KobiFinans Türkiye' nin en büyük kobi portalı
Anasayfa Site Haritası English
 
   04 Aralık 2008, Perşembe
DERGİMİZ FORUM ÜYE SORGULAMA İLAN PANOSU
Ambalaj
Bilişim
Demir - Çelik
Deri - Ayakkabı
Elektronik
Enerji
Gıda/İçecek
Haberleşme
Hayvancılık
Kimyasal - Plastik
Madencilik
Makine - Metal
Mobilya/Orman Ürünleri
Otomotiv
Perakende
Sağlık
Tarım
Taşıma - Lojistik
Tekstil - Giyim
Turizm
Yapı - İnşaat


En Çok Okunanlar

İpuçları

Satış konusunda yeterli bilgiye sahip misiniz?

Kitap Tanıtım
Girişimcinin Silahı : İş Planı

Paul BARROW

Ekonominin Dinomosu Küçük Ve Orta Büyüklükte İşletmeler Rehberi

Ercan ALPTÜRK

Satın Mı Almalı?, Yoksa Kiralamalı Mı?
Türkiye’de iş dünyasının yaşadığı en önemli sorunlardan biri işletme sermayesinin kısıtlı olması. Özellikle zorunlu ihtiyaçlar sözkonusu olduğunda ortaya çıkan maliyetler, firmaları krize sokabiliyor. Bunun yanında, satın alma sırasında gerçekleştirilen araştırmalar, teklif süreci ve değerlendirmeler, mali kayıtlarının takibi, bakım ve onarım gibi süreçler, zaman ve işgücü kaybını da beraberinde getiriyor. Bu noktada, dış kaynak kullanımı (outsourcing) firmalar için cazip bir yöntem olarak karşımıza çıkıyor.

Peki firmanız için en büyük maliyet kalemini oluşturan zorunlu ihtiyaçlarınız dersek, aklınıza ilk olarak ne gelir? Çoğunluk için bu sorunun yanıtı ‘araç temini’ olacaktır. Bugün normal şartlarda bir aracın ortalama değeri 15.000 dolar. Bir firmanın ortalama 10 araç kullandığını hesap edersek, ortaya 150.000 dolarlık bir maliyet çıkıyor. Oysa bir firma, 150.000 doları araç almak yerine işletme sermayesi olarak kullanırsa, çok önemli maliyetlerini karşılayabilir ya da yatırım yapabilir. Örneğin hammadde alabilir ya da yeni bir makine daha alıp kapasiteni arttırabilir… Bunun yanında bir firmanın yüzde 20 kar marjıyla çalıştığını göz önüne alırsak, 150.000 dolar ile 180.000 dolar ciro yapabilir. Tüm firmaların bu parayı işletme sermayelerine kattıklarında ekonominin dinamiklerini ne şekilde hareketlendirebileceklerini düşünmek gerek …Üretimi bir anda 2 kat artabilir, daha fazla istihdam yaratabilir, daha verimli çalışır. Bu tür örneklerin çoğalması ise ülke ekonomisini etkileyecek kadar büyük sonuçlar yaratabilir.

Zaman ve Maliyet Tasarrufu
Perpa Otomotiv Genel Müdürü Serkan Sözer, firmaların maliyetlerini ölçerken, farklı ve yeni yaklaşımlara açık olmaları gerektiğini vurguluyor; “Ölçmek çok önemlidir, ölçtüğünüz zaman  daha objektif bir değerlendirme imkanı sağlarsınız. Faaliyet alanınız ne olursa ya da  kaç araca ihtiyacınız olursa olsun,  satın almak yerine kiralamak,  firmalara kendilerini daha iyi finanse edebilmeleri  için imkan yaratırken, motivasyonu da arttırıcı bir unsurdur. Bir anda nakit girdinizi çoğaltır, kapınızdaki 0 km araçlarla çalışanlarınızın motivasyonunu en yüksek düzeye yükseltirsiniz. Aynı zamanda firma prestijinize katkı yaratırsınız. Tabii herşey bir tarafa, satın alma işlemleri sırasında yaşadığınız sorunlardan, zaman kaybından da kurtulmuş olursunuz.”

Peki nedir bu zaman maliyeti ve sıkıntı yaratabilecek sorunlar? Öncelikle araç satın aldığınız zaman, bakım-onarım masraflarını üstlenmek, bunlarla ilgili faturaları kontrol etmek, yedek parça ve lastik değiştirme vb. işlemleri her araç için tarih bazında izlemek zorundasınız. Araç sayınız belli bir sayının üzerinde ise tamir-bakımla ilgili bir birim oluşturmanız gerekebilir. Araçların kasko ve trafik sigorta işlemlerini takip etmek bir tarafa, herhangi bir kaza durumunda başınıza gelecekleri bir düşünün… Oluşan hasarın raporunu ve gerekli evrakları toplayarak sigorta şirketine zamanında ihbar yapmak, aracın iyi bir serviste, uygun bir fiyata ve mümkün olduğu kadar hızlı bir şekilde tamir edilmesini sağlamak durumundasınız. Bu işlemlerle ilgili faturaları da ayrıca kontrol etmek, ödemelerini yapmak, hasar tutarını sigorta şirketinden tahsil etmek için de çaba sarf etmeniz gerekecek. Bütün bu işlemleri yaparken, tamir süresi boyunca yeni bir araca da ihtiyacınız olacak. Bu durumda kısa süre için de olsa  kiralama yapacak veya işinizi aksatmamak için ulaşım harcamalarıyla muhatap olacaksınız. Ayrıca 3. şahıslara verilen zararlarla ilgili çeşitli davalarla muhatap olmanız gerekecektir.

Hiçbir Maliyete Karışmıyorsunuz
Araçları finansal kiralama (leasing) yoluyla satın aldığınızı düşünelim. Herşeyden önce, 2 kez taşıt alım vergisi ödeyeceğiz için, finansman maliyetleri aracın tipine göre yüzde 5-12 arasında yükselir. KDV oranı ise aracın tipine göre yüzde 26–40 arasında değişir. Leasing ile satın alma, işletme özelliği itibari ile devletten KDV alacaklısı olan firmalar için operasyonel kiralamaya göre ortalama yüzde 10 pahalılık arz eder. Leasing sisteminde ödemeler tamamlandığında, aracın sembolik bir değerle işletme aktifine ‘sabit kıymet’ olarak alınma zorunluluğu da vardır. Bu araç satılmak istendiğinde ise bilânçoya kar olarak yansıyacak ve gelir vergisine tabi olacaktır. Üstelik sözleşme süresinden önce feshi mümkün değildir. Ayrıca operasyonel olarak satın almadaki tüm prosedürlerle yine firmanız uğraşmak durumundadır. Bir aracı kredi ile satın aldığınızda ise, kredi taksitleriniz bittiğinde zaman içinde aracın değeri düşmüş olacaktır.

Üstelik aracın dış finansman yoluyla kullanılarak alınması durumunda, eğer büyük hasarlı trafik kazası meydana gelirse, hasar ödemesinin yapılabilmesi için önce kredi borçlarının tamamının ödenmesi gerekir. Aniden ortaya çıkan bu gibi durumlar, firmalar için yüklü bir külfet anlamına geliyor.

Operasyonel kiralama da ise, her şeyden önce araçların satın alınması durumunda ortaya çıkan finansman kaybından kurtulmuş oluyorsunuz. Kira ücretiniz dışında, araç filonuzla ilgili her türlü bakım-onarım, vergisel ve operasyonel sorumluluk da kiralama şirketine aittir. Bu sayede çalışanlarınızı işinizle ilgili daha önemli konulara yönlendirerek verimliliklerini de arttırabilirsiniz. Bunun yanında araç masraflarının ne olacağını sabit olarak görür ve ekstra hiçbir masraf riski taşımazsınız. Tüm araçların vergi–bandrol, sigorta, muayene ve vergi gibi işlemlerini de kiralama şirketi takip eder. Gerek mekanik arızalar ve bakımlarda, gerek kaza hallerinde aracınızın serviste kaldığı süre içinde yerine araç tahsis edilir ve işiniz aksamadan devam eder. Ayrıca kiralama şirketlerinin belli oranda teminat verdikleri  ‘mali mesuliyet sigortaları’ ile de kazada zarar gören diğer araçlar ve insanlara karşı kendinizi maddi açıdan güvende hissedersiniz.

Vergi Avantajı Var
Araç kiralama bedeli için aylık fatura kesilir. Faturaların, doğrudan gider yazılabilmesi vergi avantajı da sağlar. Ayrıca, aylık kira bedeli faturalarının tamamı, 3 aylık bilânço döneminde gider olarak kaydedilebilir. Şirketin binek aracı satın alıp aktife kaydetmesi durumunda, araç alımında ödenen KDV indirimi sözkonusu olamaz. Dolayısıyla araç alımında ödenen KDV bir maliyet unsurudur. Benzin faturalarının yüzde 100’nün gider olarak kaydedilmesi de vergi avantajı yaratır. Muhasebe, 12 aylık kira sözleşmesi yapıldıysa yalnızca 12  fatura ile tüm kontrolü yapabilir. İhtiyacınıza göre araç filonuzu büyütüp küçültmek de kolay olacaktır. Bunların yanında, satın aldığınız aracı 3–4 yıl kullanmak yerine, kiralama yönteminde isterseniz her yıl yeni model ile değiştirme imkânına sahip oluyorsunuz. Yani araçların 2. el satışıyla ilgili sorumluluğu da devretmiş oluyorsunuz.

Tüm bunların yanında, kiralama şirketlerinin çoğunda 24 saat kesintisiz hizmet alınabilecek bir asistans servisi mevcut. Verilen bu servis içerisinde  ikame araç; ambulans; çekici; kurtarıcı ve aracın içerisindeki herkes için hastane ulaşımına kadar geçerli olacak ilk tıbbı yardımı ücretsiz olarak sağlamak gibi hizmetler bulunuyor. Operasyonel kiralamada ortalama 15.000 dolarlık bir aracın aylık 400 – 500 dolar seviyesindeki ücretlerle  kiralamak mümkün.

Araç Kiralarken Nelere Dikkat Etmeli?
Firmaların öncelikle ‘operasyonel kiralama’nın işletme yapılarına uygun olup olmadığını anlamaları gerekir. Örneğin 50 araçlık bir potansiyeliniz varken öncelikle 10 araç kiralayarak başlayıp ihtiyacınızı aşama aşama karşılamak daha mantıklı bir yoldur.

Kullanacağınız alanlara göre farklı araçlar kiralayabilirsiniz. Pazarlama elemanınızın, yöneticilerinizin ya da sevkıyat bölümünün kullanacakları araçlar birbirinden farklı olacaktır. Forklift bile kiralamanız mümkündür.

İşinize en uygun aracın hangisi olduğunu araştırmaya kalkarsanız zaman kaybı oluşur. Kiralama şirketleri bu konuda da size danışmanlık hizmeti verebilir.

Araç kiralarken hangi iş için ne tür özelliklere sahip olan bir araca ihtiyacınız olduğunu net bir şekilde ifade etmelisiniz. Binek araç ile mal taşıyamayacağınız gibi, iç hacmi 2 metreküp olan bir arabayla 3 metreküp mal sevkıyatı yapmanın da imkânı yoktur.

Tercih ettiğiniz aracın benzinli mi yoksa dizel mi daha ekonomik olacağı konusunda ihtiyaçlarınız doğrultusunda karar vermeniz gerekir. Örneğin yılda ortalama 40.000 ve üzeri km. yol yapılıyorsa, dizel araç tercih edilmelidir. Ancak 15.000 km. yol yapıyorsanız benzinli araç kiralamanız daha rasyonel olacaktır.

Araç kiralama, kiralayan şirketle kiralama yapacak firma arasında oluşturulan bir sözleşme ile gerçekleşir. Sözleşmeler işin tanımı, süresi, itilaf konusu olabilecek durumlarda neler yapılması gerektiği ile kiralama şekli ve şartlarından oluşur.

Sözleşmeler en az 5 araç için en az 1 yıldan başlar. Daha ekonomik bir bütçeye sahip olduğu, sistemli olmaya yönlendirdiği ve bir ölçme değerlendirme sistemi oluşturdukları için 3-5 yıllık dönemi kapsayan sözleşmeler daha çok tercih ediliyor.

Kiralama dönemi sonunda araç müşterinin talepleri doğrultusunda değerlendirmeye alınır veya yeni model ile değiştirilir.

Sözleşme aşamasında fiyat ve alınacak hizmetin kapsamına dikkat etmek gerekir. Kiralama işinin bir ölçeği, bir tarifesi yoktur. Aynı araç için farklı şirketlerden farklı fiyatlar alabilirsiniz. Ancak aracı daha ucuza kiralayıp daha az hizmet almak, hasar ya da arıza durumunda oluşacak maliyetleri karşılamak ya da aracı belirli km. sınırlarında kullanmak gibi sorunları da beraberinde getirir.

Araç kiralamada kiralanan firmanın finansal yapısı da çok önemlidir. Operasyonel kiralama sistemi, tüm dünyada olduğu gibi bizde de bir kredi kuruluşu desteği ile gerçekleşiyor. Kiralama yapan şirketin yapısı güçlü değilse ve örneğin kredi kuruluşundan aldığı krediyi ödeyemiyorsa, kiraladığınız araçlar finans kurumu tarafından alınabilir.

Araç Kiralayarak İşini Büyüten Bir Şirket
Perpa Otomotiv Genel Müdürü Serkan Sözer, araç kiralama yöntemini kullanarak farklı pazarlama kanalı geliştiren ve işlerini büyüten bir müşterisinin öyküsünü şöyle anlatıyor; “Yapı ve inşaat sektöründe faaliyet gösteren  bir firmanın 40 araca ihtiyacı vardı. Deneme yapmak için öncelikle 10 araç kiraladı. Bunu önce  20’ye, en sonunda 40’a çıkardı. 40 aracın sermayesi kendi yapısında kaldığı için bir makinesi varken 2. makinesini de aldı. Bu sayede üretim gücü arttı, potansiyeli büyüdü. Ardından da ürettiklerini satması gerekiyordu. Bunun için, bayiliğini yapan ve belirli bir potansiyele sahip olan çözüm ortaklarına, satış yaptıkları bölgelerde pastadan daha fazla pay alabilmek ve rakiplerinin önüne geçebilmek için, kiralama bedelini kendi ödeyerek,  ‘Sana araç veriyorum ama benim şu malımı daha çok sat’ dedi. İşte bu bir pazarlama stratejisidir. Bunu kendi öz sermayesi ya da kredi ile yapmaya kalksaydı 65 araç almaya gücü yetmezdi. Ya da cesaret edemezdi. Ama kiralama yöntemiyle sorunu çözdü, satışlarını arttırdı.”

Kaynak: KobiFinans Dergisi 7. Sayı
 

 

 

 
 
Bu yazı 3585 kez okundu.
Bu yazı hakkında yorum yapılmamış.

Sektörün Genel Özellikleri
Temel Sorunlar ve Riskler
Otomotivde Uyuyan Dev: İkinci El
Türkiye’den Otomotiv Devrimi
Otomotiv Sektörü
 
  Üyelik Girişi
Haberler
Devrim’i Üreten Eskişehir’den Bu Kez Çok Amaçlı Hiscar Çıktı

21/11/2008

Gates Corporation, Yan Sanayide Üç Aşamalı Yatırıma Geliyor

22/10/2008

Röportaj
"Krizi Minimum Hasarla Atlatacağız"
Aclan ACAR

"Emekli Olunca Bozuk Araba Alıp Onları Tamir Edeceğim"
Jean Pierre VIEUX

Konuk Yazar

Ufuk SANDIK
Türkiye’de Otomotiv Markası Sayısı 60’a Çıkıyor

Ufuk SANDIK
Artık Otomobil Almayanı Neredeyse Falakaya Yatıracaklar!

Başarı Öyküleri
Oto Yedek Parça İşini ‘Şeffaf’laştırdı
Ertuğrul Fındık, tamircide bir bujiye 6 misli p...

38 Ülkenin Otogaz Sistemi Konya’dan
Bir matkap ve kaynak makinesiyle 1970 yılında ü...

Analiz-Araştırma
500 Büyük Sanayi Kuruluşunun %15,6’sı Otomotiv Sanayi
Otomotiv Sanayii Derneği (OSD), İstanbul Sanayi...

15/08/2008

Türkiye’de 1 Milyon 880 Bin Araç LPG’li
Emniyet Genel Müdürlüğü verilerine göre, Türkiye’de kayıtlı 6.472.000 o...

26/06/2008

BİZİ TANIYIN  | ÇÖZÜM ORTAKLARI  | SIKÇA SORULAN SORULAR  | GÜVENLİK GİZLİLİK  | REKLAM  | KobiFinans RSS
KobiFinans'ı Öner Sık Kullanılanlara Ekle Ana Sayfam Yap Bize Ulaşın
KobiFinans, bir Finansbank Kobi Bankacılığı hizmeti olup her hakkı Finansbank A.Ş.'ye aittir. © 2008
Content by Kolay İçerik