KobiFinans Türkiye' nin en büyük kobi portalı
Anasayfa Site Haritası English
 
   02 Aralık 2008, Salı
DERGİMİZ FORUM ÜYE SORGULAMA İLAN PANOSU
Ambalaj
Bilişim
Demir - Çelik
Deri - Ayakkabı
Elektronik
Enerji
Gıda/İçecek
Haberleşme
Hayvancılık
Kimyasal - Plastik
Madencilik
Makine - Metal
Mobilya/Orman Ürünleri
Otomotiv
Perakende
Sağlık
Tarım
Taşıma - Lojistik
Tekstil - Giyim
Turizm
Yapı - İnşaat


En Çok Okunanlar

Kitap Tanıtım
Girişimcinin Silahı : İş Planı

Paul BARROW

Ekonominin Dinomosu Küçük Ve Orta Büyüklükte İşletmeler Rehberi

Ercan ALPTÜRK

İlk Yabancı Perakendeciler
Osmanlı modernleşmeye başladığı andan itibaren Anadolu insanının yabancı mala olan talebi de ortaya çıktı. Bon Marche, ilk büyük mağazaydı. G. And A. Baker ise uzun yıllar en beğenilen ithal ürün mağazası oldu. 

Osmanlı’nın büyük perakendecilerle tanışması için 19. yüzyılın başına kadar beklemesi gerekti. Osmanlı geleneğinde çarşılar, ­şehir hayatının vazgeçilmez bir parçasıydı. Ticaretin kurumsal yapısı olan "çarşılar", pe­rakende alım satım ilişkisinin en yoğun olarak yaşandığı yerlerdi. Her esnafın sattığı ürünler belliydi ve başka bir esnaf grubunun satma hakkına sahip olduğu bir ürünü satamazlardı. Fakat, modernleşme olgusu ve şehir hayatındaki dönüşümler ekonomide ve teknolojideki gelişmeler, kaçınılmaz olarak Osmanlının çarşı ve ticaret hayatındaki ilişkileri değiştirecekti. Osmanlı gibi toplumlarda üretim esas olarak toplumun temel biyolojik ihtiyaçlarını gidermek üzere yapılıyordu. Fakat modern hayatla birlikte eski denge ve anlayışlar alt üst edilince, çok geçmeden “ihtiyaç ekonomisi”nden kar ekonomisine geçildi.

Bu anlamda Kırım Savaşı önemli bir durak­tır. Çünkü bu dönemde İstanbul’a gelen, İngiliz ve Fransız ordularının yüksek rüt­beli asker, sivil görevlileri, Osmanlılar da dahil olmak üzere bütün müttefik ordula­rının ve sivil erkanın yeni denilebilecek ge­reksinimlerini karşılamak üzere İstanbul’a akın eden yabancı iş adamları ve tüccarlar, Galata’dan Taksim’e kadar uzanan yerleş­me düzenini bir anda alt üst ettiler.

Aynı dönemde, Jean Aristide Boucicaut 1852 yılında Paris’te Bac ve Sevres Sokakla­rı’nın kesiştiği köşede Bon Marche adlı dükkanını açmıştı. Sloganı ise "Giriş ser­besttir" idi. Dileyen içeri girip gezebiliyor, malları inceleyebiliyordu. Her malın tespit edilmiş bir fiyatı vardı ve bu fiyatlar piyasa­ya göre ucuzdu. En önemli farklılığı ise, müşteriye aldatılmadığı duygusunu ver­mesiydi. Batıda büyük alışveriş mağazaları, etkin pazarlamacılığın ilk örneklerinden biri olan Bon Marche kısa zamanda çok hızlı bir büyüme eğilimi gösterdi. Bon Marche, İstanbul’da da o dönemlerde en çok ün yapan mağazalardan biriydi. Öyle ki o dönemde benzeri açılan bütün mağaza­lara "Bonmarşe" denmeye başladı. 

İlk İlanlar ve Perakendecilik
Batıdaki gibi Osmanlı’da da şehir hayatı başlangıcından itibaren "istekleri" ihtiyaç haline getirmeye çalışıyordu. Bunun için de öncelikle insanlara mal talep etme iste­ğinin öğretilmesi gerekliydi. Türkiye’de basın reklamları ilk defa (yarı resmi ilanlar sayılmazsa) 1860’dan sonra ortaya çıkmış­tı. Tercüman-ı Alıval, Ceride-i Havadis ve Tarik’te çeşitli malların (ilaç, elbise, züca­ciye, çeşitli alet ve edevat) ilanları çıkardı. Ama bu dönemde henüz bir reklam ajansı yoktu ve II. Abdülhamit döneminde basına konan sansür, ilan ve reklamlarda da etki­sini gösterdi. Reklam sektörü de, 1908’de hürriyetin ilanıyla amacına ulaşmış oldu. 1908 Devrimi sonrası yaşanılan özgürlük havası, çok geçmeden bir başka alanı da et­kisi altına aldı. İkinci Meşrutiyet’ten sonra, Türkiye’deki ilk firma 1909’da kurulan İlancılık Şirketi oldu. Artık gazete ve dergi­lere yaygın olarak ilan veriliyordu. Türki­ye’ de basında çıkan ilanlar izlendiğinde, Os­manlı’daki ilk büyük yabancı mağazaların iz­lerine 20. yüzyılın başlarında rastlanır. Örneğin 1908 yılında çıkan bir karikatürde, geleceğe yönelik tahminlerde bulunulmak­taydı. Kadınların kamusal alana girmeye başladığı bu yıllarda, artık onların uçak da kulla­nabileceği belirtiliyordu. Karikatürde. Bon Marche ve Baker Ticarethaneleri’nin ilanları duvarları süslüyordu. 

İngiliz Bir Bahçıvan Çocuk Vardı
Bu mağazalardan biri İngiliz Baker Ticaret hanesi’ydi (Maison Baker). Mağaza, G. And A. Baker şirketi tarafından kurulmuş­tu. 1834 yılında George Baker isminde 12 yaşında bir İngiliz çocuğu, cebinde 1 şilinle evden kaçmıştı. Maceralı bir kaçışın so­nunda bir çiftçi onu bahçıvan olarak yanı­na aldı. Bahçe bakımına merak saran Geor­ge, birkaç yıl sonra bahçe mimarı olarak ça­lışmaya başladı. Aynı tarihlerde 2 bin 500 kilometre ötede İstanbul’da İngiliz sefareti binasını yenilemekteydi. George, sefaret bahçesini düzenlemek için İstanbul’a gön­derildi. Türkiye’yi çok beğenen George İs­tanbul’a yerleşti. Bir süre sonra devletin Padişahı Abdülhamit tarafından bazı sarayla­rın ve Yıldız Sarayı’nın bahçe düzenleme işiyle görevlendirildi. Baker sarayın ihtiya­cı olan ayakkabı ve çeşitli giyim eşyasının ithali işini de aldı. Bu arada Türkiye’de ev­lenen George Baker 1890’da oğlu Artur ile G. And A. Baker şirketini kurdu. Şirketin Beyoğlu, Sirkeci ve Tekke Caddesi’nde ol­mak üzere üç mağazası bulunuyordu. İngi­liz sanayi mallarını satmaya başlayan şir­ket, Türk ihraç mallarını da toplayarak işle­yip iç ve dış piyasalara satmaya girişti. Ma­ğazada ithal malı pabuç ve diğer giyim eşyaları satılıyordu. Şirket, ayakkabı mağaza­ları, pamuk ticareti, araba satışı, soğuk ha­va depoları ve antrepolar, gemicilik yağ imalatı ve ticareti, ithalat ihracat gibi çok değişik alanlarda faaliyet gösteriyordu. 1900’lerin başındaki yayınlanan ilanlar, dış tüketim mallarına olan ilginin o dönemde de yüksek düzeyde bulunduğunu gösterir. Baker ve Bon Marche mağazaları, 1940’lı yıllara kadar Beyoğlu’nda faaliyetlerini sür­dürdüler. Fakat ithalat kısıtlamaları, yabancı perakendecilerin sonunu getiren şey oldu. Türkiye’de uzunca bir süre faaliyet gösteren Maison Baker ve Bon Marche gibi büyük ma­ğazalar, dönemlerinde modernleşmenin ge­rekliliklerini yerine getiren Osmanlı’nın Ba­tı’ya açılan pencereleri oldular.

Kaynak: Turkishtime Dergisi

 
 
Bu yazı 1293 kez okundu.
Bu yazı hakkında yorum yapılmamış.

Rakamlarla Perakende Sektörü
Perakende Çalışanlarının Sorunları Nelerdir?
Perakende Gruplarına Üretim Yapabilmek İçin Ne Yapılmalı?
Perakende Zincirinin Halkası Olmak İçin Dikkat Etmeniz Gerekenler
Perakendeciler Tedarikçileri Nasıl Seçiyor?
Türkiye’de Perakendenin Büyüklüğü
Perakendecilik ve Çeşitleri
Türk Perakendeci Memnun Mu?
Organize Ve Geleneksel Perakende Karşılaştırması
Organize Perakendede Reformun Nedenleri
Türkiye’de Perakende Sektörünün Yapısı
Tedarik Zinciri Yönetimi Ve Tedarikçi İlişkileri
Perakende Sektöründe Stok ve Satış Yönetimi
Perakende Sektöründe Müşteri Odaklı Olmanın Önemi
Perakende Sektöründe Tedarik Zinciri Yönetimi
Satış Noktası Aktivitelerinin Hızlandırılması
Perakende Sektöründe Rekabet (II)
Perakende Sektöründe Rekabet (I)
Nüfusun Yüzde 12.29’u Engelli Tüketici
 
  Üyelik Girişi
Haberler

"Krize Rağmen Türkiye’de Perakendenin Yıldızı Sönmez"

27/11/2008

Perakende Sektörü Yeniden Yapılanıyor

17/10/2008

Röportaj
"İşletmeciliğe Başladığımı Duyunca Annem Fenalık Geçirdi"
Erol KAYNAR

"Şansa Değil Çalışmaya İnanıyorum"
Canan ÖZDEMİR

Konuk Yazar
Fahir ÇAM
Perakende Nereye Koşuyor?

Ergün GÜLER
Perakende Sektörü Değerlendirmesi

Başarı Öyküleri
Memur Olmadı, Porselende Tüm Dünyaya Meydan Okuyor
Öğretmenliği bırakıp züccaciye mağazası ile iş yaşamına atılan Porland Porsel...

Bakkallıktan Perakende Zincirine
Ticarete 1981’de Bitlis’te bakkallı...

Analiz-Araştırma
Tüketici Eğilimleri Değişim Gösteriyor
Türkiye’nin kentsel alanında yaşayan, ekonomik olarak aktif ve çalışa...

23/10/2008

Perakende Sektöründe Hızlı Tüketim Ürünleri Pazarı Büyüyor
Nielsen’in sigara dışında 100’den fazla kategoride takip ettiği h...

04/08/2008

BİZİ TANIYIN  | ÇÖZÜM ORTAKLARI  | SIKÇA SORULAN SORULAR  | GÜVENLİK GİZLİLİK  | REKLAM  | KobiFinans RSS
KobiFinans'ı Öner Sık Kullanılanlara Ekle Ana Sayfam Yap Bize Ulaşın
KobiFinans, bir Finansbank Kobi Bankacılığı hizmeti olup her hakkı Finansbank A.Ş.'ye aittir. © 2008
Content by Kolay İçerik