1 ay önce Nişantaşı’nda açılan, Japon yaşam ürünleri mağazası Muji’nin kısa süredeki başarısı, Türkiye’de mağaza açma iznini oldukça “hevessiz” veren Japonları şaşırtmış durumda. Markayı Türkiye’ye getiren Bilsar Tekstil Yönetim Kurulu Başkanı Selman Bilal, ilk günkü satışların, Milano ve Torino’daki mağazaların 3 katına çıktığını belirtiyor. Bilal’e göre “işleyen formül”, talep yaratmak için, beklentilere uygun ürün ve hizmet sunmak.
Herkesin küçülmeye çalıştığı bir dönemde, ünlü Japon markası Muji’yi getirdiniz, en pahalı semtlerden Nişantaşı’nda mağaza açtınız. Bu oldukça cesur bir hamle... Bu marka için 2 yıl önce temasa geçmiştik. Japonlar, Türkiye’de mağaza açmaya temkinli yaklaştı. Gündemlerinde böyle bir konu yoktu, Türkiye’ye inanmıyorlardı. Ancak, marka yönetimi konusundaki başarımıza ikna olup gelmeye karar verdiler. Dolayısıyla bu, daha önceden hazırlıkları yapılmış bir adımdı.
Bu dönemde açmış olmanız talihsizlik sayılabilir mi? Sanmıyorum çünkü satışlar beklentimizin çok üzerinde gidiyor. Mağazayı açtığımız gün ulaştığımız satış, Japonları bile şaşırttı. Torino ve Milano’daki mağazaların satışlarının 2-3 katına ulaştık.
Kriz, Nişantaşı’na uğramadı mı daha? Muji, Türkiye’de beklenen ve özlenen bir markaydı. İstanbul, çok özel bir metropol ve dünya kenti. Talep yaratmak için beklentilere uygun ürün ve hizmet sunmak gerekiyor. Çünkü artık kimse ihtiyaçtan alışveriş yapmıyor, psikolojik bir durum oldu alışveriş. İnsanların tüketim alışkanlıkları değişiyor. Sadece hazır giyim değil, turizm ve sanat da, tüketim için giderek önem kazanmaya başladı. “Yaşam ürünleri” dediğimiz ürünler de fazlasıyla tüketiliyor. Muji, bu noktada ciddi bir alternatif çünkü hayatın 24 saatini dolduruyor.
Ne tür ürünler var Muji’de? Mağazada şu an 3.000 kadar ürün var, sayıyı da artıracağız. Burada bir insanın, 24 saatinde kullanacağı her ürünü satıyoruz. Yatağından, diş fırçasına, kırtasiye malzemelerinden sırt çantasına kadar her türlü şey var.
Ne bekliyorsunuz bu markadan? İnsanlar artık markası öne çıkmayan, ancak arkasında ciddi bir tasarım desteği olan ürünler istiyor. Fonksiyonel olması önemli. Muji’de de, markasızlıktan yola çıkan ürünler sunuyoruz. O pazarda gerçekten büyük bir boşluk vardı.
Mağaza sayısının artırılması gündemde mi? Krizden önce, 2 yıl içinde 6 mağaza açmayı hedefliyorduk. Belki bu sayı, bir miktar düşer. Performansı görmemiz lazım. Şu sıralar önceliğimiz doğru lokasyon bulmakta. Örneğin; Beyoğlu ve Bağdat Caddesi’nde olmayı istiyoruz. Hatta bu hedefe uygun yer bulmak için adeta kafam havada geziyorum. Japonlar en az 300 metrekarelik mağazalar istiyor.
Yıllık gelir beklentiniz nedir Muji’den? Yatırım tutarımız 1,5 milyon euro’yu buldu. İlk yıl için hedefimiz, yatırım tutarıyla başa baş bir noktaya ulaşmak.
Japon çalışma stilinde sizi en çok ne etkiledi? Çok titizler, inanılmaz detaycılar, her işi sonuna kadar takip ediyorlar. Mağazaya bakmak için İstanbul’a 4 mimar geldi, bunlardan biri raf uzmanıydı.
Aranız nasıl Japonlarla, iyi iletişim kurabiliyor musunuz? Sağlıklı bir iletişimimiz var, her türlü e-potamıza anında cevap yazıyorlar. Yakın hissettikleri insanların isminin arkasına “San” eki koyuyorlar. Ben artık Japonlar için “Selman San” oldum. Eğer Türkiye operasyonu beklediğimiz başarıyı gösterirse, bölge ülkelerinde de ortak hareket edebiliriz.
Kaynak: Bu röportaj, Kolay İletişim tarafından, KobiFinans için derlenmiştir.
www.isteinsan.com.tr
|