KobiFinans Türkiye' nin en büyük kobi portalı
Anasayfa Site Haritası English
 
   21 Kasım 2008, Cuma
DERGİMİZ FORUM ÜYE SORGULAMA İLAN PANOSU
Ambalaj
Bilişim
Demir - Çelik
Deri - Ayakkabı
Elektronik
Enerji
Gıda/İçecek
Haberleşme
Hayvancılık
Kimyasal - Plastik
Madencilik
Makine - Metal
Mobilya/Orman Ürünleri
Otomotiv
Perakende
Sağlık
Tarım
Taşıma - Lojistik
Tekstil - Giyim
Turizm
Yapı - İnşaat


En Çok Okunanlar

Kitap Tanıtım
Girişimcinin Silahı : İş Planı

Paul BARROW

Ekonominin Dinomosu Küçük Ve Orta Büyüklükte İşletmeler Rehberi

Ercan ALPTÜRK

Dünden Bugüne Gemi İnşa Sanayi

Gemi inşa sanayi değişik endüstri ürünlerinin birleşimini içeren bir imalat sanayidir.

Çelik sanayi, makine sanayi, elektrik - elektronik sanayi, boya sanayi ve lastik-plastik sanayi kolu mamullerinin bir araya gelmesi sonucu gemi inşa sanayisinin ürünü “gemi” ortaya çıkar.

Dünya taşımacılığının yüzde 95’ i gemi aracılığı ile yapılmaktadır. İnsanlık var olduğu sürece teknoloji ne kadar ilerlerse ilerlesin uzun yıllar gemiye ve gemi taşımacılığına ihtiyaç duyulacaktır.

Bu bağlamda gemi taşımacılık ve inşa sektörünün ülke ekonomilerine katacağı döviz girdisi küçümsenmeyecek rakamlardadır.

Gemi inşa sektörü gelişime açık bir sektör olduğu için denize kıyısı olan ve olmayan ülkeler tarafından her zaman ilgi görmüştür.

Fakat gemi inşa sektörünün dünya üzerindeki dağılımına baktığımız zaman yüzde 95 ine yakın bir yüzdeliğin uzak doğu ülkeleri arasında paylaşıldığını görmekteyiz.

Bu paylaşım ise; Kore yüzde 31.8, Japonya yüzde 31.5, Çin 31.1 oranları şeklinde sıralanmaktadır.

Sektörün dünya çapındaki diğer yüzde 5’ lik diliminde ise Türkiye’nin de içinde bulunduğu diğer Dünya ülkeleri yer almaktadır.

Gemi İnşa Sanayisinde Arz ve Talep
Geminin taşımacılıkta büyük öneminin olması ve zaman içinde dünya ticaret hacminin büyümesi dolaysıyla deniz taşımacılığına talebi de paralel olarak arttırmaktadır. Deniz taşımacılığının artması da doğrudan gemi inşa talebini getirmektedir.

Deniz taşımacılığının öğesi olan gemiler gerek teknik ve gerekse ekonomik yönden ömürlü yapılardır. Çalışma şartları ve özellikle deniz suyunun korozif etkileri altında yıpranan gemiler yaşlandıkça bakım tutum ve onarım masrafları artmakta ve ekonomik verimliliğini yitirmektedir.

Özellikle navlun oranlarının uygun olduğu dönemlerde armatörler eski gemilerini hurdaya çıkarıp filo yenilemekte ve bu da yeni gemi inşaatına talep yaratmaktadır.

Uluslar arası Denizcilik Örgütü (IMO) gibi uluslar arası kuruluşların yanı sıra ABD ve Avrupa Birliğinin denizlerde can,mal emniyeti ve çevre güvenliğinin artırılmasına yönelik olarak, gemilerin standartlarının ve teknik özelliklerinin yükseltilmesi amacıyla bir dizi tedbirler almaya yönelik çalışmalar yapmakta ve bu yönde bazı kararlar almaktadır.

Tüm bu kararlar ve tedbirler göz önüne alındığında yakın gelecekte dünya deniz ticaret filosunun hem gençleştirilmesi hem de teknik standartlarının artırılması sağlanacaktır. Bu uygulamayla birlikte başta tankerler olmak üzere bir çok gemi seferden men edilecektir.

Türk Tersaneleri,Türkiye pazarı
Ülkemizde özel sektöre ait gemi,yat inşa ve bakım onarım tersanelerin toplamı 43 adettir. Bu tersanelerden 35 adedi İstanbul Tuzla tersaneler bölgesinde, 5 adeti Karadeniz Ereğli, Sinop olup gemi inşa sanayicileri birliğinin 40 üyesi arasında yer almaktadır. Bu tersanelerde;

*Yeni gemi inşaatı

*Yat inşaatı

*Gemi onarımı

*Gemi yan sanayi

*Teknik hizmetlerden oluşan 5 ayrı grupta hizmet verilmektedir.

Bakım ve onarım işleri için Tuzla Tersaneler bölgesinde eni 80 metre, boyu 355 metre ve 300 bin tonluk gemi havuzlama imkanına sahip dünyanın en büyük havuzuna sahip tersanelerimizde, D.T.O (Deniz Ticaret Odası) 2001 verilerine göre ;241 adet Türk bayraklı,342 adet yabancı bayraklı olmak üzere toplam 583 adet geminin bakımı ve onarımı gerçekleşmiştir.Bu sayılar yıldan yıla taşımacılık sektörünün ekonomik durumuna göre değişiklik göstermektedir.

Ayrıca D.T.O verilerine göre Türk tersanelerinde 2001 yılında çeşitli tonajlarda ve türlerde 147 adet yeni gemi inşa edilmiştir.Bu sayı 1995’te 37 , 1996’da 102,1997’de 165 ,1998’de 134 ,1999’da 165,2000’de 89 ,şeklinde inişli çıkışlı değişim göstermiştir.

Küçük tonajlı kimyasal tanker inşasında Avrupa’da birinci sırada yer alan Türk tersaneleri,ISO 9000 ve AQAP serileri kalite belgelerine sahiptir.

Tersanelerin ülkemiz içindeki dağılışına baktığımızda neredeyse tamamının Marmara bölgesinde olduğunu görmekteyiz.Yani 35 adet tersane İstanbul-Tuzla Tersaneler bölgesinde bulunurken 5 adet tersanemizde Karadeniz Ereğli,Sinop’ta bulunmaktadır.GİSBİR bu durumun Marmara bölgesinin tüm sanayi kollarını barındırdığı için gemi inşa sektörünün de gözdesi olduğunu iddia etmektedir.

Tersane sahipleri de tersanelerin çoğunun Marmara’da bulunmasının nedenini GİSBİR gibi, Marmara bölgesinin genelde sanayi kollarının çoğunu barındırdığı ve boğazlara yakın olduğu için tersanelerin burada kurulduğunu düşünmektedir.

Türk tersaneleri hakkında genel bir değerlendirme yapmasını istediğimiz, GİSBİR üyesi Selah Tersanesi Genel Müdürü Ersen TEZMEN ;<İ>Tersanelerimizde teknoloji ile herhangi bir problem yok,yani bugün dünyada bu işler için nasıl bir teknoloji kullanıyorsa o teknoloji bizde de mevcut,ama iş alanlarımız küçük,Tuzla tersaneler bölgesinde şantiye alanlarımız yetersiz,bu yüzden tersanelerimizde 30-35 bin tonun üzerinde gemi yapmak imkansız olmasa da çok zor ama bu şekilde bile istihdama katkısı küçümsenemez eğer olumlu devlet politikaları üretilse,mesela tersane yeri ile ilgili olsun vergi hafifletilmesi ile ilgili olsun… yatırımcıların da taşın altına elini sokmasıyla Türk tersaneleri daha iyi durumda olabilir şeklinde yorum yaptı.

Kapasite oranları gerçek değerleri sunulmuyor...
Gemi inşa sektörünün meslek örgütleri D.T.O (Deniz Ticaret Odası) ve GİSPİR(Gemi İnşa Sanayicileri Birliği) ülkemizde bulunan tersanelerin gerçek kapasitesinin %25 ile çalıştığını ve devletinde olumlu politikalarıyla tam kapasite çalışması halinde yılda;

-Yeni gemi inşa faaliyetleri ile 1.5 Milyar Dolar,

-Bakım ve onarım faaliyetleri ile 1 Milyar Dolar döviz girdisi,

-Doğrudan 25 bin kişiye iş,dolaylı olarak 80 bin kişiye aşk imkanı,

-Ortalama 500 civarında yan sanayi iş kolunda yaratılan istihdam ile

-Yarattığı diğer katma değerlerle, Türk ekonomisine küçümsenmeyecek katkılarda bulunacağını savunmaktadır. Diğer bir taraftan da tersane sahipleri bu duruma pek katılmazken, Selah Tersanesi Genel Müdürü Ersan Tezmen; “Verilerde yer alan kapasite oranları gerçek değerleri sunmuyor,geçmiş zamanda tersane üretim kapasiteleri içim yanlış yapılan tespitler bu durumu doğurmuştur.Bu tespit tersane sahibinin bakış açıAlanlarımız dünya piyasasındaki tersanelere kıyasla çok küçük o yüzden kapasitemiz günümüzün çokta üstünde seyredemez.Kalifiye işçi ihtiyacımızı da göz önünde bulundurmak gerekir.” şeklinde düşündüğünü ifade etti.

Dünya Kapasitesi
Ülkemizde gemi inşa sanayisinin kapasite ölçümü talebe göre organize olmaları nedeniyle,Selah Tersanesi Genel Müdürü Ersan Tezmen’in ifade ettiği gibi Türkiye’de kapasite oranları gerçek değerleri yansıtmamaktadır.Ama buna rağmen dünya gemi inşa kapasitesi yaklaşık olarak verilebilmektedir.Dünya gemi inşa kapasitesi 1970’li yıllarda düşüşlerle birlikte 1985 yılında yaklaşık olarak 17 milyon gross ton olarak dengelenmiştir.1990 yılında örülen minimum 15 milyon gross ton kapasiteden sonra yeni gemi inşa fiyatlarının en yüksek değerini bulması ile beraber artarak 1998 yılında yaklaşık 19 milyon gross ton’a ulaşmıştır.Bu artıştaki en büyük katkı Güney Kore’nin kapasite artışından kaynaklanmaktadır.

Bu kapasitenin ülkelere göre dağılımı ise %31 ile Japonya ,%17 ile Güney Kore ,%22 ile Batı Avrupa ülkeleri %3.6 ile Çin ,%8.9 ile Doğu Avrupa ülkeleri pay almaktadır.Türkiye’nin %2 civarında bir kapasitesinin olduğu tahmin edilmektedir.

Dünya pazarı ile Türkiye Kıyaslaması
Bir çok sanayi kolunu destekleyen içinde barındıran gemi inşa sanayisinin sağladığı büyük istihdamla da dünyada bir çok ülkede arzu edilen bir sanayi olduğundan bahsetmiştik.

Gemi inşa sanayisinin en büyük pazar ve kapasite payına sahip ülkeleri ,uzak doğu ülkeleridir.Bunun yanında diğer diye saydığımız dünya ülkeleri arasında Türkiye hiçte küçümsenmeyecek bir paya sahiptir.

Türkiye ve diğer pazar sahibi ülkeler arasında bir çok yönden kıyaslama yapılabilir.Türk tersaneleri pazar payı ve kapasite oranlarıyla Avrupa ve diğer bir çok ülkeden önde,uzak doğu ülkeleri pazar payları ve kapasite oranlarıyla yarışamayacak kadar geridedir.

Çelik işleme atölyesinde gaz altı kaynağı ile parçaları birleştiren bir kaynak işçisi.
Uzak doğu ülkelerinde bulunan tersaneleri ve dünya üzerinde bir çok ülkenin tersanelerinde incelemelerde bulunmuş, Selah Tersanesi Genel Müdürü Ersan Tezmen Türkiye ve gemi inşa pazarına sahip diğer ülkeleri şöyle değerlendiriyor;

Pazar paylarından görüleceği gibi uzak doğu ülkeleri bu işe büyük bir şekilde hakimdir.Ama Avrupa ve diğer ülkelerle Türkiye’yi kıyaslayacak olursak Türkiye küçümsenmeyecek durumdadır.

Uzak doğu ülkelerinin en büyük avantajı işçiliktir.Avrupa ve ülkemizde bir işçi fiyatıyla uzak doğuda üç işçi çalıştırmak mümkündür.Gelişmiş teknoloji ve büyük iş alanlarını da kullandıkları için seri üretim yapıyorlar.Dünya üzerinde bir çok armatörde ucuza gemi sahibi olmak için uzak doğu piyasalarında yatırım yapıyorlar.İşçilikle alakalı bir diğer not,kalifiye işçiye sahipler,ülkemizde gemi inşa sektöründe kendini çok iyi yetiştirmiş kalifiye iş gücü bulmak pekte kolay değil.

Bu nedenden sonra fabrikasyonun olması, seri üretimin yanında getirdiği için ucuz maliyetleri de neden olarak sıralayabiliriz.

Birde fiziksel bir kıyaslama yapacak olursak mesela;Güney Kore’de Hyundai firmasının bir tersanesi 500 dönüm yer üzerine kurulmuş,büyük ölçüde fabrikasyon üretim yapmakta ve içinde yüzlerce işçiyi barındırmaktadır.Türkiye’de tersanelerin yüz ölçümü uzak doğudaki tersanelere göre “baraka” diye tabir edebileceğim bir haldedir.

Türk armatör Ömer Akbaşoğlu ise ,her ne kadar ucuza mal edilse de uzak doğuda gemi yaptırmanın çoğu yerli armatör için avantajlı olmadığını iddia ederken,bunun sebebini şöyle açıklıyor; Maliyet açısından uzak doğu tersaneleri daha cazip ama fabrikasyon ürünleri olduğu için standartların dışına çıkamıyorsunuz yani mesela 3 çeşit gemi üretimi yapılıyor ve siz bu modellerin birinde bile kendi ihtiyacınıza yönelik gemi yaptıramıyorsunuz.Gerçi Türk armatörlerin neredeyse yarısına yakını artık uzak doğu tersanelerine yöneldi ama yinede ben ve bir çok armatöre, bu üretim şekli, maliyetler düşükte olsa pek cazip gelmiyor.

Kendi ülkemde yaptırdığım bir gemiyi denetleyip isteğim özellikleri söyleme imkanım var ama uzak doğu tersanelerinde tabiî ki böyle bir şansım yok.

İstihdam Taşeron Elinden Dağılıyor
Gemi inşa sektöründe kayıtlı olarak bilinen, 14 bin kişiye doğrudan, yan sanayilerle 100 bin kişiye istihdam sağlanmaktadır.Türk Gemi inşa sektöründe üretim çoğunlukla taşeron eliyle yapılmaktadır. Türkiye’de uygulanan taşeron sistemi kapsamında çalışanların sayısının tersanelerde sürekli çalışanların sayısına göre oldukça yüksek olduğunu görmekteyiz.

Sektörde üretimin taşeronlar eliyle yapılması da bir başka tartışma konusudur.Sektör içinde bir kesim, taşeron sistemini istemezken,asıl kararı verecek kişi yani tersane sahipleri taşeron sisteminden memnun gözüküyor.

Sektörün Geleceği,GİSBİR’in Beklentileri
Türk gemi inşa sektörünün geleceği GİSBİR(Gemi İnşa Sanayicileri Birliği) ve D.T.O (Deniz Ticaret Odası) sektörün geleceğini hükümetlerin üreteceği politikalar bağlı olarak şekilleneceğini düşünüyor.

Devlet desteği olmaksızın ekonomiye katkısı mümkün olmayan gemi inşa sanayisinde,tersaneleri bulunan AB ülkeleri,Çin,Romanya, Avustrulya,A.B.D,Güney Kore ,Japonya’da (hatta denize kıyısı bulunmayan Macaristan’da denizcilik sektörü) ekonomiye katkıları ve yarattıkları istihdam nedeniyle kalıcı devlet politikaları geliştirerek %60’lara varan çeşitli Devlet desteği sağlandığını hatırlatan GİSBİR,Türkiye’de de böyle kalıcı politikalar üretilmesini istiyor.  

Kaynak: http://www.genc.anadolu.edu.tr 

 

 
 
Bu yazı 3494 kez okundu.
Bu yazı hakkında yorum yapılmamış.

Gemi İnşa Sektöründeki Gelişmeler
Türk Gemi Yapım Sanayi
 
  Üyelik Girişi
Haberler

Dünyanın Dört Bir Yanından Lüks Tekne Siparişi Yağıyor

20/11/2007

Yaşlı Tekneler Kuru Yük Gemisine Dönüştürülüyor

16/11/2007

Konuk Yazar
Özcan GÜRSOY
Karadeniz, Dünya Tersanecilik Havzası Olabilir

BİZİ TANIYIN  | ÇÖZÜM ORTAKLARI  | SIKÇA SORULAN SORULAR  | GÜVENLİK GİZLİLİK  | REKLAM  | KobiFinans RSS
KobiFinans'ı Öner Sık Kullanılanlara Ekle Ana Sayfam Yap Bize Ulaşın
KobiFinans, bir Finansbank Kobi Bankacılığı hizmeti olup her hakkı Finansbank A.Ş.'ye aittir. © 2008
Content by Kolay İçerik