Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) açıkladığı, Uluslararası Standart Ticaret Sınıflaması'na göre, 2009’un ilk 7 aylık döneminde 5 milyar 857 milyon dolarlık tarım ürünü ihracatı gerçekleşti. Aynı dönemde tarım ürünleri ithalatı da 5 milyar 451 milyon oldu ve 406 milyon dolarlık dış ticaret fazlası verildi.
2007 ve 2008 yılı verileri dikkate alındığında, son 3 yılda tarımda ilk kez, dış ticaret fazla verdi. 2007’de tarım ürünleri dış ticaret açığı 43 milyon dolardı. Dış ticaret açığı 2008'de 1 milyar 564 milyon dolar ile rekor seviyeye ulaştı. Uluslararası Standart Sanayi Sınıflaması'na göre 2008'deki açık ise 2 milyar 265 milyon dolar oldu. Rakamların ayrıntısına girildiğinde ise, tarım ürünleri ithalatındaki en önemli kalemi tarımsal hammaddeler oluşturuyor.
Bu yılın 7 aylık dönemine göre, Türkiye 5 milyar 535 milyon dolarlık gıda ürünü ihraç ederken, 3 milyar 674 milyon dolar gıda ürünü ithal etti. Gıda maddeleri dış ticaretinde 1 milyar 861 milyon dolarlık fazla var. 2008’in aynı döneminde gıda ürünleri ihracatı ile ithalatı neredeyse başa baş noktasındaydı.
Ancak asıl sorun tarımsal hammaddelerde. 2009 Ocak-Temmuz döneminde Türkiye 322 milyon dolarlık tarımsal hammadde ihraç ederken, 1 milyar 777 milyon dolarlık ithalat gerçekleştirdi. Tarımsal hammaddelerdeki dış ticaret açığı 1 milyar 455 milyon dolar. Geçen yıl aynı dönemde açık 2,3 milyar dolardı.
Tarımsal hammaddeler ithalatındaki artışın nedenleri ise şöyle sıralanıyor:
* Türkiye, üretebileceği hammaddeyi ithal ediyor. Ayçiçeği başta olmak üzere birçok yağlı tohumu hammadde olarak yurtdışından alıyor. Bitkisel yağ ithalatının faturası 3 milyar dolara ulaştı.
* Pamuk verimliliğinde, dünyada ilk 3 ülke arasında yer alan Türkiye, halen pamuk ithal ediyor.
* Hayvancılık için en önemli girdi olan pek çok yem hammaddesi ithal ediliyor.
* Gübre, mazot, ilaç, tohum gibi birçok girdide dışa bağımlı olan Türkiye, girdi fiyatlarını kontrol edemediği için üretim maliyetleri hızla artıyor. Maliyet artışı üretimi tehdit eder boyutlara ulaştı.
* Girdi maliyetleri yükselirken, çiftçinin ürettiği ürünün fiyatı azalıyor.
* Rakip ülkelerde tarıma verilen yüksek oranlı devlet desteği, Türkiye'deki çiftçinin rekabet gücünü zayıflatıyor. İthalata karşı direnci azalıyor.
Bu nedenle tarımda istatistiklerin çizdiği olumlu tablo çiftçilerin durumu ile örtüşmüyor. Çiftçi üretmekten hoşnut değil. Girdi fiyatlarındaki artıştan, ürününün değerinde satılmadığından, ürün fiyatlarının düşük olmasından şikayetçi.
Özetle, tarımda ithalata dayalı bir gelişme yaşanıyor. Gıda ürünleri ihracatındaki artışa sevinirken, tarımsal hammadde ithalatındaki çarpıklığa seyirci kalınmamalı. Sahip olduğu potansiyel ile Türkiye, yılda 25-30 milyar dolar ihracat yapabilir. Bunun için akılcı tarım politikalarına ve onu uygulayacak irade sahibi insan kaynağına ihtiyaç var.
Kaynak: Dünya Gazetesi
www.dunyagazetesi.com.tr
|