Avrupa Birliği çeşitliliği ile aralarındaki farklılıkları koruyarak birçok ortak değere sahip yenileşme ve bütünleşme sürecindedir. Turizm, halklar arasındaki bütünleşme açısında son derece önemlidir. Turizm, Avrupa kimliğine güç katmakta ve Avrupa değerlerinin uluslararası sahnede tanıtılmasına katkı sağlamaktadır.
AB’nin birçok sektörle ilgili ortak politikası olmasına rağmen turizm sektörüyle ilgili henüz “ortak politika” geliştirilmemiştir. Ancak turizm sektörü aşama aşama AB’nin gündemine girmiştir. AB’de Turizm sektörüne yönelik politika üretilmesi amacıyla AB Komisyonu 1 Haziran 1982’de “Topluluk Turizm Politikası Başlangıç Çerçevesi” adı altında bir Raporu Konseye sunmuştur. 1986 yılında Turizm Danışma Komitesi kurulmuştur. Üye devletlerin temsilcilerinden oluşmuştur.
1990 Avrupa Turizm yılı olarak ilan edilir. Üye devletlerin temsilcilerinden oluşur ve yılda birkaç kez toplanır. Avrupa Üye Devletleri arasında, 7 Şubat 1992’de imzalanan Avrupa Birliği Antlaşması’nın 3 (u) sayılı maddesinde, Topluluk hedeflerine ulaşmak için turizmin geliştirilmesine yönelik “tedbirler” veya temel ilkeler için yetki verilmiştir.
Turizmin geliştirilmesi ve yönetilmesi, her şeyden önce üye devletlerin yetki alanı içinde olduğundan, bu yeniliğin, turizme bir Avrupa boyutu verme fırsatı anlamına geldiğini söylemek yerinde olur. Ayrıca, Bilgi, uygulama ve uzmanlık alışverişi yoluyla, Topluluk ve ülke politikalarında, hem kamusal hem de özel, sınır ötesi işbirliğini desteklemek bir öncelik haline gelmiştir. Ekonomik ve sosyal gelişmenin ve kaynaşmanın teşvik edilmesi bir turizm stratejisi hedefi olmuştur.
1995 yılında Birliğin turizm alanındaki rolünü tartışmaya açan “Yeşil Kitap” yayımlanmıştır. 2001 Avrupa Komisyonu “Working Together For the Future of European Tourism” belgesini sunmuştur: Komisyon, bu belgeyle Avrupa’nın turizm sektörünün rekabet gücünden nasıl yararlanılacağı konusundaki fikirlerini sunmuştur.
2002 turizm özelindeki ilk Konsey Kararı alınır: Turizmin AB yasamalarından etkilenmesinin sıkı takibini talep eden ve Avrupa’nın bir destinasyon olarak tanıtılmasında yeni fırsatlar yaratılmasının araştırılmasını öneren bir karardır.
Belirtmek gerekir ki, turizmin birçok farklı alanları ilgilendirmesi nedeniyle, turizmin konuları arasında Turizm sektöründe mesleki güvenlik ve sağlık, çevre, bölgesel kalkınma, tüketici hakları, bölgesel kalkınma, istihdam, serbest dolaşım, vergilendirme, kültür, eğitim araştırma gibi birçok konu yer almaktadır.
*Turizmin ekonomiye katkısı son derece önemlidir.
*Turizmin, istihdam yaratılmasında ve bölgesel kalkınmada önemli bir rolü vardır.
*Turizm sektörü AB içinde 8 milyon kişiye iş imkânı sağlamaktadır.
*Turizm sektörü ile yakın ilişkisi olan ulaşım ve dağıtım gibi sektörlerde düşünüldüğünde, istihdam edilen kişi sayısı 20 milyona çıkmaktadır.
25 AB üyesi ülke turizmden toplam 280 milyar dolarlık gelir elde etmektedir. Bu gelir dünya turizm gelirinin yaklaşık yüzde 45’idir. Türkiye açısından durum değerlendirildiğinde 2001 tarihli DİE’e raporuna göre Turizm’de İstihdamın Genel içindeki yeri, 19 742 000 kişi olup Turizmde doğrudan doğruya istihdam payı yüzde 5,10’dur. Dolaylı istihdam payı 12,76’dır.
Üye devletleri Avrupa Birliği’ne bağlayan hak ve yükümlülükler ortak temelinin bütününü tanımlayan ve sürekli olarak gelişmekte ve değişmekte olan AB müktesebatı (acquis communautaire) oluşturan unsurlar: Avrupa Topluluğu’nu Kuran Antlaşma (Roma Antlaşması) ile onu tadil eden Antlaşmaların (Tek Senet, Maastricht Antlaşması, Amsterdam Antlaşması, Nice Antlaşması) yanı sıra, Topluluk kurumları tarafından kabul edilen tüm ikincil mevzuat (tüzük, direktif, karar, vb.) ile Adalet Divanı içtihat hukuku; Birlik dâhilinde kabul edilmiş beyan ve açıklamalar; ortak güvenlik ve savunma politikası çerçevesinde kabul edilen ortak tutum ve eylemler, imzalanan sözleşmeler, deklarasyonlar ve diğer tüm belgeler; adalet ve içişleri çerçevesinde kabul edilen ortak tutum ve eylemler, imzalanan sözleşmeler, deklarasyonlar ve diğer tüm belgeler; Topluluk tarafından imzalanan uluslararası Anlaşmalar ile üye ülkelerin Birlik faaliyetlerine ilişkin kendi aralarında imzaladıkları anlaşmalardır.
Maastrich Antlaşması bir turizm politikası oluşturulması için gerekli temel prensiplere yer vermemektedir. Bu durum, AB içinde Bakanlar Konseyi’nin turizm ile ilgili her eylemde oy birliğine varmasını gerektirmektedir.
Kaynak: www.tursab.org.tr
|