Bu yılın üçüncü üç aylık dönemine ilişkin büyüme rakamları piyasaları şaşırtmışa benziyor. Bu yılın ilk yarısında iki haneli rakamlara ulaşan üçer aylık büyüme hızları, son üç aylık dönemde gayri safi yurtiçi hasıla bazında yüzde 4.5'e gerilemiş. Bunun sektörlere göre dağılımına bakarsak, tarım ve inşaat sektörlerinde katma değerin geçen yılın üçüncü üç aylık dönemine oranla düştüğünü görüyoruz.
Özel kesimin yatırımlarıyla ilgili inşaat harcamalarında yüzde 6'nın üzerinde artış olmasına karşın, inşaat katma değerinde yaşanan gerileme, kamu ve konut inşaat yatırımlarındaki gerilemeden kaynaklanmış olabilir.
Ancak daha ilginç olanı, tarım katma değerinde çiftçilik ve hayvancılıktan kaynaklanan gerileme. Bu yıl tarımda devrevi hareketler dikkate alındığında, ‘var’ yılıydı. Bu nedenle geçen yıla göre üretimin artması bekleniyordu. Yılın üçüncü üç aylık dönemi, hasat mevsimine rastlaması nedeniyle, tarımın yıllık üretim seviyesini belirler. Bu nedenle bu yılın tamamında da tarım üretiminin gerileyeceği anlaşılmaktadır. Oysa 2004 yılı büyümesi için yapılan son resmi tahminde tarım katma değerinin yüzde 3.1 artması bekleniyordu. Tarımdaki bu gerileme ulaştırma ve haberleşme ile ticaret sektörlerini de olumsuz etkileyerek bu yıl için tahmin edilen yüzde 9.6'lık büyümeyi düşürecektir.
Aşağıdaki tabloda 2005 yılı programında talep unsurlarıyla ilgili yapılan yıllık tahminler dikkate alınarak, bunların gerçekleşmesi için dördüncü çeyrekte olması gereken artışlar da bulunmaktadır. Üçüncü üç aylık dönem büyümesine talep açısından baktığımızda, en çok dikkati çeken, 2002 yılının birinci üç aylık döneminden bu yana büyümeye artırıcı yönde olan stokların katkısının ilk defa azaltıcı yönde olmasıdır. Bu kalemin hesaplanmasıyla ilgili teknik tartışmaları bir yana bırakırsak, bu gelişme üretici kesimlerin beklenen faaliyet hacmine göre stok artışlarını düşürdüklerinin bir göstergesi diye yorumlanabilir. Ancak daha önemlisi, tarım üretiminin gerilemesi stok artışlarını yavaşlatmıştır.
Diğer taraftan, özel kesimin tüketim ve yatırım talebinin öngörülen tahminlerin gerçekleşmesi için yılın son döneminde önemli ölçüde gerilemesi beklenmektedir. Bu durum özel kesim talebini kısmak amacıyla hükümet tarafından alınan önlemlerin üçüncü dönemde beklendiği ölçüde etkili olamadığını göstermektedir. Kamu harcamaları ise, üçüncü dönemde de hızlı gerilemesini sürdürmüş.
|
Talep unsurları itibariyle büyüme (1987 fiyatlarıyla) |
|
Harcama grupları |
I. Dönem |
II. Dönem |
III. Dönem |
IV. Dönem (2) |
|
Özel nihai tüketim harcamaları |
10.6 |
16.4 |
6.7 |
3.1 |
|
Devletin nihai tüketim harcamaları |
2.4 |
-7.9 |
-7.1 |
16.2 |
|
Kamu sabit sermaye oluşumu |
-11.3 |
-9.1 |
-11.8 |
19.5 |
|
Özel sabit sermaye oluşumu |
60.6 |
68.7 |
35.8 |
3.8 |
|
Stok değişimi (1) |
3.1 |
1.4 |
-1.1 |
3.8 |
|
Dış açık (1) |
-9.3 |
-8.3 |
-2.3 |
2.2 |
|
GSYİH |
10.1 |
13.4 |
4.5 |
11.8 |
|
|
|
|
|
|
(1) GSYİH büyümesine katkılar
(2) 2005 programında yer alan yıllık büyüme tahminine göre hesaplanmıştır.
2004 yılı için resmi tahminlerde yüzde 9.6'lık büyüme hızı öngörülmüştü. Üçüncü dönemdeki yavaşlamanın telafisi için son dönemde yüzde 11.8'lik GSYİH artışı gerekiyor. Üçüncü dönemdeki gelişmelerin ışığında özel kesim talebindeki artışların son dönemde de beklenenin üstünde gelmesi olası. Ayrıca kamu talebinde de yüksek artışlar öngörülüyor. Her ikisi de tarımın ve buna bağlı olarak stok hareketlerinin olumsuz etkisini kısmen dengeleyebilir.
Ancak tarımdaki gerilemeyle birlikte yatırım ve tüketim harcamalarının öngörülerin üstünde gerçekleşmesi, son üç aylık dönemde dış açığın büyümeye katkısının beklendiği gibi önemli ölçüde pozitife dönmesini engelleyecektir. Tarımdaki gerilemeye bağlı bir yavaşlamanın ithalatı sınırlayıcı etkisi kısıtlı olacaktır.
Sonuç olarak, büyüme hızında üçüncü dönemdeki yavaşlamanın tarım üretimindeki gerilemeden, buna bağlı olarak stok artışlarının hız kesmesinden ve kamu harcamaları üzerindeki baskının sürmesinden kaynaklandığı ve tedbirlerin özel kesim talebi üzerindeki etkisinin sınırlı kaldığı görülmektedir. Öyle anlaşılıyor ki bu yılı beklenenden düşük olsa da yüksek bir büyüme hızı, ama beklenenden yüksek bir dış açık/GSMH oranıyla kapatacağız.
Kaynak: Milliyet Gazetesi
|