|
Asya’daki düşük maliyet avantajına sahip ülkelerin yarattığı rekabetten etkilenmeyen Türk ihracatçıları, birkaç yıl önce AB ile aralarında tesis edilen gümrüksüz alandan yararlanıyorlar. Yabancı ülkelere yapılan satışın artmasıyla birlikte yılın ilk kısmında konfeksiyon ihracatı toplam ihracatın yüzde 28’ini oluşturdu. Denizli Tekstil ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği’nden alınan bilgiye göre, yılın ilk yarısında Almanya’ya yapılan ihracat yüzde 40 ve İngiltere ile Fransa’ya ise sırasıyla yüzde 22 ve yüzde 28 oranında arttı. Bursa İhracatçılar Birliği ise Ocak-Mayıs döneminde Almanya’ya gerçekleştirilen konfeksiyon ihracatında yüzde 34 oranında bir artış olduğunu duyurdu ve bu oranın Fransa için de yüzde 37’lere vardığını belirtti. Yılın ilk çeyreğinde Türk Lirası’nın Euro karşısındaki düşük seviyesinin yanısıra, Uzakdoğu’da yaşanan SARS krizi de Türk ihracatçılarının yararına oldu ve AB’deki alıcılar Hong Kong ve Çin yerine Türkiye’ye yöneldi. Türk ekonomisi, 2001 yılındaki kriz nedeniyle GSYH’de yaşanan yüzde 10’luk düşüşün ardından halihazırda keskin bir sıçrama yaşıyor. Ancak, Türk Lirası’nda görülen yükseliş yılın ikinci yarısında ihracatta yaşanan büyümeyi kısıtlayabilir.
ABD Ticaret Departmanı’ndan alınan bilgilere göre, Nisan ayında Türkiye’den yapılan konfeksiyon ithalatı miktar bazında sadece yüzde 3.61 oranında yükseldi. Yılın ilk beş ayında ise Türkiye’den yapılan konfeksiyon ithalatı değer bazında yüzde 14 oranında artarak 423 milyon dolar olarak gerçekleşti. Kategori 339’da (örme giyim eşyası, Tişört ve sweatshirtler dahil) Türkiyenin ihracatı değer bazında yüzde 33 oranında ve Kategori 348’de (pantalon) yüzde 43 oranında arttı.
Washington, Türkiye’nin Amerika’dan istediği daha yüksek ihracat talebini defaatle reddetti. Amerika Türkiye’nin belirli bölgelerinde ihracatçılara gümrüksüz erişim hakkını vermeye hazır, ancak halihazırda Nitelikli Sanayi Bölgeleri denilen bu bölgelere tekstil sektörünün dahil edilmesi konusu kesinlik kazanmış değil, görüşmeler tamamlanamadı. Amerikalı yetkililer bu talebi gerçekçi bulmadıklarını söylüyorlar.
18 aydan daha az bir süre içinde Çin’in AB ve ABD pazarlarından ek pay almasıyla birlikte, Türk ihracatçıları tekstil kotalarının kaldırılması ile de karşı karşıya kalmak zorunda kalacaklar. Türkiye şu anda AB pazarına ve üretim kapasitesinin önemli bölümünü transfer ettiği Doğu Avrupa ülkelerine olan coğrafi yakınlığının avantajını yaşıyor. Türkiye’nin Rusya, Romanya ve Bulgaristan’a tekstil ihracatı yılın ilk yarısında yükseldi. Ancak, kota sonrası dönemde AB’li alıcılar siparişlerini kolaylıkla düşük maliyetli Asya ülkelerine kaydırabilecekler.
|