Anasayfa
Favorilerime Ekle
KobiFinans'ı Öner
RSS
Detaylı Arama
24 Mayıs 2012 Perşembe
FORUM
ÜYE SORGULAMA
EĞİTİM MERKEZİ
Sektörler
Bilgi Merkezi
Dış Pazarlar
Uzmana Danışın
Eğitim Merkezi
Araçlar
Ana sayfa
Sektörler
Perakende
Hipermarketler
İstanbul’un En Hızlı Büyüyen Markası
Ambalaj
Bilişim
Demir - Çelik
Deri - Ayakkabı
Elektronik
Enerji
Gıda/İçecek
Haberleşme
Hayvancılık
Kimyasal - Plastik
Madencilik
Makine - Metal
Mobilya/Orman Ürünleri
Otomotiv
Perakende
Sağlık
Tarım
Taşıma - Lojistik
Tekstil - Giyim
Turizm
Yapı - İnşaat
Yılda 70.000 Turist Giriyor, 10 Milyon Dolarlık Halı Satıyor
Teknisyendi, İşin Sahibi Oldu
Avrupa’da Büyüyen Türk İnşaatçı
Kış Modasına Romantizm Damga Vuracak
İtalya'nın Gözü Yenilenebilir Enerjide
Krizde Ayakkabı Satışında Rekor kırdı
Bahçe Bitkisi Ürünlerinin Pazara Hazırlanması
Okulu Parasız Yatılıda Okudu, Tekstilin Devlerinden Oldu
Yılda Yüzde 10 Büyüyen Helal Gıda Avrupa'yı Heyecanlandırıyor
“Türkiye'de Butik Otelciliğin Öncüsüyüz”
Yerli Web Adresleri
OSTİM
Wal-Mart Etkisi
Charles FISHMAN
Perakendecilikte Mağaza Düzenlemesi
Fatma DEMİRCİ
İstanbul’un En Hızlı Büyüyen Markası
Atilla ERSAN
KİM Grup Yönetim Kurulu Başkanı
Yılsonuna kadar şube sayısını 50’ye çıkararak İstanbul’un en büyük yerel zinciri olma iddiasıyla yola çıkan Kazançlı İstanbul Marketleri (KİM), yatırımlarını hızlı, çok sayıda ama dikkatli ve doğru yapmayı planlıyor. KİM Grup Yönetim Kurulu Başkanı Atilla Ersan ile KİM’in geleceğini ve sektördeki gelişmeleri konuştuk
Kiler’den ayrılma kararını nasıl verdiğinize dair gelişmeleri sizden dinleyebilir miyiz?
Kiler markasıyla hizmet verdiğimiz dönemdeki yapılanmanın Türkiye’de çok eşi görülmemiştir. İki ayrı kurum olmasına karşın başarıyla büyüyen ve gelişen bir marka yaratıldı.
Bunu nasıl sağladınız?
2006’nın son çeyreğinde kurumsal büyümemizin ve profesyonel yapılanmamızın etkisi ve oluşabilecek problemlerin önceden bertaraf edilmesi adına, karşılıklı olarak oturup böyle bir karar aldık.
Öncelikle şunu net olarak belirtmekte yarar var ki, bizim aramızda herhangi bir ortaklık yoktu. Sadece karşılıklı anlayışa ve özveriye dayalı bir tabela birliği vardı. Birlikte olduğumuz süre zarfında karşılıklı anlayış ve özveriye dayanan ticari prensiplerle birlikte aile yapımızın da çok kuvvetli olması, bizi her zaman çok güçlü kıldı.
KİM ismine nasıl karar verdiniz? Sloganınızı, logonuzu ve kurum renklerinizi belirlerken nelerden yola çıktınız?
Müşterilerimize kaliteli hizmeti, ürünleri ve mümkün olan en indirimli satma avantajlarını sağlamak hedefinde olmamız nedeniyle, “Kazançlı İstanbul Marketleri” ve aynı zamanda “Kaliteli İndirim Marketleri”nin kısaltması olan “KİM” markasını tercih ettik. Bu konuda kurumsal kimliğimizi ve markamızı oluştururken, profesyonel eğitim ve destek alarak birçok değişik çalışmadan sonra uygulamaya geçtiğimiz; “Kazançlı İstanbul Marketleri, KİM” konusunda karar kıldık.
Kim, kısa zamanda şube sayısını 32’ye çıkardı. Yıllık ve daha uzun sürede ulaşmayı hedeflediğiniz şube sayısı nedir? Yatırımlarınızı hangi bölgelerde ve metrekare/satış stratejisi bazında hangi konseptlerde sürdürmeyi düşünüyorsunuz?
2006 sonu itibariyle 25 olan mağaza sayımızı, yüzde 50 büyümeyle 2007 sonuna kadar 37-38’e çıkarmayı planlamıştık. ½ükürler olsun ki, yılın ilk çeyreğinde yüzde 30 gibi bir büyümeyi sağlayıp yılsonuna gelmeden yüzde 50 hedefimizi tutturacağımızı, hatta bu oranı biraz daha geçeceğimizi düşünüyorum. Böylelikle İstanbul’un en büyük “yerel zincir” bayrağını taşımaya devam edeceğiz.
Bizim için ille de şu bölge veya bu bölge diye bir tanım yok ama Anadolu Yakası’nda mağazamız olmayışından dolayı önceliği oraya verdik. Prensip olarak mağaza sayımızı artırmış olmak için mağaza açmıyoruz. Rantabl olmayan, fizibilite yapılmamış yerlere girmiyoruz. Tercihimiz ise 800 ve üzeri metrekarelerdeki mağazalar.
Özellikle İstanbul’da perakende mağaza yatırımı yapacak uygun ve verimli yer bulabilmek çok büyük bir sıkıntı. KİM, bu bağlamda İstanbul dışında yeni açılımlar düşünüyor mu?
Özellikle 2007 senesinde Türkiye genelinde hızlı bir trend yaşanıyor. Türkiye’de organize perakendenin yüzde 20’lerin biraz üstünde olduğunu düşünürsek halen pazarda ciddi bir boşluk var. Fakat sizin de belirttiğiniz gibi uygun ve verimli yerleri bulmak gerekiyor. Bu anlamda biz seçici davranıp emin adımlarla ilerlemek istiyoruz.
İstanbul dışında İzmir’de Ersan A½’ye ait 8 bin metrekare arsa içinde 6 katlı, her katı 3 bin
750 metrekare
bir alışveriş merkezi projemiz var. ½u an kaba inşaatı bitti. İnşaatımızı 2007 sonuna kadar ince işlerini tamamlayarak elektronik- giyim- fastfood- cep sineması- olarak İzmir halkının hizmetine sunacağız ve böylece Ege Bölgesi’ndeki yapılanmamızı da başlatmış olacağız.
Stoktan para kazanma dönemi bittikten sonra verimlilik adına teknoloji kullanımı, lojistik yatırımları ve doğru stok yönetimi önem kazandı. ‘Kim’, altyapı anlamında ne gibi çalışmalar yapıyor?
Biz yatırımlarımızı yaparken önceliği hep alt yapımızdan yana kullandık ve bugüne kadar çok ciddi mesafe kat ettik. Mevcut yapımızı geliştirirken teçhizatımızı da sürekli modernize ettik. ½u an lojistik olarak 50 mağazaya kadar bizi rahatlıkla götürecek depomuz mevcut. Yine de ilerisini düşünerek projelerimiz arasında şirket merkezimizin ve ana depomuzun bir arada olduğu bir dizi çalışmamız da devam ediyor.
Perakende sektörünün son dönemde gündeminde yerli perakende markalarının dernekleşmesi geliyor. Siz PERDER oluşumları ve kısa süre önce genel kurulunu gerçekleştiren Türkiye Perakendeciler Federasyonu hakkında ne düşünüyorsunuz?
Ülkemizde halen perakende sektöründe gerek dernekleşme gerekse sivil toplum örgütlerinin yapılanması anlamında çok ciddi eksikler var. Geçmişteki çabalar ise istenen yerlere gelmedi. Sanırım PERDER kurulalı 1 yılı geride bıraktı.
PERDER’i bu vesile ile tebrik ediyorum. Sektörde gerçekten çok başarılı, kendini kanıtlamış üyelerden oluşan bir yapılanma, sürecinin en zor kısmını başarılı bir şekilde atlattılar. Zaman içerisinde hedefledikleri noktaya geleceklerine inanıyorum ve başarılarının devamını diliyorum.
Yıllardır gündeme gelen ama sonuca ulaşamayan Hipermarket Yasa Tasarısı hakkında düşünceleriniz nelerdir?
Hipermarket Yasası’yla birlikte birçok problemin içinden çıkılamaz bir hale geleceğini düşünüyorum. Pazar günleri mağazaların kapalı olmasını destekliyorum. Gerek küçük bakkalların korunması gerekse sektörde çalışan insanların pazar günleri aileleriyle bir
arada olabileceğini düşünmesi beni mutlu ediyor. Ancak bu kapsama zincir mağazaların ve discountların tamamının da alınması gerekiyor. Sadece metrekareye bakılarak yasalaşırsa haksızlık olur. Bu kapsama fabrika satış mağazalarını da dahil edilmesi gerekir.
Avrupa Birliği uyum yasaları çerçevesinde sebze meyveden – şarküteriye kadar birçok alanda perakende sektörüne yeni düzenlemeler, mevzuatlar geliyor. Sizin bunlar hakkında düşünceleriniz nelerdir?
Ülkemizde özellikle İstanbul’da kısa sayılabilecek bir sürede perakende çok iyi bir noktaya geldi. Gelişim süreci olarak önümüzdeki yıllarda da Avrupa’daki modernizasyonun ülkemizde de eş zamanlı gelişebileceğini düşünüyorum.
Biz Kazançlı İstanbul Marketleri (KİM) olarak bu yapılanmamızın büyük bir bölümünü tamamladık. Antalya-Fethiye günün koşullarına göre Türkiye’nin birçok yerinden meyve, sebzedeki alımlarımızı haldeki kendi yerimizde ayrıştırarak mağazalarımıza dağıtımını sağladık.
Gerek et ürünlerinde gerekse şarküteri ürünlerinde paketlenmiş ve ambalaj sistemine geçiş yaptık (gazlı vakumlu). Müşteri memnuniyetini ve güvenini kazanmak ve mevzuata uygun olabilmesi için bunları yapmak gerekiyor. Sonuçta tüketici hijyenik ambalajlı ve sağlıklı olduğuna emin olduğu ürünleri satın almak istiyor.
Yeni uluslararası zincirlerin Türkiye’ye geleceği, mevcutların satın almalarla büyüyeceği iddiaları sürekli gündemde. Sizce Türkiye’de perakendeciliğin geleceği nasıl şekillenecek? Yerli yabancı perakendeci dengesinde ne gibi değişimler olacak? Üretici ve tedarikçiler açısından pazarda ne gibi değişimler görülecek?
Uluslararası zincirlerin Türkiye’ye gelmeleri kaçınılmazdır. Kısa bir süre önce mevcutlar bünyelerine katılımları gerçekleştirdiler. Yeni gelecek olanlar ise sonuçta pastadan pay almaya çalışacaklardır.
Yerli yatırımcıların pazar paylarını kaybetmeyip geliştirmeleri için de müşteri odaklı çalışma yapmaları, kurum içi eğitime önem vermeleri ve altyapı yatırımlarından kaçınmamaları gerekmektedir. Üçlü sacayağı olan fiyat- hizmet- güven esasına dayalı çalışmalarına hız vermeleri gerektiği düşüncesindeyim.
Kaynak:
www.perakende.org
Bu yazı 2780 kez okundu.
Bu yazı hakkında yorum yapılmamış.
Yazı hakkında yorum yap
Arkadaşıma gönder
Sayfayı yazdır
Arşivime gönder
Paylaş
Google
Twitter
FriendFeed
Facebook
“Her Fırsatı Değerlendiriyor Ama Kontrollü Büyüyoruz”
“Perakendede Sadakati Sağlamak Zor İş”
“Gıda Perakendesinde, Sektördeki Trendlerin Önünde Hareket Etmeniz Gerekiyor”
Türkiye’nin En Büyük Uluslararası Zincir Marketi Tedarikçilerini Nasıl Seçiyor?
İzmir’in Yenilikçi Yüzü Gürmar
Her Alışveriş Merkezi 1.500 Kişiye İş İmkanı Sağlıyor
Büyük Düşünüp, Perakende Üssü’nü Kurdular
‘Hepimiz Hayata Kendimizi Sunuyoruz’
Üyelik Girişi
Kullanıcı Adı :
Şifre :
Şifremi unuttum
Beni Hatırla
Aylık KobiFinans E-bülten'e üye olmak için lütfen bilgilerinizi doldurun.
Sektör seçiniz...
Ambalaj
Araştırma / Geliştirme
Bankacılık
Basın Yayın
Beyaz-Kahverengi Eşya
Bilgisayar - Yazılım
Büro Malzemeleri
Cam Ürünler
Dayanıklı Tüketim
Demir Çelik
Demir Dışı Sanayi
Deri / Ayakkabı
Dış Ticaret
Eczacılık / İlaç
Eğitim / Danışmanlık
Elektrik
Elektromekanik
Elektronik
Endüstri ürünleri
Enerji
Finans
Gıda-İçki-Tütün
Haberleşme
Halkla İlişkiler
Hediyelik Eşya
Hırdavat / Nalburiye
Holding
İnşaat Malzemeleri
İnşaat - Elektrik Taahhüt
İnternet Servisleri
Kağıt
Kimyevi Maddeler
Kültür - Eğlence - Spor - Dernek
Maden
Makina ve Metal Eþya
Metal İşleme / Kuyumculuk
Orman Ürünleri/Mobilya
Otomotiv
Perakende Ticaret
Petrol ve Petrol Ürünleri
Plastik / Lastik / Kauçuk
Reklam / Promosyon
Sağlık
Sigorta
Tarım - Hayvancılık
Taşımacılık / Dağıtım
Teknoloji / Medya / İletişim
Tekstil - Dokuma - Konfeksiyon
Telekomünikasyon
Toptan Ticaret
Turizm
Yazılım
Diğer
“Her Fırsatı Değerlendiriyor Ama Kontrollü Büyüyoruz”
Yavuz BİLGİN
“Perakendede Sadakati Sağlamak Zor İş”
Guillaume VICAIRE
Marketlerle Çalışmak Üreticiyi Zorluyor
Ali Ekber YILDIRIM
6 Yılda Her 5 Bakkal Dükkanından Biri Kapanmış
Tevfik GÜNGÖR
Fikirle Değil Eylemle Büyüdü
Anadolu’daki en büyük perakende ...
Kiler, Bitlis’te Bakkaldan Çıktı, 220 Milyon Dolarlık Dev Oldu
Ticarette 1981'de Bitlis'te bakkallıkla başlayan Hikmet ...
Bizi Tanıyın
Çözüm Ortakları
Güvenlik ve Gizlilik
Sıkça Sorulan Sorular
Reklam
Ödüllerimiz
Ana Sayfam Yap
Bize Ulaşın
Site Haritası
KobiFinans, bir
Finansbank Kobi Bankacılığı
hizmeti olup her hakkı
Finansbank A.Ş.
'ye aittir. © 2010