Lojistiğin uygulamasındaki temel kavram tüketici ihtiyaçlarının karşılanması koşuludur. Tüketicilerin beklentilerinin üzerinde hizmet sunabilen lojistik şirketler yaşayacak, diğerleri ya rekabet etmek için fiyatlarını indirecekler yani yaşayabilmek için zorunlu olan karlarını azaltacaklar, ya da bu sektörden çekileceklerdir. Küresel rekabet artık rakiplerinin yaptığını değil yapamadıklarını başaran şirketlerin çalışmaları ile yapılmaktadır.
Tüketicilere bu hizmetleri verirken diğer tüketicilerin yani kent sakinlerinin de rahatını, yaşam kalitesini bozmamak şarttır. Kentsel lojistik bize bir yandan tüketim noktalarına en hızlı, en doğru, en hasarsız ve en güzel planlanmış taşımayı yapmayı öğretirken; diğer yandan verilecek hizmetlerin şehirde trafik sıkışıklılığına neden olmamasını, insan sağlığını tehlikeye atmamasını, sadece bu gün için değil yıllarca sonra da kullanılabilen bir alt yapıyı kurmamızı öğretmektedir.
Lojistiğin şehirlerde yaşayanları rahatsız etmeden gerçekleştirilmesi belediyelerin sorumluluğundadır. Belediyeler bu çalışmayı kentsel planlama çalışmaları ile gerçekleştirirler. Kentlerine kadar büyüyeceğini, gelecekteki araç sayısına göre trafik planlamasını, üretim alanlarını, kente giriş ve çıkış noktalarını, tüketim bölgelerindeki malzeme dağıtımını bu kent planları içine alırlar. Yani lojistik bir kent planlamasının en önemli unsurlarının başında gelmektedir.
Uluslararası kara, demiryolu taşımalarını doğrudan, deniz taşımasını da kısa bir taşıma mesafesinde değerlendirecek ve şehir içine üretim veya tüketim noktalarına rahat bağlanabilecek kara terminali doğru bir seçimdir. Kısa zaman içinde başlanması ve bitirilmesi gerekmektedir.
Kaynak: Dünya Gazetesi / Atilla Yıldıztekin
|