|
Türkiye’deki sekiz milyon 500 bin özürlü, toplum tarafından önlerine konulan ‘engeller’ nedeniyle tüketimden men ediliyor. Ve bu dev müşteri potansiyeli; tüketmek için engellerin ortadan kalkmasını bekliyor. Böyle bir ortamda, ‘engellerin kaldırılmasına katkı sağlayan’ firmaların satışları artacak. Ve ‘sosyal sorumluluk taşıyan firma’ olarak tüm tüketicilerin nezdinde özel bir konuma sahip olarak tercih edilecekler.
O bir ortopedik (yürüme) özürlü.... Kaldırım, basamak, merdiven gibi türlü zorluğu aşarak süpermarkete ulaştı. Mağaza girişinde rampa yoktu, içeri giremedi. Dışarıda bekletildi, mağaza görevlisi tarafından dışarıya getirilen numuneler arasından seçim yapmak zorunda kaldı. Bir diğer ortopedik özürlü, girişinde rampa olan bir markete girdi, ancak yüksek raflar yüzünden istediği ürünlere ulaşamadı. Uygun raflardan alışveriş yaptığında ise, bir yandan tekerlekli sandalyesini, diğer yandan market arabasını idare etmekte zorlandı. Sıra ödemeye geldiğinde, aradaki mesafenin dar olması nedeniyle kasaya ulaşamadı.
O bir görme özürlü... Markette yönünü bulmak, aradığı ürünün hangi tarafta olduğunu anlayabilmek için yardım istemek zorunda kaldı. Ürün hakkındaki bilgileri ve fiyatı içeren etiketi okuyamadı. Üstelik satın aldığı elektronik üründen de yararlanması zordu. Çünkü kullanım kılavuzunda kabartmalı yazı yoktu. Aynı sorunla restoranda da karşılaştı. Garson mönüde bulunan yiyeceklerin listesini okudu. Ama ona fiyatını sormaktan çekindi.
Yukarıda okuduğunuz örnekler, ‘engelli’ tüketicilerin yaşadıkları zorlukları tüm çıplaklığı ile göstermek adına gerçekleştirmiş simülasyonlardan küçük bir kesit. Tüketiciler Birliği’nin, altıncı kuruluş yılı etkinlikleri çerçevesinde hazırladığı ‘Engelli tüketicinin hakları’ başlıklı raporundan bir alıntı. Bu raporun amacı; özürlülerin de ekonomik ve sosyal açıdan en az sağlıklı bireyler kadar birer tüketici olduğunun altını çizmek, mevcut durumu saptamak, ilgili örgüt ve kuruluşların da katılımıyla oluşacak ‘Engelli tüketici hakları platformu’ için zemin hazırlamak. Küçük bir parantez açarak altını çizmekte fayda var: ‘Engelli’ tüketici diyoruz, çünkü özürlü bireylerin tüketimi, toplum tarafından ‘engelleniyor’.
Tüketimden Men Ediliyorlar Raporun detaylarına geçmeden önce, isterseniz rakamlara bir göz atalım. Devlet İstatistik Enstitüsü (DİE) ve Özürlüler İdaresi Başkanlığı tarafından yürütülen ‘Türkiye Özürlüler Araştırması-2003’ün sonuçlarına göre Türkiye nüfusunun yüzde 12.29’u özürlü. Yani 8 milyon 431 bin 937 kişi. Yani Türkiye nüfusunun yüzde 12.29’u, büyük bir tüketim potansiyeli, engeller yüzünden tüketmekten ‘men’ ediliyor.
Özürlü bireyin tüketimde yerini alması, onun topluma kazandırılması ile mümkün. Bunun için de öncelikle ‘fark edilmesi’ gerek. Ancak, başta ulaşım olmak üzere, binaların ve yolların mimari yapısı, kamu alanlarının düzenleme biçimi, çevre koşulları, sağlık, istihdam, eğitim vb unsurlar onu yaşamdan ve tüketimden men ediyor.
Araştırmayı hazırlayan komite, özürlü, özürlü yakını ve sağlıklı kişilerden oluşturulmuş. Üç ay süren çalışmalar boyunca, öncelikle tarama çalışması yapılarak özürlülerin tüketici haklarına ilişkin ticari kuruluşların tutumu belirlenmiş. İlgili mevzuat taranarak hukuk düzenlemeleri tespit edilmiş. Öte yandan İstanbul’da gerçekleştirilen ‘Engelliler sempozyumu 2003’ toplantısında çalışma yapılarak; katılımcıların ‘özürlü bireylerin tüketici hakları’ kavramına ilişkin düşünceleri ve yaklaşımları tespit edilmiş.
Yüzde 46.25’i özürlülerden oluşan, yaklaşık yüz kişiyle yapılan yüz yüze anket çalışmasında, katılımcıların yüzde 90’ı, özürlülerin en önemli sorunun ‘ulaşım’ olduğunu söylüyor. Yüzde 3’ü ise özürlü olmanın alışveriş alışkanlığını etkilediğini söylüyor. Bu rakamda çarpıcı bir gerçek önümüze çıkıyor. Özürlü birey, toplumun önüne koyduğu engelleri ‘hayatın bir parçası’ olarak görüyor ve bu nedenle kendisini bir tüketici olarak algılamıyor.
Özürlülerin yüzde 75’i ara sıra alışverişe çıktığını söylüyor. Yüzde 13’ü ise hiç alışveriş yapmıyor. Yalnızca yüzde 12’si alışverişe çıkıyor. Yüzde 95’i kültür ve eğlence yerlerini yetersiz buluyor, yüzde 85’i dışarıdaki aktivitelere katılabilmek için ailesinden yardım alıyor.
Yüzde 90’ı ise sorunları için sivil toplum kuruluşlarından destek alıyor. Ve yüzde 60’ı özürlüler için sosyal proje çalışmalarında öncülüğün sivil toplum kuruluşlarında olduğunu düşünüyor. Bu saptamalardaki yüksek oran, diğer şıklarda yer alan devlet kuruluşlarının yeteri kadar çalışmadıklarını ortaya koyuyor.
Dünyanın En Büyük Tüketici Azınlığı Oysa engeller ortadan kaldırıldığında, özürlüler tüketime ve dolayısıyla ekonominin gelişimine önemli bir katkı yaratabilir. ABD’deki ‘Engelliler İçin Seyahati Geliştirme Derneği (SATH) 1999’da yaptığı bir araştırmada ülkedeki özürlü nüfusunun 50 milyona yaklaştığını ve bu kesimin alım gücünün 175 milyar dolar olduğunu saptamıştı. Avrupa’nın istatistik örgütü durumundaki EUROSTAT tarafından yayınlanan verilere göre, Avrupa’da toplam 50 milyon özürlü var. Ve her yıl sekiz milyon özürlü en az bir kez yurtdışı seyahate çıkıyor, 15 milyonu kendi ülkesinde seyahat ediyor, 22 milyonu günübirlik turizm faaliyeti yapıyor. Özürlünün bu turizm aktivitesini yanında en az bir refakatçi ile gerçekleştiği hesap edildiğinde, 35 milyon seyahat ve 630 milyon geceleme ürettiği ortaya çıkıyor.
Bunun anlamı şu: Dev bir müşteri potansiyeli, tüketmek için engellerin ortadan kalkmasını bekliyor. Bu durumda ‘engellerin kaldırılmasına katkı sağlayan’ firmaların satışları artacak. Ve onların şöyle bir avantajları daha olacak: ‘Sosyal sorumluluk taşıyan firma’ olarak tüm tüketicilerin nezdinde özel bir konuma sahip olacak ve tercih edilecekler.
Pratik Çözümler Nasıl mı? Aslında dev bütçelere gerek yok. Örneğin; tiyatro ve sinema salonlarının belli orandaki koltuklarının engellilerin kullanabileceği şekilde düzenlenmesi halinde, özürlülerin büyük bir bölümünü tiyatro salonlarında görmek mümkün olabilir. Alışveriş alanlarındaki rafların, özürlüler hesaba katılarak düzenlenebilir. Kullanma kılavuzlarında görme özürlüler için yapılacak küçük düzenlemeler, mağazaların kapılarının özürlülerin kullanımına uygun yapılması, onlar için ayrılmış mağaza otoparklarının başkaları tarafından kullanılmasının önüne geçilmesi gibi basit önlemler engelli bireyin bir tüketici olarak toplum içindeki yerini almasını sağlar.
Büyük alışveriş merkezleri ve süpermarketlerdeki ulaşım engelli için, asansörlerde kat bilgisi veren kabartmalı yazı veya sesli sistem konulabilir. Öte yandan belirli bir müşteri hacmi olan mağazaların, görme özürlüler başta olmak üzere tüm engelli müşteriler için yardımcı olabilecek bir personeli istihdam etmeleri, satışlarını arttırır. Engelli müşterinin ödeme işleminin kolaylaştırılması için, ayrı kasa tahsisi düşünülmesi de mümkün. Market, semt pazarı, alışveriş merkezi vb yerlerde engelli tüketici için en büyük sorunlardan biri ise tuvalet ihtiyacı. Engelliler için tasarlanmış klozetlerin kullanılması, tutunmayı sağlayacak aparatların bulunması, lavabo ve ayna yüksekliklerinin engellilere göre ayarlanması halinde bu önemli sorun da aşılabilir. Engelli turizminden yararlanmak isteyen beldeler, işletmeler engellilerin kullanabileceği toplu ulaşım araçları bulundurabilir, kentin veya beldenin görülmeye değer yerlerini, müzelerini engellilerin kullanacağı şekilde dizayn edebilir. Onlara yönelik serbest park etme olanakları sağlayabilir. Seyahat acenteleri, yalnızca engellilere yönelik turlar düzenleyebilir. Bu turlarda özellikle sağır-dilsizler için işaret alfabesi bilen turizm rehberlerinin bulundurulabilir.
Tabii konuya bir de ilgili devlet birimleri bakımından bakmakta fayda var. Ticari kuruluşlara ait düzenlemeler yapılırken izin, ruhsat gibi işlemlerin önkoşulu olarak engelliler için de özel düzenlemelerin aranması gerekiyor. Başta 4077 sayılı ‘Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun’ olmak üzere ilgili mevzuatta gerekli düzenlemelerin yapılması gerekiyor. Örneğin; geçtiğimiz günlerde proje kapsamında Tüketiciler Birliği’nin Sanayi ve Ticaret Bakanlığı ve hükümet yetkililerine bir yazı göndererek, bu yasanın ‘Tanıtma ve Kullanma Kılavuzu’ başlıklı 14’üncü maddesine; ‘Kullanma kılavuzu, görme engelli tüketicilerin de yararlanabileceği şekilde hazırlanır’ fıkrasının eklenmesini talep etti.
Ancak burada asıl görev özürlünün kendisine düşüyor. Başta ticari kuruluşlar olmak üzere tüm ilgili kurum ve kuruluşlardan kendilerine özgü düzenlemeler yapılmasını talep etmeli, talepler karşılanıncaya kadar tüketimden gelen güçlerini kullanmalılar.
Engelliler ‘Alışveriş Engellerini’ Anlatıyor Nükhet Akar (yürüme özürlü): Yürüme zorluğu çekiyorum. Çoğu zaman tekerli sandalye ile dolaşmak zorundayım. Ama evime, mağazaya girip çıkmak çok zor. Dışarı çıkmak bana eziyet. Tanju Sevgen (işitme özürlü): Duymuyorum ama görüyorum. Duymayanlar için TV’de bazı programlar aktaran spikerler var. Ama diğer programlarda yok. Özel TV kanalları bu konuyu görmezden geliyorlar. TV’den hiçbir tat alamıyorum. Seher Ünel (görme özürlü): Görme engelim olduğu için evden dışarı çıkmam çok zor oluyor. Yanımda yardımcı olmadan hiçbir yere gidemiyorum. Alışverişe çıkmayalı 12 yıl oldu. Şimdi alış verişe çıkmak istesem bile rafları bilmiyorum, fiyatları okuyamam, kasada para ödeyemem çünkü bir milyon yerine 10 milyon TL versem bunu bilmem mümkün değil. Kendi paramı sayarak vermek isterim. Pınar Koçan (özürlü yakını): Duyma ve konuşma engelli çocuğum var. Okul çağında. Bulunduğum yerde çocuğuma göre okul yok. Okula giden diğer arkadaşlarını görünce nereye gittiklerini soruyor. Engelli çocuklar için okullar her yere yapılmalı. Defteri, kitabı da engelliye göre olmalı. Sevilay İmir (özürlü yakını): Engelliler ile ilgili yasalar hazırlanırken, bu konuda çalışma yapan sivil toplum örgütlerinin görüşlerine dikkate alınmalı. Kadir Erdoğdu (yürüme özürlü): Alışveriş ve eğlence merkezlerinin bizler de düşünülerek düzenlenmesini istiyorum.
Engelliler İçin Hangi Şirket Ne Yapıyor? Braille Teknik:Görme engellilerin bilgisayar teknolojisinden yararlanmalarını sağlamak, eğitim, çalışma ve sosyal yaşantıdaki sorunlarını çözmek amacıyla gerekli araç-gereçleri üreten yabancı firmaların Türkiye’deki ana bayisi. Görme engellilerin ilk defa kendi dillerinde bilgisayar kullanmalarını sağladı. İnternet ve Windows 95/98/2000/ME/XP yazılımlarını görme engellilerin kullanımına sundu. Ürün listesinde; kabartma yazı printer, konuşan hesap makinesi, sesli basketbol topu, konuşan vücut termometresi, büyük tuşlu telefon, işaretli şeritmetre, ölçülü kaplar bulunuyor. Metro Group:Adana, Gaziantep, Kartal ve Konya M1 Tepe Alış veriş Merkezleri’nde engelli tüketiciler için ayrı ve özel otopark yerleri, otomatik açılır kapılar, özel alışveriş sepeti, ücretsiz tekerli sandalye tahsisi, yürüyen yollar, asansör, engelli tuvaleti, tüm ünitelerde merdivensiz ve basamaksız gezebilme imkanı ve geniş koridorlar gibi düzenlemeler mevcut. Arçelik: Şirket 2002’de Körler Federasyonu ile işbirliği yaparak, görmezler, az görmezler için özel tasarlanmış fırın, buzdolabı, bulaşık-çamaşır makinesi üretimi yaptı. Özel sipariş sistemi ile satılan ürünlerin kullanma kılavuzları da, görme engelli tüketiciler için kabartma alfabesine çevrilmiş. Bu kılavuzlar, isteyenlere Körler Federasyonu aracılığı ile ulaştırılıyor. Profilo Alışveriş Merkezi: Özel uyarlanmış rampalar ve merdivenler, otopark, lavabo bulunuyor. Engelli asansörü için altyapı çalışmaları devam ediyor. Carrefour: Engellilerin rahat alışveriş yapmaları için tekerlekli sandalye sağlanıyor. Superonline: Görme engelliler için, eğitimler düzenleniyor, programların görme engellilerce kullanılması sağlanıyor, engelli bilgisayar kullanıcıları için etkinlikler düzenleniyor. AFM Sinemaları: İstanbul/Ümraniye Bursa Carrefour içindeki sinemalarda engelliler için uygun oturma koşulları sağlanmış. Fakat altyapı eksikliği nedeniyle İstanbul’daki diğer sinemalarda bunların sayısı arttırılamamış. Koç Net: Firmaya bağlı GVZ Net biriminde görme engelliler için bilgisayara bağlı sesli bir operatör aracılığı ile engellinin bilgisayarı kullanabilmesi ve mp3, wav formatındaki ses dosyaları ile dokümanlardan yararlanmaları sağlanıyor. Telsim: TC: Sağlık Bakanlığı standartlarına göre, işgücü kaybı yüzde 40 olan engelliler veya engelliler için çalışan tüzel kişiler için indirimli tarife uygulaması ile ucuz iletişim olanağı sağlanıyor. THY: Genel veya kısmi felç sonucu refakatçisiz hareket edemeyen veya kısıtlı hareket edebilen yolculara, görme engelli yolculara (her iki gözü yüzde 90 ve üzerinde görme özürlüler), her iki ayağını ve/veya bacağını kullanamayan yolculara, uçak içinde olağan ve olağanüstü herhangi bir durumda fiziksel ve/ veya zihinsel nedenlerle kişisel güvenlikleri veya konforları (yemek, tuvalet vb.) açısından kendi kendilerine yeterli olmak konusunda engelle karşılaşacak ve hızlı hareket etmeleri istendiğinde bunu yerine getiremeyecek durumda olan yolculara yüzde 40 indirim uygulanıyor. Türk Nokta Net: T.C. Sağlık Bakanlığı standartlarında belirlenmiş çalışma iş gücü kaybı oranı yüzde 40 ve üstü olan tüm engelliler için yüzde 30 indirim uygulanıyor. Turkcell: Yüzde 40 ve üstünde işgücü kaybı olan tüm engelliler için, indirimli tarife ile iletişim sağlanıyor.
KAYNAK: Kimlik Dergisi Şubat 2004 (Omurilik Felçlileri Derneği Yayını)
|