KobiFinans
anasayfa Anasayfa
favorilere ekle Favorilerime Ekle
arkadaşına öner KobiFinans'ı Öner
rss RSS
Detaylı Arama
sub-bg-left
09 Şubat 2012 Perşembe
FORUM ÜYE SORGULAMA EĞİTİM MERKEZİ
sub-bg-right
Ambalaj
Bilişim
Demir - Çelik
Deri - Ayakkabı
Elektronik
Enerji
Gıda/İçecek
Haberleşme
Hayvancılık
Kimyasal - Plastik
Madencilik
Makine - Metal
Mobilya/Orman Ürünleri
Otomotiv
Perakende
Sağlık
Tarım
Taşıma - Lojistik
Tekstil - Giyim
Turizm
Yapı - İnşaat
En Çok Okunanlar
İlgili Linkler

Kitap Tanıtım
Wal-Mart Etkisi
Charles FISHMAN

Perakendecilikte Mağaza Düzenlemesi
Fatma DEMİRCİ


PERDER, Uyum - Makromarket Birleşmesini Anlatıyor


Şeref SONGÖR - Erdal TÜFEKÇİ
Türkiye Perakendeciler Federasyonu Başkanı
PERDER, Uyum - Makromarket  Birleşmesini Anlatıyor

Türkiye Perakendeciler Federasyonu Başkanı ve Makromarket Yönetim Kurulu Başkanı Şeref Songör ile İstanbul PERDER Başkanı ve Uyum Yönetim Kurulu Üyesi Erdal Tüfekçi, iki şirketin birleşmesiyle ilgili merak edilenleri Perakende.Org’a anlattı.

Türkiye Perakendeciler Federasyonu, birinci yaşını doldurdu ve artık yere sağlam basan güçlü bir yapıya kavuştu. Yasa tasarısıyla ilgili devlet organlarında izlenecek lobi stratejileri, mevzuatlar ve yeni yönetmeliklerle ilgili üyeleri düzenli bilgilendirme, bölge derneklerinin yönetim yapısı ve derneklerle Federasyon’un iletişimi, üye kuruluşlara kalifiye personel kazandırma gibi hedeflerde somut adımlar kaydedildi. Bunların hepsinde sonuca gidilmese de gelecekle ilgili yapılacakların yol haritası, geçmişe göre şimdi çok daha net... İlk yılın heyecanını yenen ve yapılanmasını belli bir çizgiye kavuşturan Türkiye Perakendeciler Federasyonu’nun yeni gündemini ise üyeleri arasında gerçekleştirilebilecek verimli birleşmeler oluşturuyor.

Tek başına ciddi hacim ifade eden kuruluşların bile satıldığı, veya satılmaya niyetlendiği bir ortamda, yakın gelecekte belli bir güç arz etmeyen markaları rekabette zor günlerin beklediği çok açık. Görülen ve tahmin edilen ancak analistlerin raporlarını süslediği, grafiklerde kaldığı için bugüne kadar harekete geçme isteği uyandırmayan veriler, son bir yıl içinde elle tutulur, gözle görülür, yıl sonu bilançosunda hissedilir oldu.

Her şeye karşın harekete geçmek kolay değildi. Erdal Tüfekçi’nin de söylediği gibi her markanın kendine göre sorunları, çeşitli ortaklık yapıları, operasyonel farklılıkları var. Ancak birileri harekete geçmezse, kısa süre içinde zaten hareket edebilecek bir alan kalmayacaktı. İnsiyatif kullanan ve bu iş istenirse yapılabilir diyen Makromarket ve Uyum oldu.  

İki şirketin birbirlerini tanıma süreci geçirdiğini biliyoruz. İşin başından başlayalım isterseniz...
Şeref Songör:
2006 ilkbaharında PERDER’leri ve beraberinde Federasyonu kurma kararımızla beraber, bizler Türkiye perakendeciliğini geliştirmek; rekabetçi, hizmet kalitesi yüksek, ölçülebilir, kayıtlı, kurallı bir yapıya bürünmesini sağlamak adına da bir çalışma başlatmıştık. Konuyla ilgili projeler geliştirdik ve bunları üyelerimizle paylaştık. Ancak bu projeler radikal kararlar almayı gerektirdiğinden, genele yaygın bir çalışma yapabilmek için arkadaşlarımızın daha geniş zamana ihtiyaçları olduğunu gördük. Biz de zamanı iyi kullanmak, projenin anlaşılmasını sağlamak, bu süreci hızlandırmak ve projemizin başarılabilir olduğunu göstermek adına; aynı zamanda bizim şirketlerimiz için de önemli bir açılım olacağını düşünerek Uyum - Makromarket birleşme startını veren prensip kararını yönetimlerimizle paylaşarak aldık.

Erdal Tüfekçi: Makromarket, Ankara’nın en büyük ve en organize yerel perakendecisi, Uyum, İstanbul’da Avrupa yakasının en önemli perakende zincirlerinden birisi. Bu birleşme dahilinde rekabet gücünü arttırabilecek ulusal bir marka oluşturabilmek oldukça önemli bir ihtiyaç. Birleşme konusunda iki ayrı büyük zincir olarak prensip kararı aldık. Bu karar alınırken öncelikle taviz verilmeyecek yapı ve düşünceler incelenerek, etik değerlerde uzlaşı sağlandı. Birleşme kararı, bir anda aldığımız bir karar değil. Bu tür birleşmelerde şirketlerin birbirini tanıması, yapıları hakkında bilgi edinmesi oldukça önemli. Bu konuda Federasyon’un da yapmış olduğu çalışmalar var. Federasyon, güçlü ve ulusal markaların nasıl yaratılacağıyla ilgili bir, bir buçuk yıldır çalışmalar yapıyor, projeler üretiyor.

Şeref Bey’in belirttiği gibi birleşme kararı, diğer yerli perakende markalarına örnek olmak amacı da taşıyor. Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz?
Erdal Tüfekçi: Evet, örnek olmak istiyoruz. Dolayısıyla lokasyonlara göre markalarla birleşme isteğimiz var. Ancak bunu yaparken biz sadece teklifleri sunacağız. Oluşum içinde yer alıp almayacaklarını onlar bize bildirecek. Biliyorsunuz sektör içerisindeki birleşmeler, firmaları geliştirdiği, yücelttiği gibi aşağı da çekebiliyor. Bu nedenle isim telaffuz etmek veya temaslarımızı bildirmek doğru değil. Bu konuda, bizim örnek bir proje çıkarmamız gerekiyordu, biz de öncü olmak istedik. Bu istek doğrultusunda birçok yerel zincir iyi niyetlerini gösterdi ama bunlar yetmiyor. Çünkü her şirketin yapısına özgü sorunları, iyi tarafları, zayıf tarafları var. Birleşmeler gerçekleştirilirken süreklilik ve uyum açısından şirketlerin tüm bu özellikleri dikkate alınmalıdır. Biz bu örneği çıkarmaya talibiz şu anda. “Doğru şekilde birleşme nasıl olur”u göstermek istiyoruz. Makro-Uyum birleşmesinden iyi bir örnek çıkarıp, bu örneği büyüttüğümüzde başarı sağlayacağız.

Şeref Songör: Burada hedef belirlenirken sadece bir etken üzerinde durulamaz. Sektördeki gelişmeleri takip edersiniz, ama gerçek hedef projenizin ve kurumlarınızın başarılı olmasıdır. Biz bu ortaklığı bir aşama sonrasında, güç katabilecek, sinerji oluşturacak tüm yerel perakendeci dostlarımıza da açarak; daha güçlü, etkin ve büyük bir perakendecilik organizasyonunu ülkemize kazandırmak istiyoruz.

Birleşmenin teknik ayrıntılarıyla sektörle paylaşılabilecek noktada kesinlik kazanan gelişmeler neler?
Şeref Songör:
Elimizde önceden çalışılmış bir projemiz var. Bir anlamda uygulamaya, pratik çalışmasını yapmaya başlıyoruz. İki grup olarak; ticari gerçeklere uygun, Türk Ticaret Kanununa uyumlu olmak kaydıyla, bu süreci ön yargısız ve başarı temelli yaşamak adına ön protokol imzaladık. Hedeflerimizi ülkemiz genelinde büyük bir organizasyon olarak bir anlamda belirlemiş bulunuyoruz. Süreç içerisinde yaşayacağımız başarı ve gelişmeler de hedeflerimizi geliştirebilir.

Erdal Tüfekçi: Birleşme gerçekleştiğine göre merkez yönetimi oluşacak. Burada pazarlamasından halkla ilişkilere, insan kaynaklarına, pazarlama politikalarına, satın alma politikalarına kadar hepsini merkez oluşturacak. Biz ulusal bir marka, halka mâl olacak bir marka oluşturmak istiyoruz. Kurumsal olan şirketimizin yasalara saygılı, kayıt dışına karşı mücadele edecek, sektörün gelişimine katkı sağlayacak bir oluşum içerisinde olmasına gayret ediyoruz. Yeni süreçte profesyonel destek almak istiyoruz. Eğer aldığımız profesyonel destekler mevcut isimleri kullanmamız gerektiğini düşünürse kullanmayı düşünüyoruz, onun haricinde bu oluşumun önünü açabilecek yeni bir isim, yeni bir şirket ismini kullanabiliriz. Çünkü bu birleşme sadece Makromarket - Uyum birleşmesi değil. Bu, aynı zamanda sektördeki diğer yerel markaların ulusal marka olmasına yönelik yapacakları çalışmaya altyapı oluşturabilecek bir sorumluluk projesi. Bizim için önemli olan Makromarket -Uyum birleşmesinden ziyade sektörde böyle bir oluşum sağlayabilmek.

Özellikle ulusal basında birleşme kararı ile birlikte Migros’a da talip olunabileceği haberleri yer aldı. Bu konu hakkında neler söylemek istersiniz?
Erdal Tüfekçi:
Ulusal basın konuyu yine aceleye getirip abarttı. Olayın özü şu; sanayileşme ihtiyacı olan yerlerde, özellikle de ülkemizde yerli markaların rafa çıkabilmesi için perakendede oligopol bir yapının, tekel bir yapının oluşmaması gerekir. Sektörün ilk beşine baktığınızda ilk sırada olan yerli kuruluş sektörden çıkma kararı alarak satışa çıkarılıyor. İkinci sırada olan Carrefour’un buna talip olduğunu görüyoruz. Böyle bir birleşme gerçekleşirse organize perakendeden yüzde altmışa yakın pay almış olacak. Buna karşılık ülke ekonomisini düşünmek gerekiyor. Markaların rafa çıkabilme şansını arttırmak gerekiyor ki ülke ekonomisinde gelişim olsun, KOBİ’lerin, köylülerin, çiftçilerin yaşam şansı olabilsin. Migros tek başına bir gruba satılmamalı. Rekabet kuralları gereği parça parça satılmalı. Böyle bir durumda bize uygun konseptlerle ilgili gücü olan her kuruluş gibi Federasyon bünyesinde biz de teklif verecekler arasında yer alırız. Ancak öncelikle rekabet kurulundan uygun ve sektör için doğru kararın çıkması gerekir. Ayrıca böyle bir kararı kendi başımıza değil Federasyon olarak tüm üyelerimizin görüşleri doğrultusunda vermek isteriz.

Şeref Songör: Güçler arasında dengeler doğru işlemez ve tek bir grup pazarın yüzde 50’ye yakın bölümünü kontrol eder noktaya gelirse tüm sektörün tıkanacağından endişe duyuyoruz. Üretici ve tedarikçiler çok büyük bir yaptırım altında kalabilir ve kâr edemez konuma gelebilir. Diğer perakendecilerin ise satınalma şartları iyice çıkmaza girer ve herkesin eli kolu bağlanır. Ayrıca sadece sektör değil tüketiciler de rekabetin olmamasından zarar görür ve ürünleri olması gerektiğinden pahalı almak zorunda kalabilir. Dolayısıyla rekabet kurallarının bozulmasından ciddi endişeler duyuyoruz. Bu konuda ilgili karar organlarının sağduyulu davranmasını bekliyoruz. Eğer uygun şartlar oluşursa konuyu Makromarket – Uyum bünyesinde değil Federasyon olarak değerlendirmeye alırız.

Federasyonun bu konudaki somut çalışmaları neler?
Şeref Songör:
Gerekli çalışmaları yapması için Türkiye Sınai Kalkınma danışmanlık hizmeti almaya başladık. Böyle bir satın alma gerçekleşirse finansmanın bir kısmını kendi öz kaynaklarımızla karşılayıp, bir bölümünü yatırım kuruluşlarından temin edebiliriz. Bununla ilgili de araştırma yapıyoruz.

Ankara’daki iftar yemeğinde bu birleşmenin açıklanmasından önce ilk gündeme gelen EGE PERDER üyelerinin oluşturacağı bir güç birliğini desteklemekti. Bu konu hakkında son gelişmeler nelerdir ve Makromarket – Uyum birleşmesinin diğer bölgelere bu bağlamda nasıl katkısı olacağını düşünüyorsunuz?
Şeref Songör:
Federasyon olarak her ay değişik bir bölgedeki PERDER şubesinde istişare toplantıları yapıyoruz. İzmir toplantısında özellikle ulusal ve global perakendecilerin baskın hakimiyetinden dolayı, ölçek ekonomisi üzerinde durduk. Teşhis ve çözüm anlamında Ege Bölgesindeki yerli perakendecilerle hemfikir olunca da, harekete geçmelerini tavsiye etmiş ve onları destekleyeceğimizi söyledik. Bu desteği daha sonraki çalışmalarımızda arkadaşlara açıkladık. Şöyle ki; projenin uygulama sürecinde başlangıç için Makromarket - Uyum projesi örnek olabilir. Ama bunun yanında icraata geçildiğinde kendilerine ihtiyaç duyacakları maddi, manevi, danışmanlık benzeri tüm desteği verebileceğimizi ifade ettik. Şu anda da arkadaşların çalışmaları oldukça iyi bir noktada.

Erdal Tüfekçi: Federasyon’a bağlı diğer derneklerle bilgi ve tecrübelerimizi paylaşarak yeni bir sinerji oluşturma gayreti içindeyiz. Bildiğiniz gibi Ege’de uluslararası, ulusal oyuncuların baskı gücü, pazar payı oldukça yüksek. Yerel zincirlerin yok olması için burada kırıcı bir rekabet söz konusu. Yerel zincirlerin böyle bir sıkıntısı var. Bunları aşabilmeleri için de birleşme projeleri var. Federasyon, birleşme konusundaki projelerini sektöre sunarak katkı sağlıyor. Çünkü Federasyon birleşimi sağlayacak bir kurum değil, projeleri üreterek sektörün gelişimine katkı sağlayacak bir kurum. Bu anlamda Federasyon asli görevini yapıyor. Bizim Uyum ve Makromarket olarak görevimiz ise örnek olabilmek.

Kaynak: www.perakende.org / Emre Durdu

 
 
Bu yazı 4983 kez okundu.
Bu yazı hakkında yorum yapılmamış.
“Tüketici Daha Az Harcayarak Daha Fazla Almak İstiyor”
“Şirketler, Tüketici Davranışlarına Göre Strateji Geliştir­meli”
“Tüketicinin Harcama İçin İkna Edilmesi Zorlaştı”
“2008’in Gelişmelerinden Memnunuz”
“Krizde Yukarıdaki veya Alttaki Markalar daha da Güçleniyor”
“Bu Dönemde, Fiyatı Düşük Ürünlerin Lansmanına Önem Vereceğiz”
“Talep Yaratmak İçin, Beklentilere Uygun Ürün Sunmak Gerek”
"İşletmeciliğe Başladığımı Duyunca Annem Fenalık Geçirdi"
"Şansa Değil Çalışmaya İnanıyorum"
"Pozitif Enerji Varsa Başarı Mutlaka Gelir"
Yatırımcılar, Türkiye Alışveriş Merkezi Pazarını Sevdi
"PERDER’in Önemini Tüketicilere de Anlatabilmeliyiz"
"Yabancı Devlere Rakip Ulusal Tedarik Zinciri Doğuyor"
"Hedefimiz Gülümseyen Müşteriye Sahip Olmak"
Metro Üç Yılda 300 Milyon Euro’luk Yatırım Yapacak
Çukurova’nın Perakende De Sembol Markası
Yıllandıkça Gençleşen Kült Marka
Perakende’de 30 Yıl
Eğitimli ve Kalıcı Personel İstiyoruz
 
Üyelik Girişi
Üye Olmak İstiyorum
ebultenkayit
Aylık KobiFinans E-bülten'e üye olmak için lütfen bilgilerinizi doldurun.
kobifinans “Tüketici Daha Az Harcayarak Daha Fazla Almak İstiyor”
Ekrem AKYİĞİT

kobifinans “Şirketler, Tüketici Davranışlarına Göre Strateji Geliştir­meli”
Prof. Dr. Arman KIRIM
 
kobifinans Perakendecilikte Müşteri Deneyiminin Rolü
Dr. Cüneyt EVİRGEN

kobifinans Perakendede Başarının Yolu, “Mühendislik” Yaklaşımından Geçiyor
M. Rauf ATEŞ
 
Memur Olmadı, Porselende Tüm Dünyaya Meydan Okuyor
Öğretmenliği bırakıp züccaciye mağazası ile iş yaşamına ...

Bakkallıktan Perakende Zincirine
kobifinans Ticarete 1981’de Bitlis’te bakkallıkla ...
 
Perakende Sektöründe Hızlı Tüketim Ürünleri Pazarı Büyüyor
Nielsen’in sigara dışında 100’den fazla ...

04 Ağustos 2008

Rekabette Fark Yaratan Market Markaları Hangileri?
Fiyat ve kalite avantajıyla farklılık yaratan özel ...

25 Nisan 2008
 
footer-left
Bizi Tanıyın Çözüm Ortakları Güvenlik ve Gizlilik Sıkça Sorulan Sorular Reklam Ödüllerimiz
Ana Sayfam Yap Bize Ulaşın Site Haritası
KobiFinans, bir Finansbank Kobi Bankacılığı hizmeti olup her hakkı Finansbank A.Ş.'ye aittir. © 2010