|
Tarım, insanlığın toplu hayata geçişinde büyük bir rol üstlendi. Taş Devri süresince bulunan avcı-toplayıcı toplulukların, yerini tarımla uğraşan halklara bırakması, toplumları ve devletleri ortaya çıkardı. Sanayi devrimine kadar tarım, insanlığın büyük çoğunluğunun temel geçim kaynağı oldu. Ancak günümüzde de tarımda gözle görülür gelişmeler ve teknolojinin getirdiği etkiler bulunuyor. Özellikle 20’inci yüzyıl boyunca tarımda önemli değişiklikler yaşandı. İlk yapay gübreler elde edildi. Tarımda işgücünü düşüren makineleşme sayesinde işçi sayısında azalmalar gözlendi. Üretimin artmasına karşılık işsizlik arttı.
Bunlara karşılık, günümüzde en çok yetiştirilen tarım ürünleri arasında pirinç, mısır ve buğday yer alıyor. Ayrıca dünyadaki çoğu hükümet de aynı doğrultuda kaliteli gıda için tarıma yatırım yapıyor. Tarıma yapılan yatırımlardan en büyük payı, buğday, mısır, pirinç, soya ve süt alıyor. Ancak buna karşılık, gelişmiş ülkelerde yapılan yatırımların büyük çoğunluğu etkisiz ve çevre düşmanı olabiliyor. Özellikle tarımdaki makineleşme ve yapay gübre kullanımı, çevreye büyük zararlar veriyor, su kirliliği başta olmak üzere önemli sorunlara yol açıyor. Yine 21’inci yüzyılda çevre sorunlarının ve küresel ısınma başta olmak üzere anormal doğa olaylarının gündeme gelmesiyle birlikte, tarımda makineleşme ve yapay gübre kullanımı düşürüldü.
Tarımdaki çevre zararlarına alternatif olarak geliştirilen ve ilk defa 20’inci yüzyıl başlarında Sir Albert Howard tarafından tartışılan organik tarım ise tüm bunlara karşı temiz ve sağlıklıdır. Organik tarım, günümüzde dünya çapında ilgi görse de pahalı olması nedeniyle sadece üst sınıf kişilerce elde edilebiliyor. Yine bu tür tarımın dünyadaki en büyük destekçisi Bu birlik tarafından, 1991’de organik tarım adıyla literatüre eklenen uygulama, 2005’te “CAP” adlı kuruluşun kurulmasıyla birlikte hız kazandı. Organik gıdanın savaştığı baş yöntemler arasında hormonlu gıda üretimi yer alıyor.
Son dönemde dünyada yaşanan ekonomik dalgalanmalar sürecinde tahıl ürünleri başta olmak üzere birçok tarım ürününde fiyat katlanmaları gözlendi. Gelecekte, fiyatların çok daha katlanması nedeniyle, Afrika ve birçok 3’üncü dünya ülkesinde gıda savaşlarının baş göstermesi bekleniyor. BM’ye göre, 2025 yılına gelindiğinde Afrika yalnızca nüfusunun yüzde 25’ini besleyebilecek.
Kaynak: Bu yazı, Kolay İletişim tarafından, KobiFinans için derlenmiştir.
|