Türkiye’de 60’lı yıllardan itibaren yaygınlaşmaya başlayan beton prefabrikasyon, bugüne kadar ne yazık ki ağırlıklı olarak yalnızca sanayi, altyapı ve cevre düzenleme elemanlarında kullanıldı. Nitekim beton prefabrikasyonun bu alanlardaki kullanım oranı yüzde 85-90’lara ulaştı ve yıllık inşaat üretiminin yüzde 70’ini oluşturan konut sektöründen ve genel hizmet binalarından hak ettiği oranda pay alamadı.
Beton prefabrikasyonu göz ardı etmek, bir anlamda uygarlığın ve ileri yapı teknolojilerinin gelişiminden yararlanmaya da sırt çevirmek anlamına geliyor…
Beton prefabrikasyonun, geleneksel kagir veya çelik yapılara göre üstünlüğünü oluşturan özellikleri kısaca sıralamak gerekirse:
* Ana malzemesi betonarme tamamen yerli hammadde ile üretilir.
* Her forma ve kalıba beton dökülebilir.
* Yanmaz, çürümez, paslanmaz; bakım istemez.
* Uzun ömürlüdür.
* Kalite ve presizyon kontrol altındadır, kaliteye kolay ulaşılır.
* Çok kısa surede üretilir.
* İş programı ve bütçede sürpriz artışlar olmaz.
* Çevreye saygılıdır.
* Her mevsim üretim ve montaj -kesintisiz olarak- yapılabilir.
* Yerinde yapılması imkansız olan, büyük boyutlu yapı elemanları kolaylıkla prefabrik olarak tasarlanabilir ve üretilir.
* Estetik özellik taşıyan ve tekrar eden dekoratif motiflerin prefabrik üretimi mümkündür.
* Prefabrikasyonda tasarım olanakları, ancak tasarımcının hayal gücü ile sınırlıdır.
* Tekniğine uygun tasarım, üretim ve birleşim detayları ile depreme karsı geleneksel inşaata göre daha yüksek dayanım performansı elde edilebilir.
Kaynak: Bu yazı, Kolay İletişim tarafından, KobiFinans için derlenmiştir.
|