|
 |
|
Yeni Turizm Alanlarında Gelecek Var
|
|
Turizm sektörü radikal bir değişim yaşıyor. Yeni gelişen turizm alanları, Türkiye’nin geleceğini değiştirebilir. Çünkü yeni turist profilinin talep ettiği herşey Türkiye’de var. Fırsatlardan yararlanmak isteyenlerin, yatırıma odaklanması gerekiyor.
Türkiye’de turizm, özellikle son 20 yılda, “katma değeri yüksek bir sektör” olarak keşfedildi. Deniz-güneş-kum turizminden yola çıkılarak, tesis yatırımı yapıldı, kapasiteler arttırıldı. 90’lı yılların başında ise “Herşey Dahil (HD)” sistemi keşfedildi. Başlangıçta herşey iyi gidiyordu. Turist sayısı patladı. Ancak daha sonra, “evdeki hesap çarşıya uymadı”. Kâr oranları düştü. Bu dönem içinde zaman zaman yaşanan terör olayları, krizler kuş gribi, deli dana gibi salgınlar da sektöre ağır hasarlar verdi. Bu sırada dünya, “deniz-güneş-kum” konseptinden çoktan çıkmıştı. Artık, gelir seviyesi yüksek, harcama yapmayı seven, standart tatilden sıkılmış, bunun yerine yeni bir deneyim yaşamak isteyen, farklı ve dinamik bir tüketici kitlesi ön plana çıkmıştı. Bu gelişmeler ışığında, turizm bambaşka bir boyuta taşındı. 21. yy’da, sektör, birçok uzmanın da hemfikir olduğu gibi “bireyselliği ön plana çıkartan” yeni akımlar yaratıyor. Küreselleşen dünyanın ve sahip olduğu ekonominin getirdiği farklı talepler, turizmi yönetiyor, ona yeni bir biçim veriyor.
Artık kişilerin isteklerine, zamanlarına, ilgi alanlarına, kişiliklerine, yaşlarına göre farklı turizm alternatifleri gelişiyor. Bireyselleşen insan yaşamının bir sonucu olan bu ayrıştırma, turizm hareketini arttırma stratejisi izleyen tüm ülkeler için bir mecburiyet haline geldi. Yükselen refah düzeyine paralel olarak, seyahate ayrılan gelirin artması, ulaşımın kolaylaşması ve ucuzlaması gibi unsurlar da bu sonuca ulaşılmasında etkili oldu. Hızla büyüyen uluslar arası pazardan daha fazla pay elde etmek isteyen ülkeler arasında rekabet giderek artıyor.
Deneyim Turizmi Ön Planda Tesis özelliklerinde mimari ve hizmet anlayışında benzer özellikler taşıyan ülkeler, coğrafi, politik ve sosyolojik olgularını bir araya getirerek farklı kimlikler oluşturmaya başladı. Bu yenilik, turizm hareketlerinin görüldüğü noktalarda fiziksel ve sosyal değişiklikleri de beraberinde getirdi.
Turizm anlayışı henüz “deniz-güneş-kum” üçlemesi üzerine kurulu olan Türkiye için bu sistem henüz yeni ve cesaret istiyor. Bugüne kadar, iklimi ve coğrafyası kadar fiyat avantajı ile de fark yaratan sektör, yeni yaklaşımı “henüz” tanıyor. Tanıtımı ön plana çıkartan ve stratejisi değiştiren Türkiye’de, sektör de önemli bir değişiminin hazırlıklarını yapıyor.
2010 yılına kadar hedeflerini “kültürel mirasların korunması ve tanıtımı” olarak belirleyen Turizm ve Kültür Bakanlığı da harekete geçti. Bu doğrultudaki birçok yatırımı teşvik ederken, gelecek politikalarını yeniden oluşturuyor. Sürdürülebilirlik, etkin alan yönetimi, destinasyon odaklı/planlı gelişme, çevre duyarlı projeler, yüksek turizm geliri, marka olma, altyapı yatırımlarını tamamlama, yasal altyapıyı tamamlama gibi konuları öncelik listesine alan Bakanlık, turist sayısında da artış hedefliyor.
Yükselen Trendler Günümüzde insanların yoğunluğunu ve kısıtlı zamanını göz önünde bulundurarak, hayalindeki tatil için alternatifler sunan sektör, seyahati yeni bir “deneyime” ve keşfe dönüştürüyor. Doğa, iklim, tarih, kültür vb. özellikleriyle “deneyim ve keşif” alternatifleri sunmak konusunda avantajlı olan Türkiye, geleceğin cazip turizm merkezlerinden biri olmaya aday.
Golf Turizmi Türkiye, son yıllarda art arda hizmete giren, uluslararası standartlardaki golf tesisleriyle dünyadaki golf severleri bir araya getiriyor. Kalitenin ve prestijin buluştuğu seçkin bir golf merkezi haline geliyor. Türkiye’de golf tesisleri, çoğunlukla sahile yakın, yüksek kapasiteli, zengin yeme-içme, alışveriş, eğlence olanaklarının sunulduğu konaklama tesisleriyle ortak bir konseptte inşa ediliyor. Golf sahaları için son derece uygun geniş alanlara sahip olan Türkiye’nin, daha fazla tesis kurması ve diğer ülkelerle rekabet etmesi bekleniyor. Golf için seyahat eden turist gruplarının harcama kapasitesinin yüksek olması ise sektör için en cazip noktalardan biri.
Termal Turizm Termal turizm, termomineral su banyosu, çamur banyosu gibi yöntemlerin yanında, iklim kürü, fizik tedavi, rehabilitasyon, egzersiz, psikoterapi, diyet gibi destek tedavilerinin birleştirilmesi ile yapılan kür (tedavi) uygulamalarının bir araya geldiği bir alan. Dünyada çok sayıda ülke, bu turizmin insan sağlığında önemli bir yeri olduğunun bilincinde. Her yıl, Almanya ve Macaristan’da 10 milyon, Rusya’da 8 milyon, Fransa’da 1 milyon, Isviçre’de 800.000 kişi tatil için termal turizm tesislerini tercih ediyor. 126 milyon nüfuslu Japonya’nın Beppu şehrini, her yıl 13 milyon kişi, termal turizm amacıyla ziyaret ediyor. Yalnızca Almanya’da 263 adet, resmi belgeli termal merkezi var. Bu merkezlerin toplam yatak kapasitesi 750.000. Türkiye ise jeotermal kaynak zenginliği ve potansiyeli açısından dünyada ilk 7 ülke arasında, Avrupa’da ise 1. sırada. Türkiye’nin termal suları, debi ve sıcaklıklarının yanında, fiziksel ve kimyasal özellikleri ile de Avrupa’daki termal sulardan çok daha üstün nitelikler taşıyor.
Sağlık Turizmi Tıbbi tedavi amacıyla yapılan seyahatlerden oluşan bu turizm şekli, son dönemde pazar payını genişleten akımlardan biri haline geldi. Sektör, uluslararası hasta potansiyeli ile sağlık kuruluşlarının büyümesine de olanak sağlıyor. Özellikle gelişmiş ülkelerde, yaşlanan nüfusun sağlık ihtiyaç ve giderlerinin oranı her geçen gün artıyor. Bu giderler ise sosyal güvenlik kurumlarını zorluyor. Bu sorunu aşmak için, yakın bölgelerdeki kaliteli/düşük maliyetli tıbbi hizmet sunan kuruluşlarla paket anlaşmalar yapılıyor. Özellikle son yıllarda, Türkiye’nin, sunduğu nitelikli sağlık hizmetleri ve sahip olduğu merkezlerle gelişmiş ülkelerle rekabet edebilecek düzeye gelmesi dikkat çekiyor. Dünyanın dört bir yanından, tedavi amacıyla seyahat eden turistler Türkiye’ye yönelmeye başladı.
SPA Latince “Salus Per Aquam” kelimelerinin kısaltması olan ve “sudan gelen sağlık” anlamına gelen SPA, son dönemlerde artan bir ilgi gören turizm dallarından biri. Suyun ve çamurun kullanıldığı özel bakımları içine alan SPA, aynı zamanda akıl, vücut ve ruh ilişkilerinde iyi ve zinde olmayı ifade ediyor. Yoğun ve stresli yaşam temposundan kaçanlar arasında, böyle bir tatili tercih edenlerin sayısı artıyor. Toksinlerden arınma programları ile de birleşebilen SPA, aynı zamanda, huzurlu ve sakin bir tatili simgeliyor. Türkiye’de son dönemde artan SPA merkezlerinin yanında tamamen SPA’ya odaklanmış oteller de kurulmaya başlandı.
Kış Turizmi Türkiye’nin coğrafi ve jeolojik konumu nedeniyle büyük önem taşıyan kış turizmi, son dönemde artan bir ilgiye sahip. “Kristalize kar dokusu” sayesinde dünyada sayılı kayak merkezlerine sahip olan Türkiye, tesislerin artması ve yapılan yatırımlar ile yoğun bir ilgi görüyor. Özellikle Rusya ve Hollanda’dan yüksek sayıda turist Türkiye’yi tercih ediyor.
Yayla Turizmi Yayla turizmi, doğayla iç içe yaşamayı sevenlerin veya macera tutkunlarının günübirlik veya kısa süreli konaklama amacıyla yüksek rakımlı yerlerde yaptıkları bir tatil türü. Türkiye, sahip olduğu iklimsel özellikler, doğa, kırsal ögelerin ağırlık kazandığı geleneksel yaşam biçimi ile dikkat çekiyor. Dağcılık/tırmanış, atlı doğa gezisi, trekking, yamaç paraşütü, flora/fauna incelemesi, safari vb. doğa sporlarına son derece uygun olan doğası yakın gelecekte daha çok turistin Türkiye’yi keşfedeceğinin göstergesi… Burada kritik olan nokta ise Türkiye’nin kendine özgü doğal ve kültürel değerleri olan yaylaların ve yayla yaşamının, koruma ve kullanma dengesinin dikkate alınması.
Kongre Turizmi En büyük toplu turizm alanı olan kongre turizminin ekonomiye sağladığı değer tartışılmaz… Bir tarih ve kültür cenneti olan Türkiye ise Istanbul’un da gücüyle dünyanın önemli kongre merkezlerinden biri olmaya aday. 1. sınıf otel, konaklama ve konferans tesisi zenginliği, dünyanın önemli merkezlerine yakınlık vb. bu yönde cazibeyi arttırıyor. Ancak yine de potansiyelin değerlendirilmediğine dikkat çekiliyor. Yakın gelecekte yapılacak önemli yatırımlarla, Türkiye’nin bir kongre merkezi haline getirilmesi sıcak bir gündem konusu.
Gençlik Turizmi Gençlerin kendini geliştirmesi için kolay ve ucuz seyahat etmelerini sağlayan sistemlerin yaratıldığı bu turizm alanı yüksek gelir yaratmasa da sosyal bir içeriğe sahip. Bu sektörde gençler için güvenilir, temiz ve uygun fiyatlı dinlence ve eğlence imkânlarının yaratılarak turizme katılımlarının sağlanılması amaçlanıyor. Eğitim dışı zamanlarda yerli ve yabancı gençlerin bir amaç çerçevesinde çıktıkları seyahatlerde kültürler arasındaki iletişim de güçlendiriliyor. Uzun vadede, Türkiye’nin tanıtımı için yarar sağlayacak bir turizm türü olarak düşünmek de mümkün. Günümüzde insanların yoğunluğunu ve kısıtlı zamanını göz önünde bulundurarak, hayalindeki tatil için alternatifler sunan turizm sektörü, seyahati yeni bir “deneyime” ve keşfe dönüştürüyor.
“Kristalize kar dokusu” sayesinde dünyada sayılı kayak merkezlerine sahip olan Türkiye, tesislerin artması ve yapılan yatırımlar ile yoğun bir ilgi görüyor.
Kaynak: KobiFinans Dergisi 14. Sayı
|
| |
|
| |
|
Bu yazı
4246 kez okundu. |
| |
|
Bu yazı hakkında yorum yapılmamış.
|
| |
|
|
|
|
|
|
|