Anasayfa
Favorilerime Ekle
KobiFinans'ı Öner
RSS
Detaylı Arama
09 Şubat 2012 Perşembe
FORUM
ÜYE SORGULAMA
EĞİTİM MERKEZİ
Sektörler
Bilgi Merkezi
Dış Pazarlar
Uzmana Danışın
Eğitim Merkezi
Araçlar
Ana sayfa
Sektörler
Perakende
Türkiye'de Perakende Sektörü
"PERDER’in Önemini Tüketicilere de Anlatabilmeliyiz"
Ambalaj
Bilişim
Demir - Çelik
Deri - Ayakkabı
Elektronik
Enerji
Gıda/İçecek
Haberleşme
Hayvancılık
Kimyasal - Plastik
Madencilik
Makine - Metal
Mobilya/Orman Ürünleri
Otomotiv
Perakende
Sağlık
Tarım
Taşıma - Lojistik
Tekstil - Giyim
Turizm
Yapı - İnşaat
Yılda 70.000 Turist Giriyor, 10 Milyon Dolarlık Halı Satıyor
Teknisyendi, İşin Sahibi Oldu
Avrupa’da Büyüyen Türk İnşaatçı
Kış Modasına Romantizm Damga Vuracak
İtalya'nın Gözü Yenilenebilir Enerjide
Krizde Ayakkabı Satışında Rekor kırdı
Bahçe Bitkisi Ürünlerinin Pazara Hazırlanması
Okulu Parasız Yatılıda Okudu, Tekstilin Devlerinden Oldu
Yılda Yüzde 10 Büyüyen Helal Gıda Avrupa'yı Heyecanlandırıyor
“Türkiye'de Butik Otelciliğin Öncüsüyüz”
Yerli Web Adresleri
OSTİM
Wal-Mart Etkisi
Charles FISHMAN
Perakendecilikte Mağaza Düzenlemesi
Fatma DEMİRCİ
"PERDER’in Önemini Tüketicilere de Anlatabilmeliyiz"
Mükremin GÜLAY
Batı Karadeniz Metro AVM’nin Sahibi
Tüm PERDER organizasyonlarına katılan, aktif tavırları ve sözünü esirgemeyen tarzıyla öne çıkan Batı Karadeniz Bölgesi’nden Metro Alışveriş Merkezi’nin Sahibi Mükremin Gülay ile Perakende.org için bir sohbet gerçekleştirdik
Sizi PERDER çalışmalarında hep heyecanlı ve aktif görmeye alıştık. Bu heyecan sektörde derneklerin kurulması ve örgütlenme sağlanmasıyla yükseldi diyebilir miyiz?
PERDER bir anlamda sosyal birliktelik. Batı Karadenizli perakendeciler olarak omuz omuza verip derneğimizi kurduk ve aynı istekle, heyecanla çalışmalarımızı sürdürüyoruz. İlişkilerimiz çok iyi, sıcak bir dostluk havası hakim. Biz bu bölgedeki arkadaşların hepsinin ismini ve mağazalarını biliyorduk, fakat oturup bir çay içmişliğimiz bile yoktu. PERDER bize en azından birbirimize kenetlenme, samimiyet anlamında çok mesafe aldırdı. Hem Batı Karadeniz PERDER hem de Türkiye Perakendeciler Federasyonu ve diğer perakende dernekleri sayesinde ülkemizin yerli perakendecileri birbirini tanır, fikir alışverişi yapar hale geldi. Ben kendi derneğimizi coğrafi konumundan ötürü de ayrı bir yerde tutuyorum. Biz yabancı sermayenin yatırım bölgelerine ve İstanbul ile Ankara’ya çok yakınız. Yani kritik noktalara yakınız ve gelişmeleri çok yakından takip ediyoruz. Toplantılara aktif katılım, çalışmalara destek anlamında Batı Karadeniz PERDER kurulduğu günden bugüne belki de kimsenin ummadığı kadar etkin oldu. Bundan dolayı da arkadaşlarıma teşekkür etmek isterim tabi.
Şu günlerde Migros’un satılması da gündemde. Sektör önemli bir değişim sürecinde olduğu ve yerel ulusal dengesinin değişeceği yönünde düşünceler var. Siz gelecek günleri PERDER ve yerli perakende açısından nasıl görüyorsunuz?
Derneğimizde 50 lira sermayesi olanın sorunlarıyla 1.000 lira sermayesi olanın sorunları aynı değil. Ben ona kendimi anlatacağım, o da bana anlatacak. Biz fikir alışverişinde ortak çözüm noktaları bulabiliriz ama asıl sorun 70 milyon insana bir mesajımız olmaması. Sadece sahada rakibimiz olabilecek uluslararası firmalara mesajımız var. ‘Biz uyandık, artık sizin atınızı istediğiniz gibi oynatmanıza müsaade etmeyeceğiz mesajıdır’ bu. Ama 70 milyon insanı haberdar etmiyoruz. Tribün desteğine ihtiyacımız yok mu?
PERDER’in varlığını ve gücünü biz hissettik, bunu Türk insanına da hissettirmemiz gerekiyor. Bunu yapmadığımız sürece biz sadece uluslar arası sermayenin gardını almasına yardımcı oluruz. Yerli marka olduğumuzun bilincinde olarak tüketicilerin desteğini de almamız gerekiyor. Onların ülkelerinde tüketiciler kendi markalarını koruyorsa bizim tüketicimiz niye kendi markalarının satılmasına, elden çıkmasına göz yumsun. Üreticilere, tedarikçilere, diğer perakendecilere ve sektörü takip edenlere sizin gibi mecralar sayesinde kendimizi iyi anlattık. Fakat artık ulusal medyayı da daha iyi kullanmayı becerebilip tüketicilere ve halka da kendimizi anlatmalıyız.
Peki bu kadar irili ufaklı ve çok sayıda zincir, dediğiniz gibi satılmadan ve gücünü kaybetmeden rekabet etmeyi sürdürebilecek mi? Diğer ülkelerdeki sürecin burada işlememesi ve birkaç büyük markanın pazara hakim olamaması söz konusu olabilir mi?
Biz doğal işleyecek bir sürece karşı değiliz ki, ticaretin kuralları içinde ne olması gerekiyorsa olur zaten. Fakat o bahsettiğiniz ülkelerde kendi içlerinden yükselen markalar var. Diğerleri onun etrafında birleşmiş ve çok ortaklı dev markalar olmuş. Sonra bunlar dünyaya yayılmış. O ülkeler kendi ekonomilerini böyle bu hale getirmişler. Biz onlara karşı ayakta kalma savaşı veriyoruz ama niye o ülkelerdeki gibi kendimiz dünya çapında bir marka çıkarmayalım.
Dünyaya yayılabilecek gibi görünen en önemli yerli zincir Migros satılıyor. Bu dakikadan sonra aynı anda dünyanın en önemli perakendecileriyle rekabet ederken uluslar arası çapta da güç kazanabilecek bir marka yaratabileceğini düşünüyor musunuz yerli sermayenin?
Migros’un planı hep satmaktı. Bir şirket birçok ayrı sektörde büyük yatırımları yönetirken bir yandan da perakende de öyle bir operasyonu yürütemez. Perakendeyi asıl işleri olarak görmediler. Bizim ise asıl işimiz perakende, bunun için yaşıyoruz. Uzun vadede yerli markalar arasında ekonomik anlamda işbirliği olur mu derseniz olmalı derim. Fakat üye arkadaşların buna hazırlığı var mıdır, çok iyi bilemem. Görünüyor ki yerel bir perakendenin varlığını koruyabilmek dışında gelecekte fırsatları olmayacak. Ekonomik birliktelik olmadığı sürece önemli noktalara gelebileceğimize ben inanmıyorum.
Derneklerin ve Federasyon’un geleceğini nasıl görüyorsunuz?
Derneklerimiz ve Federasyon’un yapısı dikkatli kuruldu. Zaten böyle de olması gerekiyordu çünkü geçmişte birleşme adına başarısız örnekler yaşanmıştı ve güvensizlik oluşabilirdi. İşi ekonomik boyuta dökmeden dikkatli davranıldı. Bahsettiğim ekonomik birleşme de olacaksa uzun vadede ve dikkatli yapılmalı. Ancak şu günlerde kabul edelim ki işimiz zor ve burada kararlılık çok önemli. Bugün uluslararası firmaların 5 tane sebze arabasının durdurulup zamanlama olarak biraz gecikmeli yerine varmasıyla bir bakıyorsun bakanlardan randevu alıp görüşüyorlar. Ortalığı ayağa kaldırıyorlar. Çok kısa zamanda bu Hal Yasası’yla alakalı yapılan baskıda ne kadar etkili olduklarını gördük. Hal Yasası’nı hazırlayan komisyondaki insanların içinde perakende sektöründen gelen insanlar da var, aldıkları kararın bu haliyle doğru olduğunu bildikleri halde, uluslar arası sermaye öyle etkili baskı koyuyor ki hemen yumuşatırız, değiştiririz şeklinde geri adım atıveriyorlar. Bu da gösterdi ki biz başta büyük mağazalar tasarısı olmak üzere istediğimiz hiçbir kararı kolay kolay çıkartamayız. Öyle bir durumda hem medya hem de hükümetteki etkinlikleriyle ne kadar bastıracaklarını düşünebiliyor musunuz? Bunun için özellikle seçimden sonraki yeni meclisle birlikte PERDER’i her zamankinden de fazla desteklemeliyiz. Bizim öyle bir gücümüz olmalı ki onlar meclise giderken biz gitmeden bir telefonla etkimizi hissettirip bu işi yaptırabilmeyiz. Bunu yapabilecek potansiyelimiz eğer hepimiz istersek var.
Gündemde yer alan bir başka konuda KDV indirimiydi. Bu uygulama Batı Karadeniz’e nasıl yansıdı?
KDV indirimini tüm sektör gibi PERDER üyesi zincirlerde hemen raflarına yansıttı. Ancak uluslararası ve ulusal mağazalar mikrofon onlara uzatıldığında gece sabaha kadar çalışıp KDV indirimini raftaki fiyatlara yansıttıklarını söylediler. Zaten olması gereken bir şeyin reklamını, sanki müthiş bir iş yapmış gibi anlattılar ve KDV indirimi sanki tüm ürünlerde olmuş gibi lanse edildi. Gıdada yüzde 18 olup da 8’e inenler oldu. Bugün deterjan kanalındaki KDV inmedi. Hatta gıdanın içinde 2008 yılı içinde inecek olanlar da var. Bunu tribünlere oynamak şeklinde görüyorum.
Sizin planlarınız nedir gelecek günlere dair?
Metrekareleri büyük 2 şubemiz var bildiğiniz gibi. Benim asıl mesleğim şarküteridir. Tabi şöyle bir durum var, ben bir ulusal zincir ile nasıl başa çıkarım diye kendi kendime düşündüğümde en önemli avantajım da bu. Yani iyi bildiğimiz şarkütericilik. Örneğin Ariel’in nesinde farklılaşayım, onunki de yeşil, benimki de. Onun alış şartlarıyla benim alış şartlarım aynı değil ki. O 14 YTL’ye alırken ben 20 YTL’ye alabiliyorum. O kanalda rekabet etme şansımız hiç yok. Ama eğer beyaz peynirin tadını tutturur da, çok iyi anlatırsam orada ulusalları yenerim. Bunun bilincinde olarak hizmet veriyoruz.
Son olarak vermek istediğiniz bir mesaj var mı?
PERDER’i büyütelim. PERDER yerel zincirleri bir bardağın içine sığdırabilecek süreci sağlıyor. Hepimiz ayrı bardaklarda çay olamayız çünkü tek şeker tatlandırmaz hiçbirimizi.
Kaynak:
www.perakende.org
Bu yazı 2084 kez okundu.
Bu yazı hakkında yorum yapılmamış.
Yazı hakkında yorum yap
Arkadaşıma gönder
Sayfayı yazdır
Arşivime gönder
Paylaş
Google
Twitter
FriendFeed
Facebook
“Tüketici Daha Az Harcayarak Daha Fazla Almak İstiyor”
“Şirketler, Tüketici Davranışlarına Göre Strateji Geliştirmeli”
“Tüketicinin Harcama İçin İkna Edilmesi Zorlaştı”
“2008’in Gelişmelerinden Memnunuz”
“Krizde Yukarıdaki veya Alttaki Markalar daha da Güçleniyor”
“Bu Dönemde, Fiyatı Düşük Ürünlerin Lansmanına Önem Vereceğiz”
“Talep Yaratmak İçin, Beklentilere Uygun Ürün Sunmak Gerek”
"İşletmeciliğe Başladığımı Duyunca Annem Fenalık Geçirdi"
"Şansa Değil Çalışmaya İnanıyorum"
"Pozitif Enerji Varsa Başarı Mutlaka Gelir"
Yatırımcılar, Türkiye Alışveriş Merkezi Pazarını Sevdi
PERDER, Uyum - Makromarket Birleşmesini Anlatıyor
"Yabancı Devlere Rakip Ulusal Tedarik Zinciri Doğuyor"
"Hedefimiz Gülümseyen Müşteriye Sahip Olmak"
Metro Üç Yılda 300 Milyon Euro’luk Yatırım Yapacak
Çukurova’nın Perakende De Sembol Markası
Yıllandıkça Gençleşen Kült Marka
Perakende’de 30 Yıl
Eğitimli ve Kalıcı Personel İstiyoruz
Üyelik Girişi
Kullanıcı Adı :
Şifre :
Şifremi unuttum
Beni Hatırla
Aylık KobiFinans E-bülten'e üye olmak için lütfen bilgilerinizi doldurun.
Sektör seçiniz...
Ambalaj
Araştırma / Geliştirme
Bankacılık
Basın Yayın
Beyaz-Kahverengi Eşya
Bilgisayar - Yazılım
Büro Malzemeleri
Cam Ürünler
Dayanıklı Tüketim
Demir Çelik
Demir Dışı Sanayi
Deri / Ayakkabı
Dış Ticaret
Eczacılık / İlaç
Eğitim / Danışmanlık
Elektrik
Elektromekanik
Elektronik
Endüstri ürünleri
Enerji
Finans
Gıda-İçki-Tütün
Haberleşme
Halkla İlişkiler
Hediyelik Eşya
Hırdavat / Nalburiye
Holding
İnşaat Malzemeleri
İnşaat - Elektrik Taahhüt
İnternet Servisleri
Kağıt
Kimyevi Maddeler
Kültür - Eğlence - Spor - Dernek
Maden
Makina ve Metal Eþya
Metal İşleme / Kuyumculuk
Orman Ürünleri/Mobilya
Otomotiv
Perakende Ticaret
Petrol ve Petrol Ürünleri
Plastik / Lastik / Kauçuk
Reklam / Promosyon
Sağlık
Sigorta
Tarım - Hayvancılık
Taşımacılık / Dağıtım
Teknoloji / Medya / İletişim
Tekstil - Dokuma - Konfeksiyon
Telekomünikasyon
Toptan Ticaret
Turizm
Yazılım
Diğer
“Tüketici Daha Az Harcayarak Daha Fazla Almak İstiyor”
Ekrem AKYİĞİT
“Şirketler, Tüketici Davranışlarına Göre Strateji Geliştirmeli”
Prof. Dr. Arman KIRIM
Perakendecilikte Müşteri Deneyiminin Rolü
Dr. Cüneyt EVİRGEN
Perakendede Başarının Yolu, “Mühendislik” Yaklaşımından Geçiyor
M. Rauf ATEŞ
Memur Olmadı, Porselende Tüm Dünyaya Meydan Okuyor
Öğretmenliği bırakıp züccaciye mağazası ile iş yaşamına ...
Bakkallıktan Perakende Zincirine
Ticarete 1981’de Bitlis’te bakkallıkla ...
Perakende Sektöründe Hızlı Tüketim Ürünleri Pazarı Büyüyor
Nielsen’in sigara dışında 100’den fazla ...
04 Ağustos 2008
Rekabette Fark Yaratan Market Markaları Hangileri?
Fiyat ve kalite avantajıyla farklılık yaratan özel ...
25 Nisan 2008
Bizi Tanıyın
Çözüm Ortakları
Güvenlik ve Gizlilik
Sıkça Sorulan Sorular
Reklam
Ödüllerimiz
Ana Sayfam Yap
Bize Ulaşın
Site Haritası
KobiFinans, bir
Finansbank Kobi Bankacılığı
hizmeti olup her hakkı
Finansbank A.Ş.
'ye aittir. © 2010