KobiFinans Türkiye' nin en büyük kobi portalı
Anasayfa Site Haritası English
 
   02 Aralık 2008, Salı
DERGİMİZ FORUM ÜYE SORGULAMA İLAN PANOSU
Ambalaj
Bilişim
Demir - Çelik
Deri - Ayakkabı
Elektronik
Enerji
Gıda/İçecek
Haberleşme
Hayvancılık
Kimyasal - Plastik
Madencilik
Makine - Metal
Mobilya/Orman Ürünleri
Otomotiv
Perakende
Sağlık
Tarım
Taşıma - Lojistik
Tekstil - Giyim
Turizm
Yapı - İnşaat


En Çok Okunanlar

Kitap Tanıtım
Girişimcinin Silahı : İş Planı

Paul BARROW

Ekonominin Dinomosu Küçük Ve Orta Büyüklükte İşletmeler Rehberi

Ercan ALPTÜRK

Alışverişlerdeki Kimlik Değişimi
Altyapısı son yıllarda hazırlanan ve 2007 yılında adeta mantar gibi her yerde açılmaya başlanan alışveriş merkezleri, lokal çapta satın alma ve birleşme­ler, uzman mağazacılığı, organik ürün perakendeciliği…

Perakende sektörü 2007 yılını temel olarak bu başlıklar altında geçirdi.Trendlerin belirleyicisi olan bu gelişme­ler, gelecekte de sektörün şekillenmesin­de önemli rol üstlenecek gibi görünü­yor. Bununla birlikte 2008 yılına ait ön görüler, sektörün farklı eksenlerde geliş­me gösterebileceği yönünde. Tüm dün­yada farklı alanlardaki gelişmeler, genel olarak Türkiye perakende sektöründe de etkisini hissettiriyor. Hazır giyimde Uzakdoğu etkisi, inşaat ve gayrimenkul sektöründeki gelişmeler ve yabancıların bu alana ilgisi nedeniyle artan alışveriş kuleleri, yine yabancı şirketlerin yatırım alanları arasına giren elektronik mağaza­cılığı gibi gelişmeler bunlar arasında sa­yılabilir. Bununla birlikte pazarın, kendi iç di­namikleri ile makro ekonomik gösterge­lerin etkisine paralel birtakım. durumlar da ortaya çıkıyor. Örneğin, bilinçli ve harcamasına daha özen gösteren bir tü­ketici grubu oluşmuş durumda ve bu bi linç gün geçtikçe artıyor. Şirketlerin üze­rindeki verimlilik baskısı da son yıllarda­ki bir diğer gelişme olarak ön plana çıkı­yor.
Tüm bu gelişmeleri detaylı olarak in­celemeden önce, sektörün genel olarak 2007 yılında çizdiği profile göz atmakta fayda var.

Sektörün Hacmi
Yapılan araştırmalar Türkiye’de pe­rakende sektörünün 90 milyar dolar ci­varında büyüklüğe ulaştığını gösteriyor. Bu oran, bakkal market süpermarket, hipermarket gibi satış kanallarını içeriyor. Buna, otomotiv, mobilya ve beyaz eşya gibi tüm perakende satışlar eklendiğin­de hacim daha da büyüyor. Alışveriş Merkezleri ve Perakendeciler Derneği (AMPD)’nin açıkladığı perakende en­deksine göre Türkiye’de perakende sek­törü 137 milyar dolara ulaşmış durum­da. Yukarıda da belirttiğimiz gibi bu ra­kama tüm perakende satışlar dahil.

Sektörün yüzde 35’ini organize pera­kende kategorisinde faaliyet göstermek­te olan zincir marketler, hipermarketler oluşturuyor. Geri kalan yüzde 65 ise yerel zincirler, küçük marketler ile bakkal­lardan oluşuyor. AMPD’nin araştırma kuruluşu Nielsen ile yaptığı perakende endeksi kasım ayı sonuçlarına göre, perakende sektö­ründe toplam pasta daralırken, organize perakendenin payı artış gösteriyor. Bu­na göre organize perakende sektörü 2007 yılının ilk 11 ayında aylık yüzde 10.3 oranında ciro artışı gerçekleştirdi. Sektör yılı yüzde 10 civarında büyüme ile kapattı. 

Uzmanlaşma Dönemi
Perakende sektöründeki en büyük gelişmelerden biri uzman mağazacılığı… Sektörün gelişime açık alanlarından bi­rinde, konuyla ilgili piyasada yaygın olan ya da olmayan farklı ürünlerin buluna­bildiği bu mağazalar, gelecekte daha da çeşitlenecek. Buna en güzel örnekler­den biri organik ve doğal ürün marketle­ri Tüm dünyadaki, tüketici tercihleriy­le benzer olarak Türkiye’de de gelişme gösteren bu alan, gelecek dönemde de perakende alanındaki yatırımcıların tercihleri arasında yer alacak gibi görünü­yor. Benzer şekilde kişisel bakım ürünle­ri, aksesuar, son dönemlerde zincirleş­mekte olan deniz ürünleri marketleri yi­ne uzman mağazacılığın önemli örnek­leri arasında yer alıyor.

Sektör oyuncu sayısının hızla arttığı bir sektör. Bununla birlikte doğru strate­ji geliştirmek de gün geçtikçe daha bü­yük önem kazanıyor. Sektör temsilcileri, artan rekabet şartlarında artık perakende şirketlerinin de markalaşması gerektiğini belirtiyor­lar. Marka olmaya yönelik atılacak adım­lar güç birliği gerektirebileceğinden, ge­lecek dönemde sektörde işbirliklerinin ve evlilik ile satın alma hareketlerinin görülmesi bekleniyor.

En Önemli Satın Alma
Makro Marketler’in Nazar ve Uyum’dan sonra Afra’yı bünyesine kat­ması, 2007 yılının önemli satın alma operasyonu oldu. 2008 yılında da benzer birleşmelerin gerçekleşebileceği belirtiliyor. Bununla birlikte 2008 yılında sektö­rün genel profiline en büyük etkiyi yapa­cak olan gelişme Migros’un satılması olacak. Migros’u satın alan grup veya grupların izleyeceği stratejinin pazarda­ki genel dinamiklere büyük etki etmesi bekleniyor.

Bu muhtemel gelişmelere ek olarak, perakende sektörünün kendi ekseninde beklenen trendlerin 2007 ile paralellik göstermesi öngörülüyor. Buna göre, perakende sektöründeki muhtemel geliş­meleri çeşitli başlıklar altında incelemek mümkün.

Elektronik Mağazacılık: Elektronik ürünlerin çeşitliliği ve göreceli olarak ucuzlaması, tüketim eğilimini artırdı. Buna paralel olarak elektronik mağaza­cılığı sektörü 2007 yılında yabancı yatı­rımcıların gözde alanlarından biri oldu. Yerli şirketleri ve girişimcileri de çeken bu alan gelişmeye devam ediyor.

Alışveriş Merkezlere Kayıyor: Özel­likle kriz sonrasında ve tüm dünyadaki para arzıyla paralel olarak artan alışveriş merkezi yatırımları, mağazaları çekmeye devam ediyor. 

Verimlilik: Özellikle 2001 krizi sonra­sında kendini büyük çapta hissettiren ve­rimlilik kavramı perakende sektöründe de önem kazandı. Birçok şirket verimli çalışmaya yönelik adımlar attı. Teknolo­jik gelişmelerin de desteklediği verimli­lik çalışmalarında müşteri takibi, müşte­riye özel uygulamalar, stok kontrolü gibi alanlarda önemli gelişmeler yaşandı. Şirketlerin, gelecek dönemde de mevcut verimliklerini korumaya yönelik çalış­malar yapması bekleniyor. 

Kalifiye Eleman: Verimlilik artışı, şir­ketlerin çalışanlarından maksimum veri­mi alma sürecini de getiriyor. Dolayısıyla şirketler daha bilinçli personel ile çalış­mayı tercih ediyor. Ayrıca, alıcıların da bilinçlenmesi bu durumu zorlayan et­kenler arasında sayılıyor. 

Yabancı Yatırımcılar: Hazır giyim baş­ta olmak üzere perakendenin farklı alanlarında yabancı ilgisi sürüyor. Gelecek dönemde yeni markaların distribütör ve­ya master franchise’lar aracılığıyla paza­ra girmesi bekleniyor.

Private-Label Marka Çeşitliliği: Priva­te label perakende sektörü için yeni bir oluşum değil. Bununla birlikte bu sürecin üreticiler arasında yarattığı bir dönüşüm var. Artık kalite, fiyatlandırma ve üretim teknikleri alanında marketlerin baskısıyla daha bilinçlenen private label üreticileri kendi markalarına yaratıyorlar. Bu durum, gelecekte birçok alanda daha göreceli ola­rak daha küçük ve lokal markaların ortaya çıkmasına neden oluyor.

Yerel Markalar: İnternet, gerçek ma­ğazalara ve büyük yatırımlara gerek duymaksızın ticaret yapabilme olanağı sağla­dığından, küçük ölçekli birçok işletme ürünlerini bu satış kanalından yapıyor. Bu durum, yeni lokal pazarların oluşma­sına ve birçok küçük üreticinin ürünleri­ni tüketiciye ulaştırmasına yarıyor.

Tasarım: Artan rekabet koşullarında fark­lılık yaratmanın yollarından biri de tasa­rın. Ürünün kendisinden ambalajına ka­dar her alanda artık tasarımın etkisini görmek mümkün. Tasarım, mağazaların vitrinlerinde de kendini gösteriyor. Şirketlerde bir şekilde tüketicinin dikkatini çekme isteği bu gelişmeyi körüklüyor.

Ev Geliştirme Mağazacılığı: IKEA aç­tığı iki büyük mağazayla bu alandaki potansiyele dikkat çekti. Bu alan, Türk tü­keticisinin evi için para harcama yönün­deki eğilimi ile beslenerek gelişmeye de­vam ediyor.

Kategori ve Konsept Mağazacılığı: Yüksek maliyetli çok katlı mağazacılık sistemi yerini konsept ve kategori mağa­zacılığına bırakıyor. Aktif spor mağazaları, ev gereçleri mağazacılığı gibi mağaza­ların gelecek dönemde artması bekleni­yor. Ayrıca, mağazaların müşteri grupla n açısından da kategorize olması muhte­mel bir gelişme. Örneğin emeklilere yö­nelik ürün ve fiyat politikası uygulayan mağazalar, çok ucuz ürünler satanlar ve­ya tam tersi tüketicilere yönelik ürünleri bulunduran mağazalar kategorileşen mağazalar arasında olacak.

Ucuz Ürünler: Piyasalarda arz fazlalığı, şirketleri fiyatla rekabete zorluyor. Tüke­ticideki aynı fiyatı daha ucuza bulma eği­limi de bu süreci destekliyor. Seri sonu mağazaları, fabrika satış mağazaları, ih­raç fazlası ürünlerin satıldığı mağazalar önemli oranda talep görüyor.

Küçük Marketler: Perakende sektörü de kategori çeşitliliğine gidiyor. Büyük marketlerin yanı sıra, orta ölçekli ve kü­çük marketleri de hizmete sokan işlet­meler mümkün olduğunca geniş bir alanda çalışmayı hedefliyor. Bu trendin sürmesi bekleniyor. 

Kaynak: Ekonomist Dergisi

 
 
Bu yazı 781 kez okundu.
Bu yazı hakkında yorum yapılmamış.

Mağazalar İçin Yatırımlar Sürüyor
Yerel Zincirler, Ortak Marka İle Direniyor
Yeni Rekabet Teknoloji Marketlerinde
Müşteri Çekmenin Yeni Yolu: Koku Tuzakları
Perakende Satış Mağazalarının Farkları
Çalışma Saati Ve Ücret Düzeltilmezse Kimse Mağazacılıkda Kariyer Görmez
 
  Üyelik Girişi
Haberler
Şarküterilerin Geri Dönüşü

18/07/2008

Dünyanın Ünlü Markaları Alışveriş Turistleri İçin Türkiye’ye Outlet’leriyle Geldi

09/06/2008

Röportaj
"Burası Modanın, Eğlencenin ve Lezzetin Merkezi"
Kazım ÇİZMECİ

"Büyük Rekabette Teknolojix de Üst Sıralarda"
Osman AKIN

Konuk Yazar
Güventürk GÖRGÜLÜ
Perakende 2015: Daha Az Mağaza, Daha Çok Teknoloji

Başarı Öyküleri
30 Metrekarelik Dükkândan 6.2 Milyon Dolar’lık Şarküteri Yarattı
30 metrekarelik bir kasap dükkânıyla iş hayatın...

Whole Foods Market’in Gri Öyküsü
Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP), 2...

BİZİ TANIYIN  | ÇÖZÜM ORTAKLARI  | SIKÇA SORULAN SORULAR  | GÜVENLİK GİZLİLİK  | REKLAM  | KobiFinans RSS
KobiFinans'ı Öner Sık Kullanılanlara Ekle Ana Sayfam Yap Bize Ulaşın
KobiFinans, bir Finansbank Kobi Bankacılığı hizmeti olup her hakkı Finansbank A.Ş.'ye aittir. © 2008
Content by Kolay İçerik