|
Türkiye’nin 2002 yılı hazır giyim üretimi 2,644 trilyon TL tutarında gerçekleşmiştir (1998 fiyatları ile). 2003 yılı tahmini üretim değeri ise 2,808 trilyon TL’dir. Buna göre 2003 yılı hazırgiyim üretiminin imalat sanayi üretimi içindeki payı yüzde 7.9 civarındadır.
Devlet İstatistik Enstitüsü’nün yayınladığı 2002 Genel Sanayi ve İş Yerleri Sayımına göre ülkemizde hazırgiyim üretiminde yaklaşık 35.000 firma faaliyet göstermektedir. Hazırgiyim sektörü GSMH, istihdam ve ihracat açısından Türkiye’nin en önemli sektörlerinden biridir. Türk hazırgiyim sektörü dünyanın 4. büyük hazır giyim ihracatçısı konumundadır. Bugün, hazır giyim sektörü, üretim ve istihdamdaki büyük ağırlığıyla ülkemiz ekonomisinin lokomotif sektörlerinden birisi konumundadır. 2004 yılında hazırgiyim sektörü ihracatının, Türkiye’nin toplam ihracatı içindeki payı yüzde 17.1 olarak gerçekleşmiştir. Sektörün iplik, kumaş gibi ara mamul ihtiyacı büyük ölçüde yurt içinden karşılanmakla birlikte, bazı ürünlerin ithalatı da gerçekleştirilmektedir. Türkiye’de üretilen hazır giyim ürünlerinin büyük bir kısmını pamuklu ürünler oluşturmaktadır.
Sektör üretiminin yaklaşık yüzde 70’i ihraç edilmektedir. Yine, ihraç edilen ürünlerin yaklaşık yüzde 80’i pamuklu ürünlerdir. Türk hazırgiyim sanayi esnek üretim yapısına sahip olup, değişen moda eğilimlerine kolayca uyum sağlayabilmektedir.
Sektördeki üreticilerin büyük çoğunluğu küçük ve orta ölçekli işletmelerden oluşmasına rağmen sektörde önemli sayıda büyük işletme mevcuttur. Sektörün en büyük sorunları arasında finansman ve enerji maliyetlerinin yüksekliği, markalaşamama ve firmaların sermaye yapılarının güçsüz olması yer almaktadır.
Sektörün sahip olduğu başlıca avantajları ise hızlı teslimat, hedef pazarlara olan yakınlık, geniş ürün yelpazesi, tekstil ve terbiye sanayinin gelişmiş olması olarak sıralayabiliriz. Dünyada, özellikle gelişmiş ülkelerde çevre, kalite, sağlık vb. alanlarda yaşanan gelişmelerin bir sonucu olarak bu konularla ilgili çeşitli düzenlemelere ve uygulamalara gidilmektedir.
Bugün, hazır giyimde en önemli pazarımız olan AB’de çevre ve sağlıkla ilgili olarak yaşanan gelişmelerin bir sonucu olarak, pek çok ürünün yanı sıra tişörtler için AB çevre etiketi geliştirilmiştir. Firmalarımız da son yıllarda bu gelişmeleri yakından takip etmekte ve çevre etiketlerine artan bir oranda ilgi göstermektedirler. Sektör Avrupa’da uygulamaya konan çevre ve sağlıkla ilgili düzenlemelere uyum sağlamıştır.
Azo boyar maddelerle ilgili özellikle Almanya’da başlayan gelişmelerin bir sonucu olarak, 1 Mart 1995’den itibaren söz konusu boyar maddelerin Türkiye’de üretimi, kullanımı ve ithali ile söz konusu aminlerin boyar madde üretiminde kullanımı yasaklanmıştır. Son yıllarda, tekstil ve hazırgiyim sektöründe kalite unsuruna gösterilen ilgi artmakta, buna bağlı olarak da kalite yönetim sistemlerine uygun faaliyet gösteren firmaların sayısı hızla yükselmektedir.
Hazırlayan: Ümit Sevim– Alpaslan Emek Kaynak: www.igeme.org.tr
|