakları


Didem ERYAR ÜNLÜ
Dünya Gazetesi Köşe Yazarı
Alternatif Enerji Kaynakları Büyük petrol şirketlerinin konvansiyonel petrol yerine, alternatif gaz anlaşmalarına yönelmeleri, yeni enerji kaynakları arayışında önemli bir strateji değişikliğine işaret ediyor. Dünyanın önde gelen petrol şirketleri Avrupa genelinde milyonlarca dönümlük sayfiye alanı satın alıyor. Bunun nedeni şist yataklarının binlerce metre altındaki doğalgaza ulaşmak.

Şistli toprakta bulunan doğalgaza talep ilk önce ABD'de başladı. Teknoloji alanında elde edilen gelişmeler sayesinde önceleri dokunulmaz olarak görülen rezervler, ulaşılır oldu. Bugün ABD'de ulaşılan şist rezervleri o kadar büyük ki, yöneticiler ABD'nin yüzyıl boyunca yetecek gazı olduğunu ifade ediyor. Gaz arzında yaşanan artış ve ABD'nin bu alanda kendi kendine yeterli bir konuma gelmesi, gaz fiyatlarının da düşmesine neden oldu.

Aslında alternatif gaz tercihi oldukça önemli bir dönüm noktası oluşturuyor. Bundan 3 yıl öncesine kadar, ABD enerji sektörü yöneticilerinin büyük bir bölümü, bir yandan Çin'in ve diğer gelişmekte olan ülkelerin dev enerji talepleriyle rekabet etmeye çalışırken, diğer yandan ABD'nin Nijerya, Rusya veya Katar gibi uzak bölgelerden nasıl yeterince gaz ithal edebileceğinin yollarını düşünüyordu. Bugün ise dünyanın en büyük, en zengin ve en gelişmiş enerji şirketleri, ABD'nin şist gazı devrimini Avrupa'da da gerçekleştirebileceklerine inanıyor. Böylece bölgenin en büyük gaz tedarikçisi olan Rusya'nın da pabucunu dama atmış olacaklar.

Aslında ExxonMobil, Royal Dutch Shell ve BP gibi büyük şirketlerin Avrupa'daki şist gazı arayışına bu derece öncelik vermelerinin nedeni, ABD'de kaçırdıkları fırsatı yakalamak. Alışılmadık petrol ve gaz kaynakları konusunda danışmanlık hizmeti veren Advanced Resources International Başkanı Vello Kuuskraa; “Büyük petrol şirketleri ilk başlarda şist gazı rezervlerinin yeterli olmadığını, kuyuların çok küçük olduğunu düşündü. Bu alanın çok fazla yatırım ve yeni teknolojiye ihtiyacı olduğunu düşündüler” diyor. Dolayısıyla büyük şirketler milyarlarca dolarlık bütçelerini dünyanın bir sonraki en büyük petrol rezervini bulmak için harcarken, daha küçük bağımsız şirketler son 10 yıldır şist gazına yönelik çalışmalara odaklanmış durumda.

Büyük şirketlerin milyarlarca dolarlık yatırımları çok büyük sonuçlar vermedi. Tek kayda değer gelişme Kanada'daki kumlu petrol oldu. Petrol fiyatları artıkça, Kanada'ya yönelik ilgi de arttı. Fakat küresel krizle birlikte, 7 yıldan bu yana artmakta olan petrol fiyatları da durdu. Petrolün varil fiyatı 70 dolar civarında. 2008’in ortalarında ise varil fiyatı 147 dolara ulaşıyordu. Petrol fiyatlarının düşmesi, Kanada'nın çekiciliğini de azaltmış oldu. Bu gelişmelerin yanı sıra, sıra dışı gazın geliştirilmesi daha ucuz. ExxonMobil'in 41 milyar dolar karşılığında gaz uzmanı XTO'yu satın almasının başlıca nedenlerinden biri de bu. Anlaşma, sektörde son 10 yıldır yaşanan anlaşmaların en büyüğü niteliğinde. Ayrıca çok önemli, çünkü enerji devleri şist gazını geleceğin enerji kaynağı olarak görüyor. ExxonMobil, Avrupa şist gazı pazarında lider olmak için XTO'ya güveniyor. BP, Statoil ve Total gibi şirketler de aynı yönde anlaşmalara imza atıyor.

Alternatif Gaz, Küresel Bir Boyut Kazanabilir mi?
Peki alternatif gazın küreselleşme ihtimali var mı? Bu sorunun cevabı dünya genelindeki tüketiciler, elektrik üretiminde kullanılacak yakıt tercihi ve uzun mesafeli boru hatları ile çoktan küreselleşmiş olan doğalgaz sektörü açısından çok önem taşıyor. Bu soruya verilecek cevap 'Evet' olduğu taktirde, doğalgaz sektöründe rekabetin ciddi bir boyutta artacağına dikkat çeken IHS Cambridge Energy Research Associates (IHS CERA) Direktörü Leta Smith, aynı zamanda gaz kullanıcıları için çok daha güvenli bir sürecin başlayacağını ifade ediyor.

Smith'e göre, bu konu hem gaz talebinin neredeyse yarısını ithal eden Avrupa, hem de büyük miktarda LPG ithal eden ve enerji talebi her gün artan Asya için çok önemli. Fakat uzmanlar konvansiyonel üretimden vazgeçmenin bugünden yarına gerçekleşmesinin zor olduğunu ifade ediyor.

Alternatif üretimin ekonomik açıdan uygulanabilir olması için sadece teknolojik gelişmelere değil, aynı zamanda kurumların da değişimine ihtiyaç duyulacağını kaydeden Smith; “Tamamen yeni bir iş modeli gerekiyor” diyor.

Aşılması Gereken Zorluklar
Alternatif gazın ABD dışında da başarılı olabilmesi için, farklı zorlukların üstesinden gelmesi gerekiyor. Bunların başında potansiyel kaynaklara ulaşım ve bu kaynakların ticari olarak uygulanabilirliğini sağlamak gerekiyor. Hedef pazarlardaki düşük veya düzenlenmiş gaz fiyatları da, şist gazının ticarileştirilmesi açısından engel oluşturuyor. Deneyim eksikliği, uygun kazı ekipmanının ve hizmetlerin olmaması da diğer zorluklar arasında sıralanıyor. Leta Smith, bu tür zorlukların zamanla aşılacağını, fakat kısa vadede faaliyetlerin başlamasını erteleyebileceğini ifade ediyor.

Ortaya çıkan bir diğer engel ise su konusu. Gazın şist veya kumdan elde edilebilmesi için, üreticiler yüksek basınçlı su kullanıyorlar. Uzmanlar da, özellikle kentsel bölgelerde su kaynaklarına yönelik rekabetin, alternatif gaz üretimini yavaşlatabileceğini söylüyor.

Bu arada kömür kaynaklı gaz üretimi Avrupa, Çin, Avustralya ve Kolombiya'da önem kazanmaya başladı. Rusya da bu listeye katılmak üzere. Avrupa genelinde, özellikle İsveç, İngiltere, Polonya, Almanya ve Macaristan'da şist gazına yönelik faaliyetlerde de gelişme var.

Alternatif devrimin yakın bir zamanda tüm dünyayı etkisi altına alacağı kesin. Yalnızca biraz daha zamana, yaratıcılığa, teknik ve kurumsal yenilikçiliğe ihtiyaç var.

Kaynak: Dünya Gazetesi

www.dunyagazetesi.com.tr

 
 
Bu yazı 2012 kez okundu.
Bu yazı hakkında yorum yapılmamış.
Hayatı Değiştirebilecek Buluşlar
"Tarım ve Enerjideki Kriz En Az İki Yıl Daha Sürer"
Rüzgar ve Güneş Enerjisi İçin Altyapı Yetersiz
AB Gündeminde Enerji ve Rekabet
"Enerji Üretelim"
"Rüzgâr Eser, Türk Es Geçer" Olmamalı
 
Üyelik Girişi
Üye Olmak İstiyorum
ebultenkayit
Aylık KobiFinans E-bülten'e üye olmak için lütfen bilgilerinizi doldurun.
Cez A.Ş, Türkiye Pazarına Girmek İçin Ak Enerji’yle Görüşüyor
 
kobifinans Hayatı Değiştirebilecek Buluşlar
Yılmaz ARGÜDEN

kobifinans "Tarım ve Enerjideki Kriz En Az İki Yıl Daha Sürer"
Faruk TÜRKOĞLU
 
footer-left
Bizi Tanıyın Çözüm Ortakları Güvenlik ve Gizlilik Sıkça Sorulan Sorular Reklam Ödüllerimiz
Ana Sayfam Yap Bize Ulaşın Site Haritası
KobiFinans, bir Finansbank Kobi Bankacılığı hizmeti olup her hakkı Finansbank A.Ş.'ye aittir. © 2010