KobiFinans
anasayfa Anasayfa
favorilere ekle Favorilerime Ekle
arkadaşına öner KobiFinans'ı Öner
rss RSS
Detaylı Arama
sub-bg-left
24 Mayıs 2012 Perşembe
FORUM ÜYE SORGULAMA EĞİTİM MERKEZİ
sub-bg-right
Ambalaj
Bilişim
Demir - Çelik
Deri - Ayakkabı
Elektronik
Enerji
Gıda/İçecek
Haberleşme
Hayvancılık
Kimyasal - Plastik
Madencilik
Makine - Metal
Mobilya/Orman Ürünleri
Otomotiv
Perakende
Sağlık
Tarım
Taşıma - Lojistik
Tekstil - Giyim
Turizm
Yapı - İnşaat
En Çok Okunanlar
İlgili Linkler

Kitap Tanıtım
Otomobilin Hikayesi
Ahmet AZCANLI


Arabaya Romantik İmaj Yakışmaz


Murat GÜNAK
Volkswagen Grup Tasarım Başkanı
Arabaya Romantik İmaj Yakışmaz Doğdu, 16 yaşına kadar Florya’da yaşadı. Kulak Burun Boğaz doktoru olan babası Almanya’da çalıştığı için sık sık Almanya’ya gidip geldi. Kassel Üniversitesi Sanat Fakültesi’nde Endüstriyel Tasarım okudu, Londra Royal College Of Art’ta Otomotiv Tasarım Yüksek Lisansı yaptı. Profesyonel hayata Ford’da tasarımcı olarak başladı.

Sırasıyla Mercedes, Peugeot, Chrysler’de çalıştıktan sonra 2003’te Volkswagen’e geçti. 1 Ocak 2004’te ise Volkswagen Grup Tasarım Başkanlığı’na getirildi. Skoda, Bentley, Audi, Seat ve Lamborghini dahil olmak üzere Volkswagen çatısında bulunan bütün markalardan sorumlu oldu. Görevi 36 yıldır aynı koltukta oturan 63 yaşındaki Dr. Hartmut Warkuss’dan devraldı. Dünyada yarattıklarıyla tanınmış bir Türk Murat Günak (47). Daha 10 yaşındayken araba tasarımcısı olmak istediğini biliyordu. Genç tasarımcılara sürekli hayatın içinde olmalarını öneriyor. Kadın vücudunda özellikle gözlerden ilham alıyor. Röportaj bitiminde son tasarımı GTI’nın fotoğrafını benim için şu cümleyle imzalıyor: ‘Sevgili Sibel, bu erotik röportaj için çok teşekkürler.’

Otomobil ile ilişkiniz ne zaman, nerede, nasıl başladı?
Çok küçüktüm. Araba ile Almanya’dan Türkiye’ye gelirdik. Babam arabayı kullanırken benim de yan koltukta oturmama izin verirdi. Dünyanın bütün çikolataları benim olmuş kadar mutlu olurdum. Araba ile ilgili hatırladığım ilk şeylerde hep babam var. Ben babama hayran olurken arabalara da hayran oldum. Oyuncak bir direksiyonum vardı. O direksiyon çevirirken ben de onu çevirirdim.

İlk defa ne zaman otomobil resmi yaptınız?
10 yaşındaydım. Rüyalarıma arabalar girerdi. Uyandığımda annemden kağıt kalem ister çizim yapardım.

Siz 10 yaşındayken otomobil tasarımcılığı diye bir meslek var mıydı?
Vardı ama kimse bilmiyordu.

Bu işin okulunu okumak istediğinizde ailenizden tepki aldınız mı?
Almaz mıyım! Ben otomobil tasarımcısı olacağım dediğim gün, babam beni fena haşlamıştı. Doktor olmamı istiyordu.

Nasıl ikna ettiniz babanızı?
Kararlıydım. İçimdeki ihtirasımı hissetmesini sağladım. İkna oldu.

İlk kullandığınız otomobilin markası neydi?
Kablumbağa.

Bugüne kadar kullandığınız otomobillerin ortak bir özelliği var mı?
Ben erkeksi arabaları severim. Sportif, kuvvetli ve agresif modelleri tercih ederim.

Hız merakınız var mı? Hayatınızda hiç piste gidip gazladınız mı?
Çook. Küçükken otomobil yarışçısı olmak istiyordum. İnsan hızı seven bir yaratık. Bunu bildiğim için hızlı tasarımlar yaparım.

1934’te Ferdinand Porsche’nin halka inmek için yarattığı bir markanın tasarımcısı olmak nasıl bir duygu?
Tarif edemem ki. Benim bu şirketle çok derin bir bağım var. Otomobil kullanıcılarının hemen hemen hepsi Volkswagen’e sempati duyar. Yıl 2004. Bence Volkswagen hálá halkın arabası. Bu kavram hiç değişmedi.

Tasarım yaparken Ferdinand Porsche’nin ruhuna saygılı davranıyor musunuz?
Evet. Hatta onun ruhunu geri getirmek istiyorum. Konsept R diye yeni bir araba tasarladık, Porsche’ye çok benziyor. Otomobilin önüne ızgara koymadık. Ferdinand Porsche’nin tasarım anlayışının altında arabanın önünü tamamen kapatmak yatar. Onun esprisi budur.

Sizce bir otomobilin en tahrik edici yeri neresidir?
Yüzü.

Yani?
Ağzı, gözleri, burnu. Yani ön tarafı. Karşıdan görünen ifadesi.

Gelmiş geçmiş en ölümsüz araba modeli nedir?
Kesinlikle Porsche 911. Heykeltıraş elinden çıkmış gibidir. Hiç kenarı köşesi yoktur. Yeni Golf GTI da öyle. Onda da çok az kenar köşe var. Böyle arabalar zamansız oluyor. Modası hiç geçmiyor.

Bugün bizim aklımıza tasarımcı deyince Karl Lagerfeld geliyor, John Galiano geliyor. Dünyadaki ilk star otomobil tasarımcısı kimdir?
Onu siz söyleyin.

Sizden başka demek istiyorum?
Ben Giogaro’yu beğenirim.
Moda tasarımlarına bakıyorum da her şey yuvarlaklaştı. Romantizm hüküm sürüyor.

Otomobilde durumlar nasıl?
Yuvarlak arabalara dikkat etmek lazım. Araba yuvarlaklaştıkça şirinleşir. Şirinleştikçe oyuncak gibi bir şey olur. Sonunda araba araba olmaktan çıkar. Araba kuvvetli bir makine. Ona romantik imaj yakışmaz. Ben tasarım yaparken arabanın gücünü ortaya çıkarmak isterim. İç tasarım yuvarlaklaşabilir ama dış tasarım keskin hatlı olmalıdır.

İç tasarım da dış tasarım da aynı ekibin elinden mi çıkar?
Farklıdır. Dış tasarımcı duyguyla ilgilenir. İç tasarımcısı ergonomiye ve atmosfere bakar. Ben kariyerimde dış tasarıma yoğunlaştım. Çünkü ben duygunun peşindeyim.

Otomobilde en sevdiğiniz renk nedir?
Metalik gri..

Nedir bu metalik gri takıklığının sebebi?
Araba statik bir nesne değildir. Hareketli bir öznedir. Arabayı sürekli farklı ortamlarda görürüz. Güneşte, yağmurda, ışık altında... Metalik gri bu ışık değişikliklerini en iyi gösteren renk. Güneşin rengini, caddenin ışıklarını çok iyi gösteriyor. İddialı renkler kullanmayı sevmiyorum. Onlar arabanın metalini plastik gibi gösteriyor. Kalitesizleştiriyor.

Sizce otomobil koltuklarının malzemesi ne olmalı?
Deriden şaşma.

Kadınlardan ilham alıyor musunuz?
Hem de nasıl!

Kadın vücudunun en çok neresi sizi heyecanlandırıyor?
Erotizm çok önemli. Gözler bana ilham verir.

Sanatın hangi dalından etkileniyorsunuz?
Ben araba tasarımcısı olmadan önce opera dekorasyonu yapıyordum. Opera beni hep cezbeder. Ressamlardan Matisse ve Picasso favorilerim.

Fonksiyonellik ve güvenlik tasarımın önünü kesen kavramlar mı?
Hayır. Benim önümü kesmez. Biz kendimizi tatmin etmek için araba yapmıyoruz. Ticaret yapıyoruz. Volkswagen’in 5 bin tane araba satması gerekiyor. İnsanlar sizin tasarladığınız arabayı beğenmezse hapı yutarsınız.

Tasarlanıp da üretilmeyen bir otomobiliniz var mı?
Bir sürü...

Çok güvendiğiniz bir tasarım geri çevrilince ne hissediyorsunuz?
Önce çok üzülüyorum. Günler geçtikçe üzüntüm azalıyor. Neden kabul etmediklerini Anlamaya başlıyorum. Kararı etkileyen bir sürü etken var. Şirket stratejisi var... Ekonomik nedenler var...

Bugüne kadar tasarladığınız otomobillerden en çok hangisi satılmıştır?
Hiç düşünmedim ama herhalde Peugeot 206’dır.

Kaç kişilik bir ekibin başındasınız?
Almanya’da 200 kişi çalışıyor, 50 kişi Amerika’da, 20 kişi İspanya’da, 30 kişi Brezilya’da, 10 kişi Meksika’da.

Hala elinize kalem kağıt alıyor musunuz?
Alıyorum tabii. Ama ekibe yaptığım çizimleri göstermiyorum. Gösterirsem yaratıcılıkları etkilenebilir. Felaket bir çizim gösteririm. ‘Patron öyle yapmış ben de benzerini yapayım’ derler. Olmaz.

Kamyon da tasarlıyor musunuz?
Tabii. Bizde yok yok. Belki bilmiyorsunuz ama Volkswagen’in ürün tasarımı diye bir bölümü var. Bu bölümde Puma için ayakkabı, Casio için saat tasarlıyoruz.

Nasıl bir patronsunuz?
Çok sert. Ama odamın kapısı hep açıktır. Ama ciddi bir şey konuşacaksam kapıyı kapatıyorum. Benim onlardan istediğim tek bir şey var. Volkswagen markası için en güzel arabayı tasarlasınlar, yeter.

Bir gününüz nasıl geçiyor?
Benim günüm çok dinamik geçiyor. Volkswagen Grubu’nun dünya genelinde 20 tane tasarım bürosu var. Sabah gidip akşam geldiğim oluyor. Merkezde olduğum zaman sabah 8, akşam 8 çalışıyorum. Sık sık fabrikalara da giderim. Tasarladığınız bir arabanın nasıl monte olduğunu görmek çok önemli. Bu moda tasarımcısının kumaşa dokunması gibi bir şey.

Ben hayallerimi gerçekleştirdim, diyor musunuz? Yoksa gideceğiniz çok nokta mı var?
Ohoooo. Daha yeni başladık. Ama planlarımı sizle paylaşamam. Benim mesleğim biraz ketum olmayı gerektiriyor. İki sene sonra üretilebilecek araba şu anda hazır. Ama arabanın tekeri caddeye değmeden onu kimseyle paylaşamam. Karıma bile söylemem.

Ajan gibi çalışıyorsunuz yani?
Evet CIA gibi... Evde olduğum zamanlarda iş konuşmam. İşle özel hayatımı tamamen ayırırım.Bir tasarımcı durmadan gözlem yapmalıdır. Çocuklarla oyun oynamalı, gençlerle techno partide zıplamalıdır. Yeni açılan restoranlardan, en moda kıyafetlerden haberdar olmalıdır. Hiç ara vermeden hayata karışmalıdır. Ve nerede çizmek istiyorsa orada çizmelidir. Yatak çarşafına da çizebilir, masa örtüsüne de. Benim tercihim uçaklar. Çok fazla seyahat ettiğim için havadayken çizim yapıyorum. Telefon çalmıyor, karışan olmuyor, çok verimli çalışıyorum. Bir de tabii kadın mevzuu var. Konusu gelmişken söyleyeyim ben erotizmden ilham alıyorum.

Kaç yıllık evlisiniz?
Evlendiğimde 22 yaşındaydım. Yani 25 yıldır evliyim. Karım müzisyen. Klasik piyano çalıyor. Üç çocuğumuz var. 10 yaşında bir kızım var. Hatta bugün onun doğum günü. Onun için bir saat sonra Almanya’ya döneceğim. İki tane de erkek çocuğum var. Biri 14, diğeri 16 yaşında.

Onların tasarımcı olmasını ister misiniz?
16 yaşındaki müzik yapıyor. O yolunu belirledi gibi ama diğerleri için düşünmedim.

Nasıl deşarj olursunuz?
Müzik dinlerim, doğada olurum, arkadaşlarımla vakit geçiririm. Yarış arabası kullanmak dışında ekstrem şeyler yapmıyorum.

Kaç tane arabanız var?
Bütün arabalar benim. İstediğimi kullanabilirim. Ama kendime ait olanları soruyorsanız üstü açık bir kaplumbağam ve Phateon’um var.

Yaşam standardınız yüksek mi? Lüks size ne kadar yakın?
Lüks bana çok uzak. Benim için en lüks şey zaman. Pahalı dükkanlara gidip saat bakmaktansa doğaya gidip ağaca bakmayı tercih ederim. Mc Donalds’a da giderim, Paella Restoranı’na da...

Ford’dan, Mercedes’e, Mercedes’ten Peugeot’ya ordan da Volkswagen’e geçtiniz? Bu transferler nasıl gerçekleşiyor. Kim sizi arayıp, buluyor?
Hep güzel kadınlar arıyor. Beyin avcısı güzel kadınlar gelip bana iş teklif ediyor. Şaka bir yana bu işleri detaylı anlatmayı pek doğru bulmuyorum.

Mesela Volkswagen teklifini aldığınız günü hatırlıyor musunuz?
Öyle bir anda olmadı. Bizim şirketin patronuyla uzun süredir tanışıyorum. O bir otomobil şirketinin geleceğinin tasarıma bağlı olduğunu bilen bir patron. Kendi işini önemsediği gibi benim işimi de önemsiyor. Kendisiyle defalara buluşup, uzun toplantılar yaptık. Transfer uzun bir proses.

Kaynak: Hürriyet Gazetesi

 
 
Bu yazı 1809 kez okundu.
Bu yazı hakkında yorum yapılmamış.
"Krizi Minimum Hasarla Atlatacağız"
"Emekli Olunca Bozuk Araba Alıp Onları Tamir Edeceğim"
"Kişi Başına Gelir 10 Bin Dolar Olursa Otomobil Satışlarında Patlama Yaşarız"
"Şans, Ona Hazırlıklı Olanı Buluyor"
"Otomotivde 2. Elde Kısıtlama Sürmeli"
"Otomotiv Pazarı Çok Cazip, Satışlar 2010’dan Sonra Bir Milyonu Geçer"
"Önemli Olan Türk Markasını Ticari Hale Getirmek"
"Babamın İzin Vermediği Şirketi 30 Yıl Sonra Kurdum"
"Otomotiv Sektörü, İtalya’yı Geçecek"
"Beklenenden Fazlasını Yapmayanlar, Japon Şirketinde Çalışamaz"
"Çin Ve Hint Tehdidi Ar-Ge’yle Aşılabilir"
"Kaliteyi Sisteme Bağladık"
"Fazla Tez Canlıyımdır"
Korkaktan Yönetici Olmaz
 
Üyelik Girişi
Üye Olmak İstiyorum
ebultenkayit
Aylık KobiFinans E-bülten'e üye olmak için lütfen bilgilerinizi doldurun.
kobifinans "Krizi Minimum Hasarla Atlatacağız"
Aclan ACAR

kobifinans "Emekli Olunca Bozuk Araba Alıp Onları Tamir Edeceğim"
Jean Pierre VIEUX
 
kobifinans Şirketlerin Otomobil İhtiyaçları ve Operasyonel Kiralama Seçeneği
Erinç AYDIN

kobifinans Türkiye’de Otomotiv Markası Sayısı 60’a Çıkıyor
Ufuk SANDIK
 
Gemlik’ten Dünyaya Otobüs Satıyor
kobifinans Türkiye'nin birçok şehrindeki otobüs ...

Sabunluktan Araba Üretimine Giden Yol
kobifinans Sinoplu, 8 çocuklu bir öğretmen olan Hüseyin ...
 
Türkiye’de 1 Milyon 880 Bin Araç LPG’li
Emniyet Genel Müdürlüğü verilerine göre, ...

26 Haziran 2008

"Otomatik Vitesin Kolaylığını, Dizelin Ekonomikliğini Sevdik"
kobifinans 2007’de dizel otoların payı yüzde 53’e, ...

24 Ocak 2008
 
footer-left
Bizi Tanıyın Çözüm Ortakları Güvenlik ve Gizlilik Sıkça Sorulan Sorular Reklam Ödüllerimiz
Ana Sayfam Yap Bize Ulaşın Site Haritası
KobiFinans, bir Finansbank Kobi Bankacılığı hizmeti olup her hakkı Finansbank A.Ş.'ye aittir. © 2010