KobiFinans Türkiye' nin en büyük kobi portalı
Anasayfa Site Haritası English
 
   02 Aralık 2008, Salı
DERGİMİZ FORUM ÜYE SORGULAMA İLAN PANOSU
Ambalaj
Bilişim
Demir - Çelik
Deri - Ayakkabı
Elektronik
Enerji
Gıda/İçecek
Haberleşme
Hayvancılık
Kimyasal - Plastik
Madencilik
Makine - Metal
Mobilya/Orman Ürünleri
Otomotiv
Perakende
Sağlık
Tarım
Taşıma - Lojistik
Tekstil - Giyim
Turizm
Yapı - İnşaat


En Çok Okunanlar

Kitap Tanıtım
Girişimcinin Silahı : İş Planı

Paul BARROW

Ekonominin Dinomosu Küçük Ve Orta Büyüklükte İşletmeler Rehberi

Ercan ALPTÜRK

Tekstilin Geleceği
Tekstil ve hazırgiyim ihracat-ithalatında bugünkü trendin sürmesi halinde 2013 yılında Türkiye net ithalatçı ülke haline gelecek. Sektördeki dış ticaret açığı 3.8 milyar doları bulacak. Liderliği korumak için yeniden yapılanma şart.

9. Kalkınma Planı için oluşturulan Tekstil Özel İhtisas Komisyonu, “Sektör yeniden yapılanmazsa 2013’e kadar tüm ekonomiyi de beraberinde sürükleyerek bitme noktasına gelir” uyarısında bulundu. Komisyonun hazırladığı raporda, 2007-2013 döneminin sektör için hayati nitelikte olduğu belirtilerek “Sektör ya gün geçtikçe rekabet gücünü kaybederek kontrolsüz bir şekilde küçülecek ya da daha da güçlenmiş bir şekilde lider pozisyonunu sürdürmeye devam edecek” denildi. Tekstil ve konfeksiyondaki ithalat artışının en temel sorun olduğu vurgulanan raporda, “Böyle giderse 2013 yılında yurtiçinde Türk kumaşıyla imal edilmiş hazırgiyim ve ev tekstili ürünü kalmayacaktır” denildi. Raporda, sektördeki başıboş gidişin durdurulması için “A’dan Z’ye yeniden yapılanmanın” şart olduğuna dikkat çekildi.

2007-2013 yılları arasında uygulanacak 9. Kalkınma Planı’na temel oluşturacak metinlerden biri olan “Tekstil Özel İhtisas Komisyonu Raporu” tamamlandı. Birçok çarpıcı tespitin yer aldığı raporda dikkat çeken bazı bölümler şöyle oldu:
*Hazırgiyim ve konfeksiyon sektöründe en temel maliyet kalemi hammaddeyken tekstilde hammaddenin yanı sıra insan kaynakları da önemli maliyet kaynakları arasında bulunuyor. Uzun dönemde sektörün maliyet yapısının uluslararası ortalamalara veya Türkiye’nin rakibi olan ülkelerin ortalamasına yakınlaşması gerekiyor. Aksi takdirde sektör, rekabet gücünü koruyamaz.

*Türk tekstil ve konfeksiyon sanayii KOBİ ağırlıklı bir sektör olup, özellikle hazırgiyim sanayiindeki kayıtdışılığın yüzde 50’nin üzerinde olması nedeniyle işletme sayısı hakkındaki tahminler bile çok büyük farklılıklar gösteriyor. Verilere göre konfeksiyon sanayiinde çalışanların yüzde 80’nine yakın bir kısmı kayıtdışı çalışıyor. Tekstil ve hazırgiyim sektöründe ise kayıtdışı istihdam oranı yüzde 62 düzeyinde bulunuyor.

*Tekstil ile hazırgiyim ve konfeksiyon sektörleri birlikte değerlendirildiğinde, bu sektörlerin 2004 yılı ithalatının 7.7 milyar dolar düzeyine çıktığı görülür. Bu iki sektörün toplam ithalatının 1999 yılında 3.2 milyar dolardan 2004 yılında 7.7 milyar dolara çıkması oldukça büyük bir artışın olduğunu göstermektedir. İthalat artışı iki kattan fazla olmuşken eş dönemde ihracat 9.8 milyar dolardan 17.6 milyar dolara çıktı.

*Türk hazırgiyim ve konfeksiyon sanayii gittikçe artan oranda ithal girdi ile çalışan bir sanayi haline gelmeye başladı. 2005 yılında Türk hazırgiyim ve konfeksiyon sanayiinin toplam üretiminde kullandığı tekstil malzemelerinin yüzde 42’si, ihraç ürünlerinde kullandığı tekstil malzemelerinin de yüzde 67’si ithalatla karşılanır hale geldi.

*Tekstil Özel İhtisas Komisyonu’nun yaptığı hesaplara göre 2001 krizinden sonraki 4 yılda tekstil ve konfeksiyonda dış ticarette süren trendin aynen devam etmesi durumunda, 2013 yılında Türk tekstil sanayii teoride tamamen ölmüş olacak.

*Türk tekstil ve konfeksiyon sanayiinin şu anda yaşadığı en önemli güncel sorun, fiyat tutturamaması. Türkiye’de üretim yaptığı takdirde maliyetlerin yüksekliği nedeniyle rekabet gücü kalmayacağı için son yıllarda üretimini tamamen veya kısmen yurtdışına (başta Özbekistan, Türkmenistan, Romanya, Bulgaristan, Mısır, Ürdün ve Çin olmak üzere) kaydıran tekstil ve konfeksiyon firması sayısı 100’ü buldu.

*Dinamik bir gelişme stratejisi belirlenmediği için sektör 8. Kalkınma Planı döneminde plansız, programsız bir şekilde, sonuçta da sağlıksız bir büyüme gösterdi. Sektörün güncel sorunlarına acilen çözüm bulunmadığı takdirde, sektörün, arkasından tüm ekonomiyi de sürükleyerekten hızlı bir çöküntü içerisine girme tehlikesi var.

Yeniden Yapılanma Kaçınılmaz
*Sektörün elyaf üretiminden nihai mamul üretimine, tasarımdan kaliteye, satın almadan pazarlamaya, işçi eğitiminden yönetici eğitimine, Ar-Ge’den organizasyona, ürün tiplerinden üretim yerlerine, şirketlerarası ilişkilerden sektör kamu ilişkilerine kadar, kısacası A’dan Z’ye kadar akla gelen tüm konularda yeniden yapılanma gerçekleştirmesi kaçınılmaz bir zorunluluk haline geldi.

*9. Plan Dönemi, Türk tekstil ve konfeksiyon sanayii için hayati önem taşıyan bir dönem. Sektör ya şimdiye kadar olduğu gibi plansız, programsız, başıboş bir şekilde yoluna devam edecek ve gün geçtikçe rekabet gücünü kaybederek kontrolsüz bir şekilde küçülecektir veya bilinçli bir şekilde gerçekleştirilecek yeniden yapılanma sayesinde, daha da güçlenmiş bir şekilde lider pozisyonunu sürdürmeye devam edecek.

*Böyle giderse, 2013 yılında yurtiçinde Türk kumaşıyla imal edilmiş hazırgiyim ve ev tekstili ürünü kalmayacak. Yurtiçinde satılan hazırgiyim ve ev tekstili ürünlerinin tamamı ya dikilmiş olarak ya da kumaş olarak ithal edilen ürünler olacak. Buna göre 2013 yılında, Türkiye, tekstil ve konfeksiyon ürünleri dış ticaretinde net ithalatçı ülke durumuna gelecek ve dış ticaret 3,8 milyar dolar açık verecek. Sonuç olarak ithalat ve ihracatta şimdiki trend sürerse 10 yıl içerisinde Türkiye tekstil-hazırgiyim üretim ve ihracatının iyice gerilediği, tekstil ithalatının en aza indiği, hazırgiyim ve konfeksiyon ithalatının zirveye çıktığı, bir kısım Türk konfeksiyon sanayicisinin yurtdışında iç pazar ve 3. ülkelere ihracat için üretim yaptırtarak kendini kurtardığı bir ülke haline gelecek.

Türkiye Zaten Uzakdoğu Kulvarından Çıktı
Süleyman Orakçıoğlu/İstanbul Hazırgiyim İhracatçıları Birliği Başkanı
Türkiye bir değişim süreci içerisinde. Moda endüstrisinde merkez olma yolunda emin adımlarla ilerliyoruz. Hiçbir şey tesadüflerle olmuyor. Bu değişim sürecinde tabii ki sıkıntı çekeceğiz. Ancak battık bittik nidaları atarak bir yere ulaşamayız. İspanya’nın İtalya’nın da yaşadığı bu süreci biz de atlatabilecek güçteyiz. Bugün bilgi ve tasarım ruhu arasında işbirliği oluştu. Hayata geçirdiğimiz onlarca proje var ve bunların faydasını 3-4 sene sonra alacağız. Biz zaten ucuz iş gücüne sahip Uzakdoğu kulvarından çıktık. Bu tür raporlar masa başında hazırlanıyor. Biz bu raporlardan ziyade pratikte yaşananları ve yaşayanların çalışmalarını önemsiyoruz.

Kaynak: Referans Gazetesi/Hacer Boyacıoğlu

 
 
Bu yazı 15627 kez okundu.
Bu yazı hakkında yorum yapılmamış.

İhracat
İthalat
Tekstil Sektörünün Yapısı
 
  Üyelik Girişi
Haberler
Tekstilci Siparişlerde Düşüş Beklemiyor

21/11/2008

Avrupa’daki Daralma Türkiye İçin Fırsat

10/11/2008

Röportaj
"İş Hayatında Çok Katı Olmam Eleştirilir"
Yalçın AYAYDIN

"İlk Günkü Heyecanımı Hiç Kaybetmedim"
Abdullah KİĞILI

Konuk Yazar

Kadir DİKBAŞ
Tekstilin Modası Mı Geçti?

Recep ŞENYURT
Adanalı Tekstilci Acil Eylem Planı İstiyor

Başarı Öyküleri
Öncü Tekstil, Sektöründe Bir İlki Başardı
Türk tekstilinin, rekabet sorunlarını inovasyon...

Uşaklı Bozoğlu Tekstil, Enerji Tasarrufu Sağlayan Keçe Üretti
Uşak’ta battaniye, döşemelik kumaş, polyester elyaf ve teknik tekstil (...

Analiz-Araştırma
Tekstil İhracatı Artıyor
Türkiye İhracatçılar Meclisi verilerine göre, tekstil sektörünün 2006 yılı ih...

21/11/2008

BİZİ TANIYIN  | ÇÖZÜM ORTAKLARI  | SIKÇA SORULAN SORULAR  | GÜVENLİK GİZLİLİK  | REKLAM  | KobiFinans RSS
KobiFinans'ı Öner Sık Kullanılanlara Ekle Ana Sayfam Yap Bize Ulaşın
KobiFinans, bir Finansbank Kobi Bankacılığı hizmeti olup her hakkı Finansbank A.Ş.'ye aittir. © 2008
Content by Kolay İçerik