Bitkisel üretim; yüzde 17’si tahıllar, yüzde 3’ü baklagiller, yüzde 27’si endüstri bitkileri, yağlı tohumlar, yumru bitkiler ve diğerleri dahil olmak üzere, toplam yüzde 47’si tarla ürünleri ile, yüzde 29’u meyve, yüzde 16’sı sebze, yüzde 8’i diğer yan ürünler ve çiçekçilik olmak üzere toplam yüzde 53’ü bahçe bitkileri ürünlerinden oluşuyor.
Ekim alanlarının genişlemesi ve artan verimlilikle bitkisel üretimde büyük artışlar kaydedildi. Planlı dönemle birlikte girdi kullanımının teşvik edilmesi ile başlayan verim artış hızı, teknolojinin ve bilginin tarım sektörüne aktarılması sonucunda süreklilik kazandı. Örneğin, 1960-2000 yılları arasında buğdayda yüzde 104, mısırda yüzde 167 ve ayçiçeğinde yüzde 60 oranında verim artışı gerçekleşti.
Türkiye, dünyada üretilen buğday, mercimek ve nohutun yüzde 3,5’ini, taze sebzenin yüzde 4’ünü, sert kabuklu meyve üretiminin yüzde 16’sını, kayısının yüzde 16,9’unu, incirin yüzde 26,7’sini, karpuzun yüzde 11,1’ini, yeşil fasulyenin yüzde 13,7’sini, biberin yüzde 9,6’sını, domatesin yüzde 8,2’sini ve kirazın yüzde 8,9’unu karşılıyor.
Ayrıca, Türkiye dünya fındık, nar, kuru incir, kuru kayısı ve sofralık zeytin üretiminde 1’inci; kiraz, çekirdeksiz kuru üzüm ve biber üretiminde 2’inci; sebze, nohut, karpuz, domates, tıbbi bitkiler ve kuru mercimek üretiminde 3’üncü; zeytinyağı, meyve, hıyar, yaş üzüm, Antep fıstığı ve çay üretimi ile sera alanları ve arı kolonisinde 4’üncü; tütün, kuru soğan, pamuk ve bal üretiminde 5’inci; limon ve zeytin üretiminde 6’ıncı; elma üretiminde 7’inci; mandarin, greyfurt ve ayçiçeği üretiminde 9’uncu; patates üretiminde 10’uncu; buğday ve narenciye üretiminde 11’inci sırada yer alıyor.
Kaynak: Bu yazı, Kolay İletişim tarafından, KobiFinans için derlenmiştir.