Dünyada 50 ülkede 6.000’i aşkın çalışanı ile faaliyet gösteren WILO Pompa Sistemleri, Türkiye’deki faaliyetlerine 1992’de başladı. Merkezi yönetim tarafından, 1997’de “dünyadaki malzeme temin merkezlerinden biri” olarak tescil edilen WILO Türkiye, şu anda dünyadaki üretim merkezlerine ihracat yapıyor. Cirolarının yaklaşık yüzde 95’ini, inşaat sektörü için gerçekleştirdikleri projelerden elde ettiklerinin bilgisini veren WILO Pazarlama Müdürü Kayhan Kaya, Türkiye’deki yaklaşık 250 alışveriş merkezinin (AVM) 200 tanesinde WILO pompalarının kullanıldığını söylüyor.
Sektör açısından 2009’u nasıl değerlendiriyorsunuz? 2009 krizin etkilerinin yoğun bir şekilde yaşandığı bir yıl oldu. İnşaat sektöründeki durgunluk, bu sektörle doğrudan bağlantısı olan pompa sektörüne de olumsuz yansıdı. Hedef pazarımız olan bina teknolojileri de altyapı uygulamaları da birebir inşaat sektörü ile ilgili. Bizim pazarda yer aldığımız projeler ağırlıklı olarak AVM'ler, büyük hastaneler, oteller, rezidanslar, ofisler. Dolayısı ile bu yöndeki yatırımların durması veya ertelenmesi sektörümüzdeki satışları da olumsuz etkiledi. 2009’a girerken bu ortamı görebiliyorduk, bu nedenle önlemlerimizi aldık. Hedeflerimizi ve stratejilerimizi yeniden gözden geçirdik. 2009’da bir büyüme yaşanmadı, ancak bu durum bizim için sürpriz de olmadı diyebilirim.
Dünya ile kıyaslandığında Türkiye’nin pompa üretim ve kullanımında yeterli seviyede olduğu söylenebilir mi? Son dönemde pompa sistemlerinde en çok öne çıkan konu verimlilik… Dolayısı ile klasik pompalar yerini tasarruflu ve verimli pompalara bırakıyor. Bu açıdan bir dönüşüm sürecinde olduğumuzu söyleyebiliriz. Avrupa ve Amerika pompa üreticilerinin ortak yaptığı istatistikte, dünyanın kullandığı elektrik enerjisinin yüzde 20’sinin pompalar tarafından kullanıldığı sonucu ortaya çıkıyor. Pompalar için yapılan araştırmalar da enerji tasarrufu üzerine yoğunlaşıyor. Kullanılmakta olan pompa ve sistemlerinin yüksek verimli pompalarla yenilenmesi durumunda, sarf edilen elektrik enerjisinde yüzde 30 oranda tasarruf edilebileceği görülüyor.
Sektörün geleceği ile ilgili öngörüleriniz neler? Gerçek anlamda hareketlenmenin ve büyümenin 2011’de başlayacağını tahmin ediyoruz. Tabii bu arada 2010’da da yeni yatırımlar yapılacak. Diğer taraftan Avrupa’da, ekonomik krizin etkilerini hafifletmek için altyapı ve inşaat yatırımlarına ağırlık verildi. Bu yatırımları, alt segmentlere çok homojen yayıyorlar. Bu nedenle de, Avrupa ülkeleri inşaata ve altyapıya fon ayırıyor ve süreci hızlandırıyor.
Son dönemde gerek üretim gerekse ihracat için yaptığınız herhangi bir Ar-Ge çalışması var mı? WILO’da en önem verilen konuların başında Ar-Ge geliyor. Bu nedenle grup her yıl, cirosunun yüzde 3,5’ini Ar-Ge’ye ayırıyor. Tüm WILO grubunda, 180’i Dortmund’daki genel merkezde olmak üzere, Ar-Ge çalışmalarında görev alan yaklaşık 350 kişi bulunuyor. Geliştirme çalışmaları tüm dünya genelinde 9 farklı noktada gerçekleştiriliyor.
Sizce pompa sektörü açısından bakıldığında en önemli ihracat bölgesi neresi? Türk müteahhitlerin yakın çevrede gerçekleştirdikleri projeler, Türkiye’de üretilen pompa sistemlerinin ihracatı için büyük bir potansiyeli beraberinde getiriyor. Bugün Dubai, Suriye, Rusya gibi Doğu ve Ortadoğu ülkelerinde Türk müteahhitler tarafından gerçekleştirilen pek çok inşaat projesi olduğunu görüyoruz. Bu durum da, ihracat için bu ülkeleri hedef pazarlar konumuna getiriyor.
Kaynak: Bu röportaj, www.kobifinans.com.tr için hazırlanmıştır.
|