KobiFinans
anasayfa Anasayfa
favorilere ekle Favorilerime Ekle
arkadaşına öner KobiFinans'ı Öner
rss RSS
Detaylı Arama
sub-bg-left
09 Şubat 2012 Perşembe
FORUM ÜYE SORGULAMA EĞİTİM MERKEZİ
sub-bg-right
Ambalaj
Bilişim
Demir - Çelik
Deri - Ayakkabı
Elektronik
Enerji
Gıda/İçecek
Haberleşme
Hayvancılık
Kimyasal - Plastik
Madencilik
Makine - Metal
Mobilya/Orman Ürünleri
Otomotiv
Perakende
Sağlık
Tarım
Taşıma - Lojistik
Tekstil - Giyim
Turizm
Yapı - İnşaat
En Çok Okunanlar
Kitap Tanıtım
Tarım Sigortaları
Prof. Dr. Bahattin ÇETİN

Her Yönüyle Zeytincilik
Esat BÜLBÜL


Ispartalı Gül Üreticisi Kendi Kozmetik Markasını Yaratıp, Uzakdoğu’ya Açıldı

Ispartalı Gül Üreticisi Kendi Kozmetik Markasını Yaratıp, Uzakdoğu’ya Açıldı Gülbirlik üç yıl önce Rosense markası ile girdiği kozmetik sektöründe iddialı hedeflere soyundu. Gülbirlik Genel Müdürü Bolat Tamer, Avrupa’dan Uzakdoğu’ya kadar birçok ülkede mağaza açmak için harekete geçtiklerini söyledi. "30 yıldır gül topluyorum. Bizim topladığımız güllerden artık şehirli kadınlara krem yapılıyor. Biz yıllardır sabah kalkınca yüzümüzü gül suyu ile sileriz. Kaymak gibidir cildimiz."

Hayatı güllerin içinde geçen 48 yaşındaki Nuran Aktaş için artık topladığı güllerin farklı bir önemi var. Çünkü o, yeni doğan ancak hızla yol alan bir markanın gizli kahramanlarından sadece biri. Gülbirlik’in üç yıl önce temellerini attığı kozmetik markası Rosence onun gibi birçok Ispartalı için farklı bir heyecan kaynağı olmuş. Heyecanlarının nedeni sadece marka olmanın gururu da değil. Yüzde yüz doğal olarak üretilen kozmetik ürünlerin satışından ceplerine ekstra bir para da giriyor. Rosence’den elde ettiği kârın bir kısmını gül üreticileri ile paylaşan Gülbirlik üretici başına 200 YTL’lik ekstra bir ödeme daha yapmış.

Birçok birlik borç batağının içinde iflas etmemenin mücadelesini verirken Gülbirlik’in marka olma yolculuğu herkese parmak ısırtıyor. "Ayakta kalmak için katma değeri yüksek olan bir şeyler yapmamız gerekiyordu. Gülbirlik’in elinde çok büyük bir güç var. Ancak üç yıl öncesine kadar sadece hammadde ihtiyaçlarını karşılayan bir konumdayken bugün dünya kozmetik devleri ile yarışacak kadar iddialı ürünler üreten bir markanın sahibi oldu" diyen Gülbirlik Genel Müdürü Bolat Tamer, Rosence’in Türkiye genelinde toplam 41 mağazaya ulaştığını, yaklaşık bine yakın satış noktasında da ürünlerinin bulunduğunu belirtiyor. Ancak Tamer, hedeflerinin çok daha büyük olduğunu söylüyor. Yurtdışında yayılma hedefine kilitlendiklerini belirten Tamer, Japonya, Kore ve Tayland gibi Uzakdoğu ülkelerinden bile mağaza açmaları için büyük bir talep aldıklarını söylüyor.

Cirosunu Katlayarak Büyüyor
Rosence, Isparta’da ünlü kozmetik firmalarının üretim tesislerine taş çıkartacak tesislerde üretim yapıyor. Ar-Ge bölümüyle de oldukça iddialılar.  Her türlü cilt tipine uygun kremler, losyonlar ve parfümlerin yüzde yüz doğal olarak üretildiği Ar-Ge servisinde şimdiye kadar 125 ürün geliştirilmiş durumda. Şimdi ise tüm çalışmalar renkli kozmetik ve gülyağı içeren güneş kremleri üzerine yoğunlaşmış durumda.

2004 yılından beri kozmetik alanında yaptıkları yatırımların 10 milyon YTL’ ye ulaştığını belirten Tamer, "Yaptığımız yatırımın karşılığını almaya başladık. 2005 yılında tüm satışlarımız 2.2 milyon YTL iken, 2006’da bu rakam 3.5 milyon YTL’ ye ulaştı. 2007 hedefimizi ise 5 milyon YTL olarak belirledik. Ama yılın daha altı ayında bu hedefi tutturduk" açıklamasını yapıyor.

Gülbirlik’in 2000 yılında çıkan yasa ile özerkleştiğini belirten Tamer, bu tarihi kendileri için bir dönüm noktası olarak görüyor. Tamer, "Bu tarihten sonra tıpkı bir özel şirket gibi düşünmeye başladık. Atılımlara kalktık" diyor. Gülbirlik’in pazardaki en büyük gül alıcısı olduğunu, Rosense’den önce sadece gülyağı üretimi ve ihracatı ile uğraştığını belirten Tamer, "Rosence ile yeni bir kulvara adım attık" diyor. Rosense’in şu anda ürün portföyünde ağırlıklı olarak cilt bakım ürünleri ve parfümlerin olduğunu belirten Tamer, pazardaki konumlarını renkli kozmetik ürünleriyle güçlendireceklerini kaydediyor. Tamer, "Kozmetiğin dünyadaki pazar payı 200 milyar Dolar. Türkiye’ye giren yabancı kozmetik ürünlerinin pazar payı ise 3 milyar Dolar. İşimiz oldukça zor ama bizim en büyük silahımız katkısız ve doğal olmamız" diye konuşuyor.

Uzakdoğu’dan Mağaza Aç Talebi Yağıyor
Rosence ürünlerine hem iç piyasada hem de yurtdışında büyük bir talep olduğunu söyleyen Rosense Ürün ve Pazarlama Müdürü Nafiz Koçak, önümüzdeki dönemde bu talebe mağazalaşma atağı ile cevap vereceklerini kaydediyor. Öncelikli hedeflerinin yurtdışında mağazalaşmak olduğunu belirten Koçak, "Ürünler şu anda Almanya, Hollanda, Kırgızistan, Tayland, Avusturya, Arnavutluk, Tayvan, Japonya gibi ülkelerde satılıyor ama henüz yurtdışında bir mağaza açmadık. Ama çok büyük bir talep alıyoruz. Rosence üretiminin şu anda yüzde 10’u ihraç ediliyor. 2008 hedefimiz ihracatın toplam üretimdeki payını yüzde 40 seviyelerine çıkartmak. Bunun için de birçok ülkede mağaza açmak için araştırmalara başladık. Bu ülkeler arasında Uzakdoğu ülkeleri önemli bir yere sahip. Çünkü bu ülkelerde gül kutsal bir simge. Bu yüzden buralardan yoğun bir talep var" diyor. Koçak, kozmetik sektöründe ambalajın da çok önemli olduğunu, bunun için bu alanda da bir dizi yatırıma soyunduklarını belirtiyor.

Gülbirlik’in geleneksel ürünü haline gelen gülsuyu ise hâlâ amiral gemisi. 2006 yılında 350 ton gülsuyu satışı yaptıklarını belirten Koçak, "Gülsuyu antiseptik, cildi canlandırıcı, gözenekleri kapatıcı özelliğe sahip. Toplam ciromuzun yüzde 23’ünü gülsuyu oluşturuyor" diyor.

Gül Üreticileri
Bizim Kremlerimizde Katkı Yok/Nuran Aktaş
Kendimi bildim bileli gül topluyorum. Bizim güllerimizden şehirli kadınların kullandıkları kremler yapılıyor. Biz de kullanıyoruz. Herkes kullanmalı. Sabah kalktın mı yüzünü gül suyu ile sil bak yumuşacık olur. 30 senedir gülsuyu kullanırım, yüzümüz kaymak gibi kalır bizim. Başka bir şeye para vermeyiz biz. Gülsuyu, gül reçeli ve burada bizim güllerimizle üretilen kremlerin hepsi çok faydalı çünkü katkısı yok. Başka kremlerde katkı olur ama bunda olmaz. Sabah saat 05.00’te kalkıyoruz, ilacı, beli, çapası derken ömrümüz bu güllerin içinde geçti. Bütün bu işlerle ilgileniyoruz. Ailemiz gülden geçiniyor. Oğlum da gül reçeli işinde.

Gül Para Getirirse Çeyiz Düzeceğim/Hatice Aktaş
21 yaşındayım, dışarıdan okulumu bitiriyorum. Şu anda lise sondayım. 4 kardeşim var. Ben de sadece gülsuyu kullanıyorum. Buradaki pek çok kadın gülsuyu kullanır. Bu iş çok yorucu bir iş, sonucun ne olacağı ise iklim şartlarına bağlı. Genellikle kadınlar gülde çalışır. İsteğim gül para getirsin de kızlar istedikleri gibi çeyiz düzebilsinler.

Günde 3 Tona Kadar Ürün Aldığımız Oluyor/İsa Yıldırım
Isparta’nın birçok noktasında gül toplama merkezleri var. Ben de Büyükhacılar Köyü’ndeki noktalardan birinde görevliyim. Üreticiler bahçelerinde güllerini topladıktan sonra buraya getirip teslim ediyor. Güller toplandığı gün işlenmek zorunda. Hasatın ilk günlerinde 1 ton gül alırken daha sonra bu rakam günde 3 tona kadar çıkıyor. Geçen yıl tüketicinin eline kilo başına 1.2 YTL geçti. Üretim bu yıl geçen yıla oranla düşük olduğu için alım fiyatı bu sene daha yüksek olur diye tahmin ediyoruz.

Bu Yıl Kilo Başına 2.5 YTL Alırız/Şener Küçük
15 yıldır gül topluyorum. Gül bu sene az. Geçen yıldan daha az soğuk vurdu. Üretici zaten fiyat yönünden mağdur durumda. Bu yıl inşallah 2.5 YTL’nin altında beklemiyoruz. Çünkü gül az.

Dev Parfüm Üreticilerinin Gülyağı İhtiyacını Isparta Karşılıyor
Gülden elde edilen en değerli ürün ise gülyağı. Üretmesi çok zahmetli bir iş olan gülyağı kilosu 4500 dolar ile 6 bin dolar arasında alıcı buluyor. 4 ton gül çiçeğinin sadece 1 kilogram gül yağı üretiliyor. En yüksek gülyağı içeren gül cinsi "Rosa Damascena" sadece Türkiye’de ve Bulgaristan’ın Kızanlık bölgesinde üretiliyor. Dünyadaki gülyağı ihtiyacının yüzde 65’i Isparta’dan. Gülyağının en büyük alıcısı ise parfüm üreticileri. Ağırlık olarak ihracat ise büyük parfüm endüstrilerinin olduğu Fransa, İsviçre ve İspanya gibi ülkelere yapılıyor.

Tüm parfümlerin üretiminde gülyağı, en önemli hammadde olarak kullanılıyor. Koku vermekten ziyade, gülyağı kokuları bir arada tutan ve birleştiren tutkal vazifesi görüyor. Gülbirlik bünyesinde 4 adet gülyağı fabrikası, 1 adet kongret (katı gülyağı) fabrikası bulunuyor. Sabah çiği ile bahçelerden toplanan gülün, içindeki yağ miktarı fazla oluyor. Bu nedenle de gül üreticileri sabah 05.00’te gül toplamak için tarlalara akın ediyor.

Gülbirlik’e Kayıtlı 8 Bin Üretici Var
Isparta’nın en önemli gelir kaynağı gül. Gül işiyle ilgilenen özel şirketlerin de bulunduğu Isparta’da sadece Gülbirlik’e kayıtlı 8 bin üretici bulunuyor. Bu, toplam 15–20 bin kişilik bir istihdam anlamına geliyor. Gül Isparta’ya yılda 10 milyon dolar getiriyor.

Gülyağı Nasıl Yapılıyor?
>>Sabahın erken saatlerinde toplanan güller fabrikaya getiriliyor.

>>Gül çiçekleri distilasyon kazanlarına dolduruluyor.

>>Kazanlara 500 kg gül çiçeğine karşılık 1.5 ton su ilave ediliyor.

>>Daha sonra iki saat süreyle basınçlı kazanlarda 100 derecede kaynatılıyor.

>>Bir süre sonra kaynayan yağlı su karışımı buharlaşmaya başlıyor.

>>Kazanların üst tarafındaki borulara soğuk su veriliyor.

>>Soğuk suyla karşılaşan yağlı karışım yoğunlaşmaya başlıyor.

>>Yağın yoğunluğu sudan hafif olduğu için yağ üste çıkıyor.

>>İlk işlemden sonra geride kalan su bir kez daha distile edilip içinde kalan yağ ayrıştırılıyor. Bu işlem suyun içindeki yağ oranı sıfıra inene kadar tekrarlanıyor.

>>Elde edilen yağlar, yağ odasında filtre edilerek işlem tamamlanıyor.

Kaynak: Referans Gazetesi
 
 
Bu yazı 8058 kez okundu.
Toplam 1 yorum yapılmış
özcan açar 14 Mart 2009
Çok güzel anlatılmış. Ülkemizde genellikle fiziksel karışım yapılır ithal edilen ürünlerle. Ama böyle Gülçiçek Erdoğdu gibi kendi üretimini yapan firmalar sayesinde Türk kozmetik sanayii ayakta kalabiliyor.
20 Bin Nar Fidanı ile 5 Yılda 500 Tonluk Üretim Yapıyorlar
Anadolu Markaları Yarışmasında Tarım Ödülünü Meysan Aldı
Ocaklarına İncir Ağacı Dikip Zengin Oldular!
Tarımı Kurtarırsak Türkiye Kurtulur
İşçileri Bile Sözlerini Dinlemezdi, Şimdi Ağalara Modern Tarımı Anlatıyorlar
Mevsim Koşullarını Fırsata Çevirip Kiraz Üretimini 8 Aya Çıkardı, İhracatta Lider Oldu
Topraksız Tarımla Fırsatı Yakaladı
600 Bin Tarla Teknolojinin Kontrolünde
Tarımda ‘Melekler’ Modeli
 
Üyelik Girişi
Üye Olmak İstiyorum
ebultenkayit
Aylık KobiFinans E-bülten'e üye olmak için lütfen bilgilerinizi doldurun.
kobifinans “Biz Tarımı, Stratejik Sektör Olarak Adlandırıyoruz”
Mehdi EKER

kobifinans "Türkiye’nin En Büyük Tarım Holdingini Kurmaya Hazırlanıyoruz"
Hüseyin VELİOĞLU
 
kobifinans Bahçe Bitkisi Ürünlerinin Pazara Hazırlanması
Prof. Dr. Atila GÜNAY

kobifinans Narenciye Kabuklarından Yeni Bir Girişim
Nur DEMİROK
 
20 Bin Nar Fidanı ile 5 Yılda 500 Tonluk Üretim Yapıyorlar
kobifinans Yaklaşık 25 yıl önce Mersin’de nar çiftliği kuran ...

Anadolu Markaları Yarışmasında Tarım Ödülünü Meysan Aldı
AR-GE’ye yatırım yaparak büyüyen Meysan, patentli ...
 
Gıda Krizi Tohum ve Gübrecilere Yaradı
kobifinans Tüm dünyayı etkileyen gıda krizinden faydalananların ...

09 Mayıs 2008

Tarım Sektörünün Yol Haritasında Neler Var?
TÜSİAD Tarım ve Gıda Çalışma Grubu’nun hazırladığı ...

07 Mayıs 2008
 
footer-left
Bizi Tanıyın Çözüm Ortakları Güvenlik ve Gizlilik Sıkça Sorulan Sorular Reklam Ödüllerimiz
Ana Sayfam Yap Bize Ulaşın Site Haritası
KobiFinans, bir Finansbank Kobi Bankacılığı hizmeti olup her hakkı Finansbank A.Ş.'ye aittir. © 2010