|
Ofis mobilyaları sektöründe büyük ölçüde arz-talep dengesizliği yaşandığını belirten Ofis Mobilyaları Sanayi ve İşadamları Derneği (OMSİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Ercan Ata, sektörün bu durumdan olumsuz yönde etkilediğini söylüyor. Ata’ya göre bu sorunu, arz ve talebe dayalı yıllık envanter çalışmasıyla, ürün bazında ihtisaslaşmayı özendirici tedbirlerin alınmasıyla çözmek mümkün.
Ofis ürünleri sektörünün mobilya sektörü içindeki payı nedir? Üretim miktarı ölçümlerinde net resmi bir rakam olmamakla birlikte, üretici şirket sayısı, üretim miktarları, satış fiyatları, ihracat rakamları ile birlikte değerlendirildiğinde ve sektördeki kayıt dışılık dikkate alındığında, Türkiye mobilya sektörü üretiminin 6 milyar doları aştığı hesaplanıyor. İhracatı Geliştirme Etüt Merkezi (İGEME) verilerine göre de mobilya sanayinin toplam imalat sanayi üretimi içindeki payı ise yüzde 3 olarak göze çarpıyor. Bu oran içinde ofis mobilyaları sektörü üretiminin yüzde 25 ila yüzde 30 arasında olduğu tahmin ediliyor.
Ofis ürünleri sektörünün mevcut ihracatı sizce yeterli mi? Ofis mobilyası sınıfında ihracat, 2008 yılı itibariyle 388 milyon 472 bin dolar olarak gerçekleşti. Diğer yan ürünlerle bu rakamın daha da yüksek olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. 2008 verilerine göre AB ülkelerinin mobilya ihracatındaki payı yüzde 47,4 , komşu ve çevre ülkelerin payı ise yüzde 54,8. Son yıllarda komşu ve çevre ülkelere yapılan ihracat artarken, AB ülkelerine yapılan ihracat azalıyor. Bu eğilimin pazar çeşitlenmesi açısından olumlu bir süreç olduğu söylenebilir. Ancak bu rakamlar, ofis mobilyalarının ihracatı açısından yeterli değil.
İhracatta hangi ülkeler başı çekiyor ve ihracatı artırmak için neler yapılmalı? İhracatta öne çıkan ülkeler Almanya, Irak, Fransa, Hollanda, Rusya, Yunanistan ve İran olarak sıralanıyor. Sektörün dünya pazarlarında rekabet gücünün artırılması için ise, ihracat imkanını kısıtlayan sorunların gerekli yasal düzenlemelerle ivedilikle ortadan kaldırılmasına, işbirliğine ve ihracat seferberliğine ihtiyaç var.
İthalat açısından durum nedir? 1996’da Gümrük Birliği anlaşması ile mobilya sektöründe ithalat anlamında büyük bir artış yaşandı. Ofis mobilyası sınıfına giren ürünlerin ithalatında Çin başı çekiyor ve genel ithalatın yüzde 46,7’sini oluşturuyor. Çin’in ardından, Almanya, İtalya, Vietnam, ABD, Endonezya ve Polonya geliyor. Toplam ithalatın da yüzde 75’ini bu ülkelerden getirilen ürünler oluşturuyor.
Sektörün yaşadığı sorunlar neler? Sektörün önündeki en büyük sorunlardan biri ürün standardı ve kalite kontrolü. Bunların geliştirilmesi için üniversite ve meslek örgütlerinden bilirkişilerin de yer alacağı uluslararası standartlarda bir laboratuarın kurulması gerekiyor. Piyasa gözetim ve denetim mekanizması oluşturularak ve etkin bir şekilde çalıştırılması sağlanarak standart yükseltilebilir. Bunun yanında devlet ihale şartnameleri yeterince şeffaf, anlaşılır ve günümüz teknolojisine uygun değil. Bu durum ihalelere katılan şirketleri zor durumda bırakıyor. Bu karışıklığı giderebilmek için teknik şartname hazırlanmasında meslek örgütlerinden görüş ve onay alınmasını sağlayacak düzenlemeler yapılmalı.
Sektörde çevreye duyarlı üretim, yeşil mobilya gibi kavramlar da ortaya çıkmaya başladı... Sektörde insan sağlığına ve çevreye duyarlı bir üretim bilincinin mutlaka oluşturulması gerekiyor. Dünyada ve Türkiye’de yavaş yavaş da olsa “yeşil mobilya” kavramı yerleşmeye başlıyor. Çevreci mobilya üretilmesi ve buna önem verilmesi konularında bilgilendirme çalışmaları yapıyoruz. Bu çalışmaların giderek daha kapsamlı ve geniş bir platformda değerlendirilerek tüketicinin de bu konuda bilinçlendirilmesi gerektiğine inanıyoruz.
Kaynak: Bu röportaj, www.kobifinans.com.tr için derlenmiştir.
www.kobiden.com
|