Küresel krizin etkisiyle 2008-2009 döneminin gayrimenkul sektörü için “kayıp yıllar” olduğunu dile getiren Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı Derneği (GYODER) Yönetim Kurulu Başkanı Turgay Tanes; “2010 yılı hafif toparlanma, 2011 ve 2012 canlanma yılları olacak. 2012'de de sektör için iyi dönem olan 2007 rakamlarının yakalanmasını öngörüyoruz” dedi.
Gayrimenkul sektöründe 2010-2011 yıllarının, AVM segmentinde bir sindirme dönemi olacağını dile getiren Tanes, 2002-2007 döneminde büyük gelişme gösteren AVM yatırımlarının bu süreçten sonra daha yavaş bir şekilde ilerleyeceğini bildirdi. Türk gayrimenkul sektörünün, krizde batılı ülkelerde olduğu gibi bir mali sıkıntı yaşamadığının altını çizen Tanes, bunun sebebinin sektörün güçlü yapısı olduğunu ifade etti.
Tanes, konuyla ilgili şunları kaydetti: “2009 yılı içerisinde özellikle hükümetin uyguladığı tapu harçları ve KDV ile ilgili geçişli teşvikler, daha çok da konut kredisi faiz oranlarının tekrar 2006 seviyesine gelmesinin etkisini 3’üncü çeyrekte çok net gördük. Konut satışları bir anda 120.000’den 190.000’e yükseldi. Çünkü o dönemdeki teşviklerden yararlanmak için, süratle yapı oturma izinlerine başvuruldu. Faiz oranlarının etkisiyle yeni alımlar tetiklendi. Türkiye'nin iç dinamikleri gayrimenkul sektörünü destekliyor.”
"Çok Yüksek Fiyat Artışı Beklemiyoruz" 2002-2008 yılları arasında, yoğun konut talebine karşın gayrimenkul sektörünün bu dönemde hazırlık halinde olduğunu söyleyen Tanes, şu anda oluşan arz fazlasının yeni dönemde konutta gelecek talebi karşılayabileceğini ifade etti. Bu durumun fiyatların yukarıya gitmesini de engellediğini vurgulayan Tanes; “Dolayısıyla, biz çok yüksek fiyat artışları beklemiyoruz. Toparlanmayla birlikte yeni gelecek taleplerin karşılanması, yapılacak ve yapılmakta olan projelerle dengeli bir büyüme bekliyoruz” açıklamasında bulundu.
Konut-AVM-ofis şeklinde gerçekleşen karma projelerin ön satışının sektöre finansman sağladığının altını çizen Tanes, bu uygulamanın inşaat şirketlerinin zorlanmasını engelleyen bir enstrüman olduğunu dile getirdi.
Yenileme ihtiyacı, göç, boşananlar, evlenmeler, genç nüfus ve hane halkı sayısı gibi nedenler dolayısıyla, Türkiye'de her yıl yaklaşık 600.000 yeni konuta ihtiyaç duyulduğuna işaret eten Tanes, stok halde bulunan konutların bu talebin ancak yüzde 15’ini karşıladığını bildirdi. Şu anki konut stokunun orta-üst gelir grubuna hitap ettiğini dile getiren Tanes, yeni konut ihtiyacında alt gelir grubunun da yer aldığını bildirdi.
“149 metrekareye kadar yüzde 1, bir iki metrekare üstüne yüzde 18 KDV uygulanıyor. Bu insanları kayıt dışına sevk eder” diyen Tanes, sektörün en büyük sorununun KDV olduğunu kaydetti. KDV'nin kademeli bir hale getirilerek, konutun büyüklüğüne göre derecelendirilmesi gerektiğini vurgulayan Tanes, böyle bir çalışmadan hem satıcının hem de alıcının karlı çıkacağını bildirdi.
GYO’ların Sayısı 25’e Çıkabilir Şu anda Türkiye'de 14 Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı'nın (GYO) faaliyet gösterdiğini bildiren Tanes, Sermaye Piyasası Kurulu'nun (SPK), GYO'ları artırmak için bir çalışma yaptığını ifade etti. Sektörde GYO'ya dönüşmek isteyen şirketlerin de SPK'ya başvuruda bulunduğunun altını çizen Tanes, önümüzdeki yıllarda GYO sayısının 25'lere kadar yükselebileceği öngörüsünde bulundu. Mevcut 14 GYO'nun piyasa değerinin 2,5 milyar dolar olduğunu kaydeden Tanes, net aktif değerlerinin ise 3 milyar doları bulduğunu bildirdi. Yabancı yatırımcıların en çok yatırım yaptığı şirketlerin GYO'lar olduğunu söyleyen Tanes, 12 GYO'nun borsada net olarak işlem gördüğünü belirtti.
Kaynak: Bu yazı, www.kobifinans.com.tr için, Dünya Gazetesi’nden derlenmiştir.
www.dunyagazetesi.com.tr
|