Anasayfa
Favorilerime Ekle
KobiFinans'ı Öner
RSS
Detaylı Arama
09 Şubat 2012 Perşembe
FORUM
ÜYE SORGULAMA
EĞİTİM MERKEZİ
Sektörler
Bilgi Merkezi
Dış Pazarlar
Uzmana Danışın
Eğitim Merkezi
Araçlar
Ana sayfa
Sektörler
Sağlık
Eczacılık ve İlaç Sektörü
İlaç Sektöründe Ar-Ge Çalışmaları Artıyor
Ambalaj
Bilişim
Demir - Çelik
Deri - Ayakkabı
Elektronik
Enerji
Gıda/İçecek
Haberleşme
Hayvancılık
Kimyasal - Plastik
Madencilik
Makine - Metal
Mobilya/Orman Ürünleri
Otomotiv
Perakende
Sağlık
Tarım
Taşıma - Lojistik
Tekstil - Giyim
Turizm
Yapı - İnşaat
Yılda 70.000 Turist Giriyor, 10 Milyon Dolarlık Halı Satıyor
Teknisyendi, İşin Sahibi Oldu
Avrupa’da Büyüyen Türk İnşaatçı
Kış Modasına Romantizm Damga Vuracak
İtalya'nın Gözü Yenilenebilir Enerjide
Krizde Ayakkabı Satışında Rekor kırdı
Bahçe Bitkisi Ürünlerinin Pazara Hazırlanması
Okulu Parasız Yatılıda Okudu, Tekstilin Devlerinden Oldu
Yılda Yüzde 10 Büyüyen Helal Gıda Avrupa'yı Heyecanlandırıyor
“Türkiye'de Butik Otelciliğin Öncüsüyüz”
Yerli Web Adresleri
OSTİM
Sağlık İletişimi
Ayla OKAY
Sağlık İşletmeleri Yönetim Rehberi
Ali COŞKUN&Ahmet AKIN
İlaç Sektöründe Ar-Ge Çalışmaları Artıyor
Araştırmacı ilaç şirketlerinin, molekül aşamasından başlayarak bir ilacı geliştirip ruhsatlandırması 10-15 yılı buluyor. Bu sürede, başarısız ilaçların maliyeti ile birlikte 1,3 milyar dolar harcanıyor. Şirketler, Türkiye'de çatısı altında toplandıkları Araştırmacı İlaç Şirketleri Derneği'nin (AİFD) sözcülüğünde uzun zamandır hep aynı şeyi söylüyor: "Tüm dünyada 100 milyar doları bulan ilaç Ar-Ge pazarından Türkiye yeterli payı almıyor. Yüzde 1'lik bir pay bile alsak, Türkiye'ye 1 milyar dolar girdisi sağlarız." Mesaj nihayet yerine ulaştı. Sağlık Bakanlığı'nın 23 Aralık 2008'de Resmi Gazete'de yayınlanan ve 1 Ocak 2009'da yürürlüğe soktuğu "Klinik Araştırmalar Hakkında Yönetmelik", Türkiye'yi klinik araştırmalar için rekabetçi bir hale getiriyor. 2008’de Türkiye'de, araştırmacı ilaç şirketleri klinik araştırmalar için yalnızca 38 milyon dolar harcadı.
Ancak sektör yeni yönetmeliğe hızlı bir tepki verecek gibi görünüyor. AİFD Genel Sekreteri Engin Güner, 2009’da bu rakamın 300 milyon doları bulabileceğinin söylüyor. Yönetmeliğe göre, Türkiye’de klinik araştırmaların kapsamı da gelişiyor. Klinik araştırmalar, molekülden başlayan hikayenin aslında son aşaması, yani Ar-Ge'nin yalnızca “Ge”si. Bu aşamada artık ilaç haline gelen ürünler, insanlar üzerinde denenmeye başlıyor. Bu süreç de kendi içinde 4 aşamadan oluşuyor. 1’inci faz ilaç araştırmaları, az sayıda (20-100) sağlıklı gönüllü ile yapılıyor. 2’nci faza biraz daha fazla sayıda (100-500) hasta gönüllü katılıyor. Faz 3’te, hasta sayısı 1.000 ila 5.000 arasında olabiliyor. 4’üncü faz ise, ilaç ruhsatlandırıldıktan sonra, yine çok sayıda hasta üzerinde gerçekleştiriliyor.
AİFD İyi Klinik Uygulamalar Komitesi Başkanı ve Sanofi Aventis Klinik Araştırmalar Ünitesi Müdürü Emel Tetik, ilaç şirketlerinin yeni bir ülkeye önce faz 4 klinik araştırmalar ile adım attığını söylüyor. Buradan alınan ilk sonuçlara göre, adım adım klinik araştırmalar çeşitlendiriliyor. Sanofi Aventis 2008’de, AİFD'ye üye şirketlerden biri olarak, Türkiye'de ilk defa faz 1 klinik araştırmaya imza attı. Erken faz olarak değerlendirilen faz 1 ve faz 2 araştırmaların sayısının da hızla artması bekleniyor. Ancak klinik araştırmaların diğer fazları, toplam 98 hastanede gerçekleştirilebilirken faz 1 araştırma yapmaya uygun yalnızca 3 merkez var.
Ancak bu durum yakında değişecek gibi görünüyor. Yeni yönetmeliğin sağladığı avantajlardan biri de, altyapısının uygun olduğu belirlenen ve Sağlık Bakanlığı'ndan izin alan özel ve devlet hastanelerinde de, klinik araştırmalara imkan sağlaması.
Daha Fazla Hastaya Ulaşma İmkanı
Yeni yönetmelik, ilaç şirketlerinin daha çok hastaya ulaşması konusunda da, bazı kolaylıklar sağlıyor. Örneğin duyuru yaparak gönüllü hasta aramalarının önünde bir engel yok. Ancak ilaç şirketleri, ilan vermelerinin önünde artık bir engel olmamasına rağmen, kamuoyundan gelecek tepkilerden çekindikleri için, bu konuda çekimser davranabilir. Onun yerine, Sağlık Bakanlığı ile birlikte, tüm ilaç şirketlerinin bu alandaki çalışmalarının takip edilebileceği bir online platform oluşturulması düşünülüyor.
Kaynak: Bu yazı, Kolay İletişim tarafından, KobiFinans için, Forbes Dergisi’nden derlenmiştir.
www.forbes.com.tr
Bu yazı 1157 kez okundu.
Bu yazı hakkında yorum yapılmamış.
Yazı hakkında yorum yap
Arkadaşıma gönder
Sayfayı yazdır
Arşivime gönder
Paylaş
Google
Twitter
FriendFeed
Facebook
Üyelik Girişi
Kullanıcı Adı :
Şifre :
Şifremi unuttum
Beni Hatırla
Aylık KobiFinans E-bülten'e üye olmak için lütfen bilgilerinizi doldurun.
Sektör seçiniz...
Ambalaj
Araştırma / Geliştirme
Bankacılık
Basın Yayın
Beyaz-Kahverengi Eşya
Bilgisayar - Yazılım
Büro Malzemeleri
Cam Ürünler
Dayanıklı Tüketim
Demir Çelik
Demir Dışı Sanayi
Deri / Ayakkabı
Dış Ticaret
Eczacılık / İlaç
Eğitim / Danışmanlık
Elektrik
Elektromekanik
Elektronik
Endüstri ürünleri
Enerji
Finans
Gıda-İçki-Tütün
Haberleşme
Halkla İlişkiler
Hediyelik Eşya
Hırdavat / Nalburiye
Holding
İnşaat Malzemeleri
İnşaat - Elektrik Taahhüt
İnternet Servisleri
Kağıt
Kimyevi Maddeler
Kültür - Eğlence - Spor - Dernek
Maden
Makina ve Metal Eþya
Metal İşleme / Kuyumculuk
Orman Ürünleri/Mobilya
Otomotiv
Perakende Ticaret
Petrol ve Petrol Ürünleri
Plastik / Lastik / Kauçuk
Reklam / Promosyon
Sağlık
Sigorta
Tarım - Hayvancılık
Taşımacılık / Dağıtım
Teknoloji / Medya / İletişim
Tekstil - Dokuma - Konfeksiyon
Telekomünikasyon
Toptan Ticaret
Turizm
Yazılım
Diğer
“Ticaret Hayatında Önemli Olan, Temkini Elden Bırakmamak”
Ahmet KELEŞOĞLU
Bir Gripin Al, Bir Şeyin Kalmaz!
Gürkan HACIR
"Abdi İbrahim" Bir Dünya Markası
Nur DEMİROK
Oto Bayiliğinden Nükleer Tıbba Uzanan Bir Girişimci
Girişimci yapıya sahip kişiler, sürekli yeni ...
Eczacılık Genlerinde Var
Türkiye’de ilaç sanayinin geçmişi 20. yüzyılın ...
Bizi Tanıyın
Çözüm Ortakları
Güvenlik ve Gizlilik
Sıkça Sorulan Sorular
Reklam
Ödüllerimiz
Ana Sayfam Yap
Bize Ulaşın
Site Haritası
KobiFinans, bir
Finansbank Kobi Bankacılığı
hizmeti olup her hakkı
Finansbank A.Ş.
'ye aittir. © 2010