KobiFinans
anasayfa Anasayfa
favorilere ekle Favorilerime Ekle
arkadaşına öner KobiFinans'ı Öner
rss RSS
Detaylı Arama
sub-bg-left
09 Şubat 2012 Perşembe
FORUM ÜYE SORGULAMA EĞİTİM MERKEZİ
sub-bg-right
Ambalaj
Bilişim
Demir - Çelik
Deri - Ayakkabı
Elektronik
Enerji
Gıda/İçecek
Haberleşme
Hayvancılık
Kimyasal - Plastik
Madencilik
Makine - Metal
Mobilya/Orman Ürünleri
Otomotiv
Perakende
Sağlık
Tarım
Taşıma - Lojistik
Tekstil - Giyim
Turizm
Yapı - İnşaat
En Çok Okunanlar
İlgili Linkler

Kitap Tanıtım
Entegre Lojistik Yönetimi
Murat ERDAL & Ömer Faruk GÖRÇÜN&Özhan GÖRÇÜN&Mehmet Sıtkı SAYGILI

Lojistik / Tedarik Zinciri Yönetimi
M. Hakan KESKİN


Krizde Tedarik Zinciri Yönetimi Nasıl Yapılır?


Cafer SALCAN
KobiFinans Lojistik&Tedarik Zinciri Yönetim Danışmanı
Krizde Tedarik Zinciri Yönetimi Nasıl Yapılır? Bugüne kadar kriz anında hızlı reaksiyon gösterip, mali piyasalardan kaynaklanan krizleri çok rahat alt edip üste çıkmıştık. Bu krizin kaynağı da mali sektördeki türev ürünlerden oluşsa da bizde yarattığı etki mali sektör açısından daralmadan çok, iş gücü azalımı, güven endeksindeki düşüş şeklinde bir yansıma olarak görünmektedir.

Bazı piyasalar derin bir resesyona doğru gidiyor, bazıları bu resesyona girmiş durumda. Bu belirsizlik, güven endeksindeki düşüş, tüketimdeki yaratılan ani frenleme, negatif beklentilerden dolayı piyasaların tedirginleştiği görünen bir gerçek olarak karşımızda durmaktadır. İşletmelerin bu kriz durumunda maliyetleri düşürmek için acilen önlen almaları gerekmektedir. Bu önlemler genelde direkt olarak iş gücünü azaltmak, bazı giderleri  (reklam, ağırlama, kırtasiye, seyahat vb) kısmak olarak algılanmaktadır. Bunlar klişe, bilindik ama ne kadar faydalı olacağı tartışılacak çözümlerdir.

Kriz döneminde, var olan müşteriyi elinizde tutmak, yeni pazarlar yaratmak, dış ticareti etkin kılmak, tedarikçilerle ilişkileri farklı bir şekilde ele alıp, envanter maliyetlerini düşürmeyi sağlamak, dağıtım, depolama, nakliye maliyetlerini küçültmek, satın alma maliyetlerini optimize etmek, üretim planlama mantığını (stoğa üretim veya siparişe üretim yapan işletmeler için özellikle önemli) ve üretim stratejisini yeniden ele almak, işletme verimliliği yükseltmek, hızlı bir şekilde ele alınması gereken konular arasında yer alıyor. Bu durumda, ilgili departmanların kendilerine sormaları gereken soruları şöyle sıralayabiliriz:

Satın alma yöneticileri: Çok fazla tedarikçiden çok, sık ürün tedariği yapıyorsanız: Satın alma teknikleri ile tedarikçilerimi daha iyi daha etkin nasıl yönetebilirim? Tedarikçilerimden aldığım hammaddenin yarattığı stok maliyetini düşürebilir miyim?

Lojistik yöneticileri: Lojistik yönetimi işinizin önemli bir parçası ise: Lojistik maliyetlerini büyük bir oranda düşürmek, şirkete ne kadar ek kar yaratır? Müşteri mutluluğunu artırmak için hızımı artırmam gerekiyor mu? Hem hızımı arttırıp, maliyetlerimi de yükseltmeden lojistik süreçlerimi yönetebilir miyim?

Tedarikçilerden gelen malları yönetmekte, oluşan nakliyeyi azaltmakta problem yaşıyorsanız: Tedarikçilerden gelen malı daha hızlı nasıl işletmeme getirip, nasıl stoksuz çalışabilirim?  KANBAN sistemlerine uygun modeller nelerdir?

Dağıtım hızını artırmak, maliyetleri de düşürmek zorunda olduğunuz bir sektör içinde iseniz: Dağıtım Lojistiği önemli bir maliyet mi, rekabetimde ne kadar önemli? Kargo ve nakliye şirketleri ile nasıl sistemler üzerinde çalışabilir ve dağıtım maliyetlerimi düşürebilirim?

Depolarınızda çok personel çalışıyor, depo alanlarınız büyük ve maliyetleriniz de yüksek, mal sevk hızının değişken ve sıkıntılı ise: Depolamada verimlilik kavramı nedir? Ufak değişikliklerle verimliliğimi artırıp, maliyetlerimi nasıl düşürebilirim.

Üretim yöneticileri: Envanter maliyeti, yükselen enflasyon oranına paralel olarak tüm maliyetler içinde yüksek bir orana sahip ise: Envanter maliyetlerimi, stok seviyesini dönemsel çalışılan bir sektör içinde nasıl dengeleyebilirim?

Dış ticaret yöneticileri: Dış ticarette mevzuatlar, ihracat ve ithalattaki darboğaz veya finansal riskleri görmekte problem yaşıyorsanız: Dış ticarette mevzuatlara hakim miyiz? Yeni pazar yaratabilir miyiz? Bu pazarlarda kalıcı olmak için tedarik zincirimi nasıl etkin kullanabilirim? Dış ticarette ödeme şekilleri, sigorta konuları risklerimi nasıl en aza indirir?

Satış ve pazarlama yöneticileri: Dönemsellik ve müşteri taleplerindeki değişim, sürekli karşınıza çıkıyorsa: Talep planlama, müşterilerin dönemsel olarak hangi ürüne ne kadar ihtiyacı olacağını bilmek demek olduğundan, iyi bir talep planlama ile bu değişimi ve ürün talep miktarlarını ölçebilir miyim? Dış pazarda ürünlerime talep olur mu? Kar marjını, satış cirosunu korumak adına, daralan pazarın yaratacağı darboğaza karşın, yeni müşteriler yaratabilir miyim? Ürün kampanyaları ile hangi hedeflere ulaşabilirim, bu ürün satışlarıma etki sağlar mı? Vadelendirme, nakit akışımı etkiler mi? Dönemsel kredi ihtiyaçlarımı doğru vadelendirme ile nasıl minimize edebilirim? Müşteri beklentisini bu dönemde doğru ölçerek, mevcut müşterimi kaybetme risklerimi, rakiplerime göre nasıl en aza indirebilirim?

Bu sorulara cevap bulmak için, şirketinizde konusuna hakim uzmanlara ihtiyacınız olacaktır...

Siparişle Üretim yapan Şirket Modelleri
Sipariş bazlı çalışan şirketlerin en büyük riski belirsizliktir. Talebin ne şekilde, nasıl ve ne zaman geleceği bilinmediğinden, bu belirsizlikte kısa sürede, hızlı cevap vermek, hangi üründen ne kadar stok tutacağınıza dair sorulara cevap bulmak, bir mühendislik, bir analiz ve büyük planlama gerektirir.

Sürekli Üretim/Stoğa Üretim Modelleri
Standart ürünler, çevrim zamanı kısa, cevap verme hızı yüksek olan ürünleri üreten bu şirketlerin sıkıntısı, hızlı ve çok miktarlarda hammadde tedariği, stoklu çalışma zorunluluğu, üretim bantlarının durması durumunda ortaya çıkan duruş maliyetleridir.

İş Ortağımız: Tedarikçiler
Tedarikçiler, yalnızca ürü temin edilen şirketlerden çok, iş ortağımız olmalıdır. Örneğin, Japon Toyota’nın tedarik zincirinin rekabet avantajı analiz edildiğinde:

* Yüzde 18’in içsel rekabet avantajından,

* Yüzde 40’ın alt üreticileri ile bağlantısından,

* Yüzde 42’sinin daha alt düzeydeki bağlantı elemanlarından sağlandığı tespit edilmiştir.

Toyota bu noktada, temel tedarikçilerini yalnızca kendisi ile çalışmasını sağlamış, sermaye aktarımı yolu ile bu şirketlere ortak olarak, General Motors’un bu şirketlerle iş ilişkilerini kesmiştir.

Diğer yandan, günümüz otomotiv devlerinin, tedarikçilerle bir takım modeller geliştirerek çalıştığını ve envanter yönetimi ve maliyetlerinin düşürülmesi, planlama noktalarında da, bu ilişkilerini güçlendirdiklerini görüyoruz.

Tedarikçi Yönetimindeki Envanter (VMI)
Tedarik Yönetimindeki Envanter’i (VMI), envanter yönetim sistemine tedarikçilerin de katılımının sağlanmasına yönelik bir model olarak tanımlayabiliriz. Envanterin tedarikçiler tarafından izlenmesinin sağlanması, tedarik edilecek ürünlerin, sistem tarafından izlenmesi, toplama rutlarının hazırlanması ve tedarikçilerin de bilgilendirilmesi suretiyle ürünlerin toplatılıp, depoya getirilmesi veya üretim bantlarının beslenmesi süreçlerinin optimum seviyede çalışmasının sağlanmasıdır.

Bu model ile sürekli satın alma yaptığımız ürünler için, tedarikçinin de optimum stokla çalışması, bizim de stoklarımızı optimum, hatta günlük haftalık seviyelere çekmemiz için geliştirilmiş bir modeldir. Az satın alma eforu, yüksek tedarik planlama, düşük envanter, etkili tedarikçi yönetimi anlamına gelen VMI, bir ortak çalışma kapsamında stokların tedarikçilere açılması anlamına geliyor.

Bu sistemin amaçlarını şöyle sıralayabiliriz:

* Satış ve servis seviyelerini artırmak,

* Kullanılabilir envanteri artırmak,

* Sistemin içerisindeki toplam envanteri azaltmak,

* Üretici/tedarikçi/hizmet veren şirketin, üretim veya tedarik programını etkin kılmak.

Bu sistemde, müşteri stoklarının yönetimi tedarikçinin kontrolünde bulunuyor. Stoğun ne zaman ve ne miktara yenileneceğine tedarikçi şirket karar veriyor.
Tedarik zinciri üzerinde entegrasyonu ve uyumu hedefleyen bu model,  EDI veya internet üzeriden, elektronik veri alışverişi sağlanıyor.

Bu sistemin avantajları ise şöyle sıralanabilir:

* Tedarik zincirinde, şirket-tedarikçi arasındaki birlikteliği ve ortak çalışma ruhu gelişir,

* Üreticinin, tedarikçi için tahmini kolaylaştırır,

* Müşteri veya alıcının envanter takip iş yükünü azaltır,

* Kısa sürede uygulanabilir ve sonuç alınabilir. Yalnızca veri tabanının tedarikçiye açılması noktasında, bir ara yazılıma ihtiyaç vardır,

* Özellikle tedarikçinin iç süreçlerinde rahatlama sağlar,

* Özellikle envanter ve tedarik maliyetlerinde ve satış rakamlarında iyileşme sağlar,

* İstenirse ortaklaşa planlamaya kadar gidilebilir.

Özetle, krizde öne çıkmak, envanter, depolama, dağıtım, satın alma, dış ticaret, üretim ve planlama, nakliye maliyetlerini küçültmek, riskleri minimize etmek, yani iyi bir tedarik zinciri yönetiminden geçer. İyi bir planlama, iyi bir envanter yönetimi, iyi bir depo yönetimi, iyi bir dağıtım yönetimi, iyi bir tedarik, iyi bir müşteri hizmetleri, iyi bir… Buradaki “iyi”lerin sayısı çok fazla olduğundan, tedarik zincirimizin, müşteri ve tedarikçilerle ilişkide olması, bir iş gücünün bu modeli etkin yönetmesi gerekliliğini de ortaya çıkarıyor.

 
 
Bu yazı 2672 kez okundu.
Bu yazı hakkında yorum yapılmamış.
 
Üyelik Girişi
Üye Olmak İstiyorum
ebultenkayit
Aylık KobiFinans E-bülten'e üye olmak için lütfen bilgilerinizi doldurun.
kobifinans “Üretim ve Tüketim Sürdükçe, Lojistik Sektörü Önemini Koruyacak”
Alican ULUSOY

kobifinans Dede Kamyon, Baba TIR’la Yola Çıktı, Torunlar 5 Yılda 10 Havaalanı Taşıdı
Berna AKYILDIZ
 
Sürdürülebilir Rekabet İçin; Lojistik Denetim
Süleyman DİLSİZ

Hollanda’nın Lojistik Sektörü Türk Yatırımcılar İçin Çok Cazip
Didem ERYAR ÜNLÜ
 
Dubai’de 100 Milyon Dolarlık Lojistik Zinciri Kurdular
kobifinans Türk lojistik şirketleri, artık Afrika'dan ...

ABD’de Eğitim Gördü, Tır Filosunun Başına Geçti
Konya'da faaliyet gösteren Darbazlar Petrol ...
 
footer-left
Bizi Tanıyın Çözüm Ortakları Güvenlik ve Gizlilik Sıkça Sorulan Sorular Reklam Ödüllerimiz
Ana Sayfam Yap Bize Ulaşın Site Haritası
KobiFinans, bir Finansbank Kobi Bankacılığı hizmeti olup her hakkı Finansbank A.Ş.'ye aittir. © 2010