Nestle'nin ikinci adamı konumunda olan İsveçli Lars Olofsson, Ocak 2009’da Fransız perakende devi Carrefour'un başına geçti. 2010’un başında ise tamamen yeni bir yönetim kurulu oluşturdu. Yönetim Kurulu'nun yeni üyelerini Tesco, Wal-Mart ve Procter&Gamble gibi markaların yöneticilerinden seçti. Bunun nedeni ise, Carrefour'un "girişimcilik ve fethetme" üzerine kurulu kültürüne "performans" unsurunu eklemek. "Bundan sonra hedefimiz yeni pazarlar fethetmek değil, müşterilerin kalbini fethetmek" diyen Carrefour CEO'su Lars Olofsson, "Lider olmadığımız ülkelerden çekilebiliriz" diyecek kadar da kararlı. Olofsson'un 2009 ve 2010 yılına yönelik değerlendirmeleri; Carrefour'un yeni kültürüne yönelik yorumları şöyle:
Tesco, Wal-Mart ve Procter&Gamble'ın "Yeteneklerini" Carrefour'a Getirdi "2009’da son derece açık bir strateji belirledik ve bir dönüşüm planını uygulamaya koyduk. Aynı yıl bu planın ilk meyvelerini aldık. Satışlar beklediğimizin biraz üzerinde gerçekleşti; masraflarımızı ise planladığımız seviyenin daha da altına indirdik. 2009’da 590 milyon euro tasarruf ettik. Bu Carrefour tarihinde bir ilk. 2010 başında iki adet stratejik öncelik belirledik. Bunlardan birincisi önemli pazarlarımızda ticari dinamiklerimizi güçlendirmek oldu. İkincisi ise dönüşüm planımızı uygulamak. Coğrafi önceliklerimiz bir yıl öncesine oranla değişim göstermedi.
Carrefour yönetiminin değişimi de dönüşüm sürecinin bir parçasıydı. Carrefour kültürünü geliştirmeyi hedefledik. Carrefour kültürü girişimcilik ve fethetmek üzerine kuruludur. Ben buna performansı da eklemek istedim. Sonuçta bu değişim ile güçlü Carrefour yönetimine yeni yetenekler ekledik. Bu yetenekleri müşteri kültürü konusunda referans kabul edilen Tesco'da; operasyonel verimlilik şampiyonu Wal-Mart'ta ve pazarlama konusunda dünyanın en sivri şirketlerinden biri olan Procter&Gamble'da buldum. En fazla tercih edilen marka olmak istiyoruz. Enerjimizin tamamının müşteriye odaklanması gerekiyor. Eskiden Carrefour yeni pazarlar fetheden girişimci konumundaydı. Dünya geneline bakacak olursanız, bu derece yaygın başka bir perakendeci yok. Bugün ise önceliğimiz yeni piyasaları değil, müşterilerin kalbini fethetmek.
Carrefour bugün faaliyet gösterdiği tüm piyasalarda başarılı. Dolayısıyla herhangi bir pazardan çıkmak için acelemiz yok. İdeal olan, en iyi fiyat, pazarlama ve satın alma gücü sinerjisini yaratmak için, her pazarda lider konumda olmak. Örneğin Rusya'daki mağazamızı kapattık, çünkü önümüzde kayıplar yaşayacağımız yıllar vardı. Eğer karşınızda tank varsa, küçük bir silahla savaşamazsınız. Lider olmadığımız, gelecekte de lider olamayacağımız pazarlar var. Bu pazarları terk edebiliriz.
Öncelik Fransa Önceliğimiz yine Fransa. İlk olarak sabit fiyat politikamızı korumamız gerekiyor. İkinci olarak daha az fakat daha büyük promosyonlar yapmamız gerekiyor. Promosyonların tüketicilere daha yakın olması, onlara ürün seçme özgürlüğü sunması gerekiyor. Üçüncü olarak da, 2009’da denediğimiz yeni konseptleri geliştirmeye devam edeceğiz. Carrefour City, Carrefour Contact bunlardan bazıları.
Çin ve Brezilya'da Büyümeye Devam Edeceğiz Bizim için öncelikli olarak yükselen piyasalar ise Çin ve Brezilya. Bu iki ülkede yayılmaya devam etmemiz gerektiği çok açık. Bizim ekonomi konusunda genelleme yaparken dikkatli davranmamız gerekiyor, çünkü üç farklı bölgede faaliyet gösteriyoruz. Latin Amerika piyasaları güçlü bir şekilde büyüyor. Asya'da da büyüme mevcut. Fakat Avrupa'daki dört büyük pazarda tüketici davranışlarını değiştirebilecek bir değişim beklemiyorum."
Kaynak: Dünya Gazetesi
www.dunyagazetesi.com.tr
|