ABD'de sağlık pazarındaki kontrolsüz büyüme fiyatları yukarı çekince Başkan Obama, geçen yıl sağlık reformu yapmak üzere hazırlıklara başlamıştı. Ancak tartışma konusu olan sağlık reformu hala beklemede... ABD'de sağlık hizmetlerinin yüksek seviyelere ulaşması ise ülke dışına çıkarak orada daha düşük maliyetlerle bu hizmetlerden yararlanma olanağı bulan kişilerin sayısını oldukça artırdı. 2007’de 750.000 Amerikalı, tedavi amaçlı yurt dışına seyahat etti ve bu rakamın 2010’da 6 milyona çıkması bekleniyor. Bu pazardan yararlanmak isteyen Türkiye ise ABD ile arasında sağlık turizmi köprüsü kurmak için çalışmalar yürütmeye başladı.
Bunun ilk adımı olarak, Türkiye'nin sağlık turizminden elde ettiği payın nasıl artırılabileceği konusunda ABD'nin Chicago şehrinde 12-13 Mart 2010 tarihlerinde “Sağlık Turizmi” konferansı düzenlendi. Bu yıl 2’ncisi düzenlenen konferansla öncelikle ABD'de Türkiye'de sağlık turizmi algısının oluşturulması ve sonrasında hastanelerin burada tanıtım ve pazarlama faaliyetlerinde bulunması hedefleniyor. Bunun için de bir sağlık turizmi aracı kurumu kuruldu. Bu kurum üzerinden ABD'de tanıtım yapılması hedefleniyor.
Dev Bir Pazar Dünya genelinde 60 milyar dolar seviyesinde olan sağlık turizmi harcamalarının, 2010’da 100 milyar doları bulması bekleniyor. Bu beklentiye karşılık olarak aslında Türkiye, sağlık hizmetleri fiyatları açısından ABD'nin 10'da 1 seviyesinde fiyatlar sunabilir durumda. ABD'de sağlık kurumunu akredite eden kurum Joint Commission International (JCI) tarafından akredite edilmiş hastane sayısı bakımından da, Türkiye 32 kuruluşu ile birinci sırada yer alıyor. Türkiye bu avantajlara sahip ancak yeterli sayıda kişiyi sağlık için ülkeye çekemiyor. Çünkü diğer ülkeler bunu daha önceden keşfetmiş ve düşük fiyatlarla pazarda söz sahibi olmuş durumda.
Sağlık turizmi konusunda, “Trends in Medical Travel 2007” raporuna göre ABD'nin payı yüzde 44, Hindistan'ın payı yüzde 14, Kanada'nın payı yüzde 6. ABD'nin sağlık turizmi açısından tercih ettiği ülkeler arasında yüzde 70-80 maliyet avantajı verdiğinden Meksika, Hindistan, Tayland, Singapur, Kosta Rica ve Panama yer alıyor. Türkiye ise yüzde 90 maliyet avantajına rağmen, bu ülkelerin arasında yer almıyor.
Türkiye'nin dünya sağlık pazarında payı ise yüzde 2 civarında. Hedeflenen, bu payın yüzde 10'un üzerine çıkarılması. Bu da yılda orta vadede 10 milyar dolar ve 1,3 milyon hasta transferi anlamına geliyor. Tahminlere göre Türkiye'nin 10 milyar dolarlık bir hasta turizmi yaratması halinde ABD ekonomisi de fiyat avantajı nedeniyle yaklaşık 75-90 milyar dolar tutarında bir tasarruf sağlayabiliyor.
Türkiye Daha Ucuz ABD'deki Northwestem Üniversitesi'nden Dr. Russell Walker, ABD'nin Türkiye'yi gelişen 10 pazar arasında saydığını söyleyerek, Amerikalı birçok şirketin özellikle banka, enerji ve sağlık alanında ülkede yatırımları olduğuna dikkat çekiyor. Walker; “Türkiye'de, özellikle ameliyatlarda önemli bir maliyet tasarrufu sağlanabilir. En yüksek ameliyat bedelinin 100.000 dolar olduğu Türkiye'ye ortalamada sağlık için seyahat maliyeti 20.000 dolara denk geliyor” diyor.
Öte yandan ABD sağlık sigortalarının son yıllarda yurt dışında yapılan tedavi masraflarını da karşılamaya yönelik ılımlı yaklaşımları gündeme geliyor. Tedavi ihtiyacı olan Amerikan halkının yalnızca yüzde 10'nun Türkiye ve Hindistan gibi düşük maliyetli sağlık hizmetlerinden faydalanmaları durumunda, Amerikan sağlık sektörünün yılda yaklaşık 1,4 milyar dolar tasarruf sağlayacağı öngörülüyor.
ABD'de faaliyet gösteren Medikal Turizm şirketi Companion Global Healthcare Başkanı David Boucher, ABD'den Türkiye'ye hastaların kesinlikle gitmesi gerektiğini, özelikle artan talebin ancak azalan tedarikçilerin, ABD'de yetersiz kaldığına dikkat çekiyor. Boucher; "ABD dışında en fazla akredite hastane sayısı Türkiye'de. Türkiye'de en iyi tıbbi cihazlara ve Batı'da eğitim görmüş doktorlara sahip hastaneler bulunuyor. Hastalar, hem bunlardan yararlanıp hem de buradan daha az maliyetle bunu karşılayabilir" diyor.
Diğer ülkelerin pazarlamada çok daha fazla yol kat ettiğini ama Türkiye'nin de bunu yapabileceğini kaydeden Boucher'nin önerileri ise şöyle; "Karşılıklı, tanınırlığın artması bunu olumlu etkileyebilir. Özelikle Türkiye'de faaliyet gösteren uluslararası şirketlerin Türkiye'deki ofisleri, merkez ofisi Türkiye'deki hastaneler konusunda ikna ederse, küresel şirketler de bunu görüp Türkiye'ye sağlık turizmin artmasına yardımcı olabilir."
Türkiye'de ABD sağlık kurumuna akredite olan hastanelerden biri olan Anadolu Sağlık Merkezi'nin direktörü Hasan Kuş ise ABD'deki hastanelerle bütün alanlarda rekabet edebileceklerini ama yalnızca ülke olarak Hindistan ile rekabet edemediklerini söylüyor. Kuş; "Maliyeti düşürmek dışında başka bir kıstasları yok. Tayland, Hindistan ve Singapur bu anlamda Türkiye'nin rakipleri. Hindistan bize göre çok daha ucuz kalıyor ama Tayland ile benzer fiyatlardayız. O nedenle, benzer hasta sayılarını çekebiliriz" diyor.
Kaynak: Bu yazı, www.kobifinans.com.tr için, Ekonomist Dergisi’nden derlenmiştir.
www.ekonomist.com.tr
|