KobiFinans
anasayfa Anasayfa
favorilere ekle Favorilerime Ekle
arkadaşına öner KobiFinans'ı Öner
rss RSS
Detaylı Arama
sub-bg-left
09 Şubat 2012 Perşembe
FORUM ÜYE SORGULAMA EĞİTİM MERKEZİ
sub-bg-right
Ambalaj
Bilişim
Demir - Çelik
Deri - Ayakkabı
Elektronik
Enerji
Gıda/İçecek
Haberleşme
Hayvancılık
Kimyasal - Plastik
Madencilik
Makine - Metal
Mobilya/Orman Ürünleri
Otomotiv
Perakende
Sağlık
Tarım
Taşıma - Lojistik
Tekstil - Giyim
Turizm
Yapı - İnşaat
En Çok Okunanlar
İlgili Linkler

Kitap Tanıtım
Entegre Lojistik Yönetimi
Murat ERDAL & Ömer Faruk GÖRÇÜN&Özhan GÖRÇÜN&Mehmet Sıtkı SAYGILI

Lojistik / Tedarik Zinciri Yönetimi
M. Hakan KESKİN


Demiryolu Taşımacılığında Yolcu ve Yük Taşımacılığı

Demiryolu taşımacılığı dünyada olduğu gibi Türkiye’de de yolcu ve yük taşımalarının birlikte, aynı altyapının kullanılarak yapıldığı taşımacılık olarak gelişti.

Gelişmiş batı ülkeleri, yolcu ve yük taşımacılığının amaç ve hedeflerindeki farklılaşmanın sonucu olarak, yolcu ve yük taşımacılığını ayırarak, her birini kendi içerisinde uzmanlaşmış taşımacılığa doğru yöneltmeye başladı. Yolcu taşımacılığında hızlı trenler, metro sistemleri gibi uzman taşımacılık sistemleri gelişirken, yük taşımacılığında da benzer değişimin olduğu gözleniyor. Yük taşımacılığında münferit vagonlarla yapılan taşımacılık yerini, ticari yüklerde dökme yükün paket, palet veya konteyner yükü haline dönüşmesi ve hacmin büyümesiyle  ilk etapta tam tren taşımacılığına bıraktı. Bir başka dönüşüm, yüklerin daha çok çıkış ve varış yerleri olan deniz ve demiryolu terminallerinin, yüklerin toplandığı ve dağıtıldığı lojistik merkezler, sanayiler ve fabrikaları da içine alacak şekilde, aktarma yapılmaksızın kapıdan kapıya entegre taşımacılık haline gelmesi oldu.

Yük taşımacılığını yolcu taşımacılığından ayıran temel özelliklerden biri de, yolcu taşımacılığının insanları birleştiren şehir merkezlerine yönelik taşımacılık olurken, yük taşımacığı yük ve sanayinin yoğunlaştığı şehir merkezleri dışında çevre alanlar ve limanlara odaklanması oldu. Yük taşımacılığındaki bu dönüşüm, operasyon maliyetleri ve zamanda önemli tasarruf sağlarken, diğer yandan, operasyonlarının daha az olmasıyla yüklerin kalitelerindeki kayıpların da en aza inmesine imkan sağladı. Bu tür gelişmelerin olduğu ülke demiryolu sistemlerine bakıldığında, demiryolu sistemlerinin bileşenleri olan istasyonlar, tren ve diğer üst yapı gereksinimleri ile operasyonu yapacak iş gücünün fiziki altyapısı ve niteliğinin stratejik tasarımını başarabildikleri görülüyor.

Ancak, yük taşımacılığını yolcu taşımacılığından ayırmak, çok önemli fayda olarak geri gelirken, bu dönüşümün önemli maliyetleri de beraberinde getiriyor.  Örneğin, istasyonlarda ticari yüklerin elleçlenebilmesi için platformlara ihtiyaç duyuluyor. Bu alanlar yüksek hacimde yükün hareketlerini içerdiğinden, alansal olarak yolcuya göre daha büyük alanlara ihtiyaç bulunuyor. Platform ve diğer stok alanlarını içinde barındıracak istasyonun büyüklüğüne göre arazi maliyeti de önem kazanıyor.

Platformların ve fiziki alt yapının imalat maliyetleri de, ilk yatırım maliyeti içine giriyor. İstasyonlarda yüke yönelik bir başka ihtiyaç da, yükün elleçlendiği alanların, çalışma alanlarını da kapsayacak şekilde bir istasyon kompleksi olarak tasarlanması.  İkinci yatırım kalemini tren ve diğer ekipmanların yatırım maliyetleri oluşturuyor. Bu maliyetin içinde, lokomotif, vagon maliyetleri ile bakım onarım için gerekli alt yapı maliyetleri yer alıyor.

Üçüncü maliyet kalemini ise operasyon maliyetleri ile değişken işletme maliyetleri oluşturuyor. Bu maliyet kaleminin içinde, yükleme/boşaltma maliyetleri yer alıyor. Platformlardaki yükleme ve boşaltma operasyonları için çalışan operatörlerin maliyetleri, enerji maliyetleri ve düzenli bakım maliyetleri de, işletme maliyetleri olarak değerlendiriliyor.

Bütün bu dönüşümün, fayda temelinde değerlendirildiğinde, alt yapı maliyetleri yüksek görülse bile işletmenin ekonomik fayda dışında çevreye verdiği olumsuzlukları azaltıcı getirisiyle önemli bir katkı yarattığı muhakkak.  Önemli nokta ise sistemin lojistik ihtiyaçları ile sürdürülebilir halde tasarımının birlikte yapılabilmesi.

Kaynak: Bu yazı, Kolay İletişim tarafından, KobiFinans için, Dr. Metin Çancı’nın makalesinden derlenmiştir.
 
 
Bu yazı 7291 kez okundu.
Toplam 1 yorum yapılmış
Mert ERDIK Diğer 24 Kasım 2007
Ulaştırma sektöründe yukarıda yazılanların dışında "Nehir Yolu Taşımacılığı" yolu da var. Ancak Turkiye'deki arazi özellikleri ve akarsuların debisi bu taşıma türüne imkan vermemektedir.
Türkiye’de Lojistik ve Dış Ticaret İlişkisi
 
Üyelik Girişi
Üye Olmak İstiyorum
ebultenkayit
Aylık KobiFinans E-bülten'e üye olmak için lütfen bilgilerinizi doldurun.
kobifinans “Üretim ve Tüketim Sürdükçe, Lojistik Sektörü Önemini Koruyacak”
Alican ULUSOY

kobifinans Dede Kamyon, Baba TIR’la Yola Çıktı, Torunlar 5 Yılda 10 Havaalanı Taşıdı
Berna AKYILDIZ
 
Sürdürülebilir Rekabet İçin; Lojistik Denetim
Süleyman DİLSİZ

Hollanda’nın Lojistik Sektörü Türk Yatırımcılar İçin Çok Cazip
Didem ERYAR ÜNLÜ
 
Dubai’de 100 Milyon Dolarlık Lojistik Zinciri Kurdular
kobifinans Türk lojistik şirketleri, artık Afrika'dan ...

ABD’de Eğitim Gördü, Tır Filosunun Başına Geçti
Konya'da faaliyet gösteren Darbazlar Petrol ...
 
kobifinans Krizde Tedarik Zinciri Yönetimi Nasıl Yapılır?
Cafer SALCAN
 
footer-left
Bizi Tanıyın Çözüm Ortakları Güvenlik ve Gizlilik Sıkça Sorulan Sorular Reklam Ödüllerimiz
Ana Sayfam Yap Bize Ulaşın Site Haritası
KobiFinans, bir Finansbank Kobi Bankacılığı hizmeti olup her hakkı Finansbank A.Ş.'ye aittir. © 2010