Hayatı değiştiren buluşların, büyük yatırımlarla gerçekleştirilebileceği varsayılır. Örneğin, atom bombasının bulunması, insanın gen haritasının çıkartılması gibi. Oysa, hayatı değiştiren birçok buluş, bir girişimcinin bodrum katında veya bir üniversitenin laboratuarında ortaya çıkabiliyor.
Nevada’daki bir askeri tesisin damında kullanılan güneş enerjisini elektriğe çeviren ince film ile damın her metrekaresinde 1 Kwh’dan fazla elektrik elde edilmeye başlanmış. Oerlikon şirketinin pazarladığı ince film teknolojisinin satışları, 2006’dan bu yana, her yıl yüzde 100 büyüyerek, yılda 1 milyar dolara ulaşıyor. Rensellaer Üniversitesinden Prof. Shawn Lin, nanoteknoloji kullanımıyla, ince film teknolojisinin, güneş enerjisi kullanım verimliliğini, yüzde 67’den yüzde 96’ya çıkartabileceğini söylüyor. Bu nedenle, önümüzdeki yıllarda, konut ve işyerlerinde hem ekonomik, hem de temiz güneş enerjisi kullanımının önemli ölçüde artması öngörülüyor. Üstelik bu enerji kaynağını stoklamak veya herhangi bir yerden diğerine taşımak da gerekmiyor.
Birçok buluş, ilk önce askeri amaçlarla geliştiriliyor, arkasından da sivil kullanım alanı buluyor. Vermont’dan Seldon Technical şirketinin, Amerikan askerleri için nano teknolojiyi kullanarak geliştirdiği, kirli suların içerken temizlenmesini sağlayan pipetler, dünyanın fakir bölgelerinde, su kirliliğine dayalı salgın hastalıkların önlenmesini sağlayabilir. 2003’de, tamamen insanlara dayalı olan ABD’nin Irak askeri gücü, 2005’te 2.500, 2008’de ise 12.000’e ulaşan bomba imha robotlarıyla, her geçen gün şekil değiştiriyor. Florida Üniversitesinden Prof. Xiamei Jiang’ın, silikon yerine organik sensörleri kullanması, minyatür robotların gelişimi için, önemli bir gelişme olarak kabul ediliyor. Bu nedenle, yakında, robotların sivil alanlardaki kullanımının da yaygınlaşması bekleniyor.
Lozan Teknik Üniversitesinden Dr. Henry Makram’ın geliştirdiği, yapay beyni yerleştirdiği robot farelerin, normal farelerle benzer tepkiler göstermesi ise, önümüzdeki 10-20 yılda, düşünebilen robotlara geçiş yapılabileceğinin işareti olarak algılanıyor.
Vancouver’da bulunan Cellfor şirketinin geliştirdiği teknoloji ile çam ağaçlarının büyümesi, yüzde 40 kadar hızlandırılabiliyor. Böylelikle, dünyanın kütük ihtiyacını karşılayan ormanların, bugünkünün yüzde 10’u kadar bir alanda, aynı verimi verebileceği belirtiliyor.
Özetle, yeni teknolojik buluşların, temiz enerji kaynaklarını, robotlarla verimliliği, dünya kaynaklarının daha verimli kullanımını önemli ölçüde geliştirerek, hayatın değişmesine ve dünyanın daha yaşanabilir bir yer olmasına önemli katkılar sağlayabileceği düşünülüyor.
www.dunyagazetesi.com.tr
|