KobiFinans
anasayfa Anasayfa
favorilere ekle Favorilerime Ekle
arkadaşına öner KobiFinans'ı Öner
rss RSS
Detaylı Arama
sub-bg-left
09 Şubat 2012 Perşembe
FORUM ÜYE SORGULAMA EĞİTİM MERKEZİ
sub-bg-right
Ambalaj
Bilişim
Demir - Çelik
Deri - Ayakkabı
Elektronik
Enerji
Gıda/İçecek
Haberleşme
Hayvancılık
Kimyasal - Plastik
Madencilik
Makine - Metal
Mobilya/Orman Ürünleri
Otomotiv
Perakende
Sağlık
Tarım
Taşıma - Lojistik
Tekstil - Giyim
Turizm
Yapı - İnşaat
En Çok Okunanlar
İlgili Linkler

Kitap Tanıtım
Wal-Mart Etkisi
Charles FISHMAN

Perakendecilikte Mağaza Düzenlemesi
Fatma DEMİRCİ


Fikirle Değil Eylemle Büyüdü


Şeref SONGÖR
Fikirle Değil Eylemle Büyüdü Anadolu’daki en büyük perakende gruplarından biri olan Makromarket’in kurucusu Şeref Songör, hayata çocukluk yaşlarda başlayıp, erken yol alanlardan biri… Songör, 1964’de 6 çocuklu bir ailenin 3’üncü çocuğu olarak Kayseri’de doğmuş, babasının işleri nedeniyle okul yıllarında da hep ticaretin içinde büyümüş.

Ancak, genetiğinde girişimcilik olan her insan gibi, o da yerinde pek duramayanlardan biri… Bu nedenle 1979’da, daha 15 yaşında, işinin uzmanı olan bir arkadaşıyla birlikte, Develi Akü Sanayi’yi kuruyor. Ancak, her yeni girişim ve iş hayatına atılan ilk adımda olduğu gibi, biraz tecrübesizlik, biraz da dönemin talihsizlikleri ile hızlı bir tavsiye de yaşıyorlar. Songör, bunun nedenini şöyle anlatıyor: “O günlerde ülkemizde bulunmayan 24 ay garantili akü imalatı yapıyorduk. Bir takım teknolojik çalışmalarımız vardı. Ortağımın yurt dışında mesleği ile ilgili tahsil görmüş olması ve özellikle oto-elektrik konusunda uzmanlığı sebebiyle avantajlıydık. Onunla yaklaşık 1 yıl kadar çalıştık. 12 Eylül sürecinde,  tam da yatırım dönemindeyken alacaklarımızı tahsil edemediğimizden işi döndüremedik. Ortağımın sermaye sıkıntısı vardı ve gelen bir teklif üzerine yurt dışına gitti. Biz de Ankara’ya gelmeye karar verdik. DAS Akü’yü babamın yardımıyla tasfiye ettik ve 1980 yılında taşındık.”

Bakkal Dükkanı ile Temel Atılıyor
Siteler’de bir bakkal dükkanı açılıyor. Songör babası ile birlikte dükkanda çalışırken, yan iş olarak taksicilik ve nakliyeciliğe başlıyor. Askerliğini yapıp, ailesinin yanına döndüğünde, kabına sığamadığı günler de yeniden başlıyor. ‘İşi nasıl geliştiririm?’ sorusuyla birlikte, yeni hedefler de sırasıyla geliyor. Nakliyecilik, toptancılık ve pazarlamacılık gibi farklı deneyimler kazanıyor.

Elbette herkes, her zaman bu soruyu kendine sorar. Ama aslolan, eylemdir. Songör’ü farklı kılan özelliklerden biri de, her başarılı girişimci gibi eylem insanı olması. O yıllarda yurt içinde ve yurt dışında pazarlama alanında birçok seminere ve fuara da katılmasının nedeni de bu. Özellikle yurt dışında; marketlerin yapılanması, kasa düzeni, raf sistemi ve self servis gibi hizmetlerden etkileniyor, Türkiye’de henüz bu uygulamaların olmamasını cazip buluyor. Aynı günlerde “hafızalı yazar kasa mecburiyeti” başlayınca fikirlerini hayata geçirmek için, önünde bir sayfa açılıyor. Kimsenin henüz fikir sahibi olmadığı marketçilik işinde girişim yapmak için, öncelikle, bütün kardeşlerini etrafına topluyor, onlarla konuşuyor ve ortaklığın temelleri böylelikle atılıyor.

O ortaklığın bugünkü adı: Makromarket Zinciri.

Aile Arası Birlik Sağlanıyor
Kardeşler, ilk yıllarda bir taraftan aile içi birliği ve bütünlüğü korumaya çalışırken, diğer taraftan gözlerini daha uzak bir geleceğe kenetleyip, sektörde ne kadar ileriye gidebileceklerinin hesaplarını yapıyor. Ortaya uzun vadeli planlar, proje ve hedefler çıkıyor.

1990’da tanzim satış mantığı ile Keçiören’de açılan 2 market,  bugün 60 mağazada 2.200 kişiye istihdam yaratan büyük bir Anadolu girişimi… Songör, kısa sürede gerçekleşen hızlı büyümenin nedenlerini, geçmişten bugüne şöyle sıralıyor: “Biz Türkiye’de ilk olan perakendecilik üssü mahiyetinde bir lojistik ve depolama tesisleri ve idari yönetim ofislerini oluşturduk.  Şu anda yalnızca Ankara’da mağazalarımız var ve bu mağazalarımızı gölge gibi yöneten, bilişime, iletişim ağına ve insan kaynaklarına sahibiz. Üretici ile tüketici arasında tüm aracıları kaldırarak, sistemimizi neredeyse doğrudan iletişim noktasına ulaştırdık. Çok modern bir perakendecilik anlayışımız var ve ürünleri üretildiği andan itibaren en kısa sürede tüketime sunan depolama sistemimizle önemli bir noktadayız. Özellikle gıda ürünlerinde tüketimde zaman önemli olduğu için bu sistem çok önemli. Bu sistemimizle örnek teşkil ediyor ve standardı sürekli yükseltiyoruz. Çok özel ve etkili olduğumuzu düşündüğümüz 3 ana reyonumuz var: Meyve-sebze, şarküteri çeşitleri ve kasap. Bu reyonlar, bütün büyük marketler için çok önem verilmesi gereken bölümlerdir. Biz bu konuda çok iddialıyız. Burada sattığımız ürünler doğrudan mağaza kalitesini gösterir. Peynir ve et gibi çok önemli gıdalarda müşterilerimizin isteklerini biliyoruz ve çok kaliteli ürünler satıyoruz. Bu alanda bir standart oluşturduk ve bu standardı sürekli daha yukarılara taşımayı hedefliyoruz.”

Kaynak: Bu yazı, Kolay İletişim tarafından, KobiFinans için hazırlanmıştır.

 
 
Bu yazı 2386 kez okundu.
Bu yazı hakkında yorum yapılmamış.
Kiler, Bitlis’te Bakkaldan Çıktı, 220 Milyon Dolarlık Dev Oldu
 
Üyelik Girişi
Üye Olmak İstiyorum
ebultenkayit
Aylık KobiFinans E-bülten'e üye olmak için lütfen bilgilerinizi doldurun.
kobifinans “Her Fırsatı Değerlendiriyor Ama Kontrollü Büyüyoruz”
Yavuz BİLGİN

kobifinans “Perakendede Sadakati Sağlamak Zor İş”
Guillaume VICAIRE
 
kobifinans Marketlerle Çalışmak Üreticiyi Zorluyor
Ali Ekber YILDIRIM

kobifinans 6 Yılda Her 5 Bakkal Dükkanından Biri Kapanmış
Tevfik GÜNGÖR
 
Kiler, Bitlis’te Bakkaldan Çıktı, 220 Milyon Dolarlık Dev Oldu
kobifinans Ticarette 1981'de Bitlis'te bakkallıkla başlayan Hikmet ...
 
footer-left
Bizi Tanıyın Çözüm Ortakları Güvenlik ve Gizlilik Sıkça Sorulan Sorular Reklam Ödüllerimiz
Ana Sayfam Yap Bize Ulaşın Site Haritası
KobiFinans, bir Finansbank Kobi Bankacılığı hizmeti olup her hakkı Finansbank A.Ş.'ye aittir. © 2010