Altyapısı son yıllarda hazırlanan ve 2007 yılında adeta mantar gibi her yerde açılmaya başlanan alışveriş merkezleri, lokal çapta satın alma ve birleşmeler, uzman mağazacılığı, organik ürün perakendeciliği…
Perakende sektörü 2007 yılını temel olarak bu başlıklar altında geçirdi.Trendlerin belirleyicisi olan bu gelişmeler, gelecekte de sektörün şekillenmesinde önemli rol üstlenecek gibi görünüyor. Bununla birlikte 2008 yılına ait ön görüler, sektörün farklı eksenlerde gelişme gösterebileceği yönünde. Tüm dünyada farklı alanlardaki gelişmeler, genel olarak Türkiye perakende sektöründe de etkisini hissettiriyor. Hazır giyimde Uzakdoğu etkisi, inşaat ve gayrimenkul sektöründeki gelişmeler ve yabancıların bu alana ilgisi nedeniyle artan alışveriş kuleleri, yine yabancı şirketlerin yatırım alanları arasına giren elektronik mağazacılığı gibi gelişmeler bunlar arasında sayılabilir. Bununla birlikte pazarın, kendi iç dinamikleri ile makro ekonomik göstergelerin etkisine paralel birtakım. durumlar da ortaya çıkıyor. Örneğin, bilinçli ve harcamasına daha özen gösteren bir tüketici grubu oluşmuş durumda ve bu bi linç gün geçtikçe artıyor. Şirketlerin üzerindeki verimlilik baskısı da son yıllardaki bir diğer gelişme olarak ön plana çıkıyor. Tüm bu gelişmeleri detaylı olarak incelemeden önce, sektörün genel olarak 2007 yılında çizdiği profile göz atmakta fayda var.
Sektörün Hacmi Yapılan araştırmalar Türkiye’de perakende sektörünün 90 milyar dolar civarında büyüklüğe ulaştığını gösteriyor. Bu oran, bakkal market süpermarket, hipermarket gibi satış kanallarını içeriyor. Buna, otomotiv, mobilya ve beyaz eşya gibi tüm perakende satışlar eklendiğinde hacim daha da büyüyor. Alışveriş Merkezleri ve Perakendeciler Derneği (AMPD)’nin açıkladığı perakende endeksine göre Türkiye’de perakende sektörü 137 milyar dolara ulaşmış durumda. Yukarıda da belirttiğimiz gibi bu rakama tüm perakende satışlar dahil.
Sektörün yüzde 35’ini organize perakende kategorisinde faaliyet göstermekte olan zincir marketler, hipermarketler oluşturuyor. Geri kalan yüzde 65 ise yerel zincirler, küçük marketler ile bakkallardan oluşuyor. AMPD’nin araştırma kuruluşu Nielsen ile yaptığı perakende endeksi kasım ayı sonuçlarına göre, perakende sektöründe toplam pasta daralırken, organize perakendenin payı artış gösteriyor. Buna göre organize perakende sektörü 2007 yılının ilk 11 ayında aylık yüzde 10.3 oranında ciro artışı gerçekleştirdi. Sektör yılı yüzde 10 civarında büyüme ile kapattı.
Uzmanlaşma Dönemi Perakende sektöründeki en büyük gelişmelerden biri uzman mağazacılığı… Sektörün gelişime açık alanlarından birinde, konuyla ilgili piyasada yaygın olan ya da olmayan farklı ürünlerin bulunabildiği bu mağazalar, gelecekte daha da çeşitlenecek. Buna en güzel örneklerden biri organik ve doğal ürün marketleri Tüm dünyadaki, tüketici tercihleriyle benzer olarak Türkiye’de de gelişme gösteren bu alan, gelecek dönemde de perakende alanındaki yatırımcıların tercihleri arasında yer alacak gibi görünüyor. Benzer şekilde kişisel bakım ürünleri, aksesuar, son dönemlerde zincirleşmekte olan deniz ürünleri marketleri yine uzman mağazacılığın önemli örnekleri arasında yer alıyor.
Sektör oyuncu sayısının hızla arttığı bir sektör. Bununla birlikte doğru strateji geliştirmek de gün geçtikçe daha büyük önem kazanıyor. Sektör temsilcileri, artan rekabet şartlarında artık perakende şirketlerinin de markalaşması gerektiğini belirtiyorlar. Marka olmaya yönelik atılacak adımlar güç birliği gerektirebileceğinden, gelecek dönemde sektörde işbirliklerinin ve evlilik ile satın alma hareketlerinin görülmesi bekleniyor.
En Önemli Satın Alma Makro Marketler’in Nazar ve Uyum’dan sonra Afra’yı bünyesine katması, 2007 yılının önemli satın alma operasyonu oldu. 2008 yılında da benzer birleşmelerin gerçekleşebileceği belirtiliyor. Bununla birlikte 2008 yılında sektörün genel profiline en büyük etkiyi yapacak olan gelişme Migros’un satılması olacak. Migros’u satın alan grup veya grupların izleyeceği stratejinin pazardaki genel dinamiklere büyük etki etmesi bekleniyor.
Bu muhtemel gelişmelere ek olarak, perakende sektörünün kendi ekseninde beklenen trendlerin 2007 ile paralellik göstermesi öngörülüyor. Buna göre, perakende sektöründeki muhtemel gelişmeleri çeşitli başlıklar altında incelemek mümkün.
Elektronik Mağazacılık: Elektronik ürünlerin çeşitliliği ve göreceli olarak ucuzlaması, tüketim eğilimini artırdı. Buna paralel olarak elektronik mağazacılığı sektörü 2007 yılında yabancı yatırımcıların gözde alanlarından biri oldu. Yerli şirketleri ve girişimcileri de çeken bu alan gelişmeye devam ediyor.
Alışveriş Merkezlere Kayıyor: Özellikle kriz sonrasında ve tüm dünyadaki para arzıyla paralel olarak artan alışveriş merkezi yatırımları, mağazaları çekmeye devam ediyor.
Verimlilik: Özellikle 2001 krizi sonrasında kendini büyük çapta hissettiren verimlilik kavramı perakende sektöründe de önem kazandı. Birçok şirket verimli çalışmaya yönelik adımlar attı. Teknolojik gelişmelerin de desteklediği verimlilik çalışmalarında müşteri takibi, müşteriye özel uygulamalar, stok kontrolü gibi alanlarda önemli gelişmeler yaşandı. Şirketlerin, gelecek dönemde de mevcut verimliklerini korumaya yönelik çalışmalar yapması bekleniyor.
Kalifiye Eleman: Verimlilik artışı, şirketlerin çalışanlarından maksimum verimi alma sürecini de getiriyor. Dolayısıyla şirketler daha bilinçli personel ile çalışmayı tercih ediyor. Ayrıca, alıcıların da bilinçlenmesi bu durumu zorlayan etkenler arasında sayılıyor.
Yabancı Yatırımcılar: Hazır giyim başta olmak üzere perakendenin farklı alanlarında yabancı ilgisi sürüyor. Gelecek dönemde yeni markaların distribütör veya master franchise’lar aracılığıyla pazara girmesi bekleniyor.
Private-Label Marka Çeşitliliği: Private label perakende sektörü için yeni bir oluşum değil. Bununla birlikte bu sürecin üreticiler arasında yarattığı bir dönüşüm var. Artık kalite, fiyatlandırma ve üretim teknikleri alanında marketlerin baskısıyla daha bilinçlenen private label üreticileri kendi markalarına yaratıyorlar. Bu durum, gelecekte birçok alanda daha göreceli olarak daha küçük ve lokal markaların ortaya çıkmasına neden oluyor.
Yerel Markalar: İnternet, gerçek mağazalara ve büyük yatırımlara gerek duymaksızın ticaret yapabilme olanağı sağladığından, küçük ölçekli birçok işletme ürünlerini bu satış kanalından yapıyor. Bu durum, yeni lokal pazarların oluşmasına ve birçok küçük üreticinin ürünlerini tüketiciye ulaştırmasına yarıyor.
Tasarım: Artan rekabet koşullarında farklılık yaratmanın yollarından biri de tasarın. Ürünün kendisinden ambalajına kadar her alanda artık tasarımın etkisini görmek mümkün. Tasarım, mağazaların vitrinlerinde de kendini gösteriyor. Şirketlerde bir şekilde tüketicinin dikkatini çekme isteği bu gelişmeyi körüklüyor.
Ev Geliştirme Mağazacılığı: IKEA açtığı iki büyük mağazayla bu alandaki potansiyele dikkat çekti. Bu alan, Türk tüketicisinin evi için para harcama yönündeki eğilimi ile beslenerek gelişmeye devam ediyor.
Kategori ve Konsept Mağazacılığı: Yüksek maliyetli çok katlı mağazacılık sistemi yerini konsept ve kategori mağazacılığına bırakıyor. Aktif spor mağazaları, ev gereçleri mağazacılığı gibi mağazaların gelecek dönemde artması bekleniyor. Ayrıca, mağazaların müşteri grupla n açısından da kategorize olması muhtemel bir gelişme. Örneğin emeklilere yönelik ürün ve fiyat politikası uygulayan mağazalar, çok ucuz ürünler satanlar veya tam tersi tüketicilere yönelik ürünleri bulunduran mağazalar kategorileşen mağazalar arasında olacak.
Ucuz Ürünler: Piyasalarda arz fazlalığı, şirketleri fiyatla rekabete zorluyor. Tüketicideki aynı fiyatı daha ucuza bulma eğilimi de bu süreci destekliyor. Seri sonu mağazaları, fabrika satış mağazaları, ihraç fazlası ürünlerin satıldığı mağazalar önemli oranda talep görüyor.
Küçük Marketler: Perakende sektörü de kategori çeşitliliğine gidiyor. Büyük marketlerin yanı sıra, orta ölçekli ve küçük marketleri de hizmete sokan işletmeler mümkün olduğunca geniş bir alanda çalışmayı hedefliyor. Bu trendin sürmesi bekleniyor.
Kaynak: Ekonomist Dergisi
|