|
İhracat yarışına giren Türkiye'nin bu yarışı başarı ile götürebilmesi için elinde bulunan çok büyük bir imkân herkes tarafından göz ardı edilmektedir. Bu imkan, dış müteahhitlik hizmetleridir. Dış müteahhitlik hizmetleri, uyuyan bir dev gibi Türkiye'nin iş potansiyeli olarak durmaktadır. İnşaat sektörü, diğer sektörlerden farklı olarak çok yönlüdür. Vasıfsız işgücünü istihdam eden, ayrıca beraberinde pek çok sektörü de harekete geçiren bir yapıya sahiptir.
Dış müteahhitlik hizmetleri, bugüne kadar bazı firmaların kendi gayretleriyle dışardan aldıkları işlerle gündeme gelmiştir. Dış müteahhitlik hizmetleri sektörü, iyi organize edilmesi halinde Türkiye'yi bu konuda dünyada birinci sıraya oturtacak bir yapıya ve potansiyele sahiptir. Bugün Türkiye'de müteahhitlik sektöründe 250 binin üzerinde büyüklü küçüklü çalışma yapan firma bulunmaktadır. Diğer taraftan Türkiye'nin şu andaki bütçesinden sektörle ilgili yatırımlara ayrılan rakama bakıldığı zaman Türkiye'nin bu bütçe ile yaptığı yaptırımların bu müteahhitlik kesimine yetmesi ve bu müteahhitlik kesimine bir iş açması maddeten mümkün değildir. O zaman yapılması gereken en önemli olay dış müteahhitlik hizmetlerinin rasyonel bir hale getirilmesi ve çalıştırılmasıdır. Bunun için fazla bir gayrete, fazla çalışmaya ve fazla paraya gerek yoktur. Eğer ki bu konu devlet tarafından ele alınırsa. Dış müteahhitlik sektörü şu andaki potansiyelin 2-3 katı daha fazla iş yapma gücüne sahip olacaktır. Bunun için ne yapmak lazım? Bunun için öncelikle Türkiye'deki mevcut müteahhitlik mesleğinin bir tarifi yapılmalı ve müteahhitlik yapan firmalar kategorilere ayrılmalıdır. Müteahhitler yaptıkları işler, mali durumları, defterindeki ciroları ve bankalardaki imkanlarına bağlı olarak gruplandırılabilir ve Türkiye genelinde beyana dayalı bir tasnif yapılabilir. Bu tasnifte müteahhitlerin kendi beyanlarına itibar etmek gerekir, araştırmaya gerek yoktur. Yanlış beyanda bulunanlar olabilir. Bunlar bütün imkanlarını ve haklarını kaybederler. Bu sınıflandırma, resmi kuruluşlarca değil, özel müteahhitlik hizmeti veren, tamamen resmi kurumlardan bağımsız olarak çalışan, Sanayi Odası, Ticaret Odası ve Müteahhitlik Derneği gibi kurumlarla organik bağı olmayan ama onlarla dirsek teması olan yeni oluşacak kuruluşlarca yapılmalıdır. Bu kuruluş, devletle ilgisi olmasına rağmen, özel sektör ağırlıklı kişilerden oluşan bir şirket statüsünde olmalıdır.
Peki, bu kuruluş nasıl çalışmalıdır? Bu kuruluş, müteahhit firmalarına temin ettiği işlerden aldığı komisyonlarla yaşamını devam ettirecek ve her iş bulduğu müteahhitten belirli bir komisyon talep edecektir. Bu kuruluş, dünyanın neresinde olursa olsun ihaleye çıkan müteahhitlik işlerini bularak, o işi hukukçularına etüt ettirecek, mühendislerine projeyi yorumlatacak, oradaki sosyal ilişkileri, devlet yönetimindeki kişilerle oluşturulan diyalogları da içeren bir rapor hazırlayarak kendi müteahhitlerine yayın yapacaktır. O ihaleye girmek isteyen müteahhitlere her türlü enformasyonu sağlayacak ve danışmanlık hizmetlerini verecektir. Bu şekilde alınan ihalelerden belirli bir oranda alınacak komisyonlarla bu kuruluş yaşamını çok güzel devam ettirdiği gibi, dünya çapında kârlı bir kuruluş haline de gelebilecektir.
Peki, bu kuruluşta kimler olacak? Bu kuruluşlarda ihaleye çıkan işleri yorumlayan mühendisler olacak, dünya milletlerinden yabancı dil bilen uzmanlar olacak, finans işleriyle ilgilenecek finansörler ve siyasi diyalogları kuracak siyasiler olacaktır.
Böyle bir oluşum hiçbir zaman bir müteahhitlik hizmeti yapmayacak, hiçbir müteahhitlik kuruluşuyla müşterek çalışmayacak ve devlet sektörüyle bağlantısı olmayacaktır. Bu kuruluşta çalışan insanlar maaşlarını ve ücretlerini buldukları işlerden aldıkları komisyonlardan temin edeceklerdir. Bu kuruluşun çalışmaları, 7 gün 24 saat çalışma esasına göre düzenlenecek. Böylece dünya üzerindeki tüm ihaleler ile ilgili bilgiler anında kayıtlı üyelerine ulaştırılacaktır. Bu işlere talipler arasından seçim yaparak, üye müteahhitlerinin tümüne iş temini mümkün olacaktır. Bu şekilde düşünüldüğü zaman bu kuruluşun elde edeceği meblağın devasalığını sizin takdirinize bırakıyorum.
Peki, bugün bu işler nasıl devam ediyor? Bugün Türkiye'deki müteahhitlik sektörü ile ilgili derneklerin, kuruluşların başkanları ve yöneticileri müteahhitlik hizmeti veren kişilerden oluşmaktadır. Bu kişilerin çalışmalarını ve bütün mesailerini müteahhitlik sektörünün sorunlarının çözümüne yönelik çalışmalara odaklaması maddeten mümkün değildir. Türkiye artık bundan kurtulmalıdır. Bir kişi eğer ki bir yerin başkanlığını yapıyorsa tüm mesaisini başkanı olduğu kuruluşa vermeli, kendi işiyle ilgilenerek atık zamanlarını burada değerlendirmemelidir. Dış müteahhitlik hizmetlerinin büyük sorunları vardır. Bu sorunları çözmek ve sektörü geliştirmek için; - Dış müteahhitlik hizmetlerinin riski vardır. Bu riski sigorta edecek oluşum meydana getirilmeli - Dış müteahhitlik hizmetlerinin teminat mektubu sorunu vardır. Eximbank ve Hazine birlikte çalışarak dış müteahhitlik hizmetleri yapacak kişilerin teminat mektubu sorunlarını çözmeleri gerekmektedir.
Bu aymazlığa artık bir son verilmeli ve dış müteahhitlik hizmetleri sektöründe aktiviteyi daha da arttıracak bu oluşum gerçekleştirilmelidir.
Kaynak: Dünya Gazetesi
|