Dünya genetikle ilgili her gün yeni bir şey keşfediyor. GENOM projesiyle DNA çözüldü. Ancak genler henüz bize tüm hastalıkların sırlarının kapısını açmadı. Genlerin dışında DNA’da bulunan kontrol mekanizmalarının ve çevre koşullarının da hastalık risklerini artırdığı ortaya çıkınca tıp, koruyucu alanda yeni bir uzmanlaşmaya doğru adım atmaya başladı.
VKV Amerikan Hastanesi Genetik ve Genomik Bilimler Bölüm Başkanı Dr. Nesrin Erçelen, dünyada yeni trendin, “kişiye özel” tedavi kliniklerinin kurulması olduğunu söylüyor. Dr. Erçelen ile bilimin genetikte nereye geldiğini ve tedavi için hangi adımların atılabileceğini konuştuk.
Genetikle ilgili her gün yeni bir şey söyleniyor. Kişiler bu gelişmeleri pratik olarak kendilerinde nasıl hissedecekler? Artık kişiye özel tedavi ve klinikler gündemde. Eskiden şikayetiniz olduğunda hastaneye giderdiniz, sizi bir doktora yönlendirirlerdi. Yalnızca o sizinle ilgilenirdi. Oysa yeni gelişmelerle birlikte kurulan kliniklerde durum değişti. Bir grup doktor sizi bütünüyle inceliyor ve takip ediyor. O hastayı üstlenen ve tümüyle koordine eden bir sistem geliyor.
Genetik analizde hangi hastalıkların risklerinin tespiti mümkün olabiliyor? Kalp, hiper tansiyon, pıhtılaşma faktörleri (hem felç hem de damar tıkanıklarında), osteoporoz, metabolik sendrom, diyabet, menopoz ve andropoz dönemleri, meme ve prostat kanserleri… Bunlara bakabiliyoruz.
Yeni trend kişiye özel klinikler, bir nevi bunların da planlamasını yapacak değil mi? Evet, bu özel kliniklerde risk taşıyan kişileri hastalıklardan uzak tutmak için çalışmalar yapılacak. Düşünün bir işadamının finansal direktörü vardır, bankada yalnızca onunla ilgilenen, danışmanlık yapan bir müşteri temsilcisi vardır. Burada da olan bu. Sizinle özel olarak ilgilenen, sağlığınızın daha iyi olması için, hayatınızı yönetmenize yardımcı olan özel medikal danışmanlarınız olacak. Hastalıkların tedavisinde yalnızca doktorlar yetmez. Yardımcı sağlık personelleri de bu doğrultuda eğitilmeye başlanıyor. Dünya, daha farklı bir tıbbi danışmanlığa doğru ilerliyor.
Birçok hastalığın seyredişine bakıldığında herkeste farklı özelliklerinin olduğunu görüyoruz. Bu kişiye özel tedavi biraz da bunun getirdiği bir şey mi? Eskiden genel hastalıkları tanımlardık. Hipertansiyon denilirdi ya da kalp hastalıkları… Aynı ilaçlar, reçeteler, aynı tarzda tedaviler… Yüzde 80 kişide işe yarar, yüzde 20’sinde işe yaramaz, hatta yan etkiler bile çıkabilir. Kişileri tanımlayamıyorduk. Çünkü Ayşe Hanım ile Mehmet Bey’i ayıran bir sağlık incelememiz yoktu. Herkesin karaciğeri, kalbi aynıydı. Ya sağlıklıydılar ya da hasta. Bakabileceğimiz şeyler de kimya testleriydi.
Sağlık sektöründeki bu daralma yalnızca Türkiye’de değil, dünyada da yaşandı aslında… Kesinlikle. Sağlık sektörü maliyet açısından çok sıkıştı. Politik, sosyal birçok sorun yaşandı. Davalar açıldı. Ama davayı nereye kadar açacaksınız? Kim yüzde 100 tanımlayabileceği, tedavi edebileceği sorunlarla karşı karşıyaydı? Hastalar ortada… Hangi hastalığı için hangi doktora gidecek? İşte bu yüzden tek bir merkezde kendisine odaklı bir tedavi süreci yaşanacak.
Her kişinin farklı bir tanımlaması mı çıkıyor ortaya? Evet, kişinin tanımlamalarını yapmaya başladık. Ayşe Hanım da Mehmet Bey de tek kişi. İkiz kardeşi bile olsa, DNA’larının arasında fark var. Bu kriminal anlamda değil. Hala suç bulma teknolojisi bunu ayıramıyor. Ancak kontrol mekanizmalarına bakıldığında, ikiz kardeşlerin bile farklı hastalık risklerinin oluştuğu ortaya çıktı. DNA dizisi aynı ama gebelikten itibaren genlerin ifade edilmesi, çevre koşullarıyla birleştiği zaman daha farklı bir sonuç ortaya çıkıyor.
Bu gerçekten büyük bir atılım. Ancak sonuçlarıyla ilgili biraz daha beklememiz gerekmeyecek mi? Doğru. Çünkü biz bunu uygulayan ilk nesiliz. Biliyorsunuz Batı’da her şey deneysel. Bunu deneyip de görmemiz lazım. Hastalıkların azaldığını, hiç ortaya çıkmadığını görebilecek miyiz? Beslenmeyle, doğal faktörlerle, çevre koşullarını değiştirerek, sağlığımızı kaliteli ve ömrümüzü uzun yapabilecek miyiz? Bunu göreceğiz. Ancak şu ana kadar yürütülen bilimsel çalışmalar doğru yolda olduğumuzu gösteriyor. Önemli olan gelecek kuşakların nasıl etkileneceğidir. Çünkü sağlıklı çevreler de yaratılmaya başlanacak. Bu çevrelerde yaşayan aileler, doğacak çocuklar daha farklı, risk faktörlerinden arınmış bir hayat sürebilecek. Herkes için “iyi” şey aynı değil. Önemli olan, o kişiler için uygun olan koşulların yaratılması.
Siz nasıl bir sistem kurdunuz? Biz bu analizleri yapıp, kişiye özel riskleri ortaya çıkardıktan sonra ilgili doktorlara yönlendiriyoruz. Koordinasyon merkezimiz hastayı görür, ona anlatır, genetik danışmanlığını yapar. Çünkü bilgilendirme çok önemli. Maliyet de çok yüksek değil. Rutin bir check-up dahilinde, klinik hizmetleriyle beraber veriliyor.
Kaynak: Bu röportaj, Kolay İletişim tarafından, KobiFinans için, Akşam Gazetesi’nin Future&Trends Yaşam adlı ekinden derlenmiştir.
www.aksam.com.tr
|