1950’lerde kurulan Türk makine sanayisi, bugün sektöre hizmet veren 11.000 makine ve aksam imalatçısıyla toplam 25 milyar dolarlık bir satış hacmi oluşturuyor. Türkiye makine sanayinin yıllık üretim artışı yüzde 20 seviyesinde. Üretimde kullanılan girdilerin yüzde 80’i yine Türkiye’de üretiliyor. Sektördeki yerli hammadde oranının yüzde 80 civarında olması, hem sektör hem de Türkiye adına büyük bir başarı olarak değerlendirilebilir.Makine İmalatçıları Birliği’nin (MİB) verileri ile yapılan değerlendirmeye göre, Türkiye’de 2003’de 20,9 milyar dolar, 2004’de yüzde 28,2’lik artış ile 24,1 ve 2005’de 25,4 milyar dolarlık bir makine satışı olduğu hesaplanıyor. Bu değerlerle Türkiye makine pazarının Avrupa ülkeleri arasında, büyüklük bakımında 7’inci sırada yer aldığı tahmin ediliyor.Kaynaklarda, sektörle ilgili, sonraki yıllara yönelik yeni bir bilgi akışına ise rastlanmıyor.Devlet Planlama Teşkilatı (DPT) verilerine göre, 15 AB ülkesinde makine imalat sanayinde 21.315 şirket faaliyet gösterirken, Türkiye’de bu sayı 11.000 civarında. Yani Türkiye’de 15 AB ülkesindekinin yarısı kadar şirket faaliyet gösteriyor. Söz konusu verilere göre, AB’de 21.315 makine imalatçısı dışında, 60.000 kadar, şirket başına istihdamı 20 kişiden az olan ve makine sektöründe faaliyet gösteren şirket olduğu, ancak bunların hemen tümünün, makine imalatından çok, aksam parça imal eden veya onarım/yenileme işi yapan atölyeler olduğu belirtiliyor. Bu bilgilere göre AB’de, bu sektörde faaliyet gösteren şirketlerin yaklaşık yüzde 25’inin gerçek makine imalatçısı olduğu görülüyor. Aynı oranın Türkiye için de geçerli olduğu düşünülürse, yaklaşık 3000 kadar makine imalatı yapan şirket olduğu söylenebilir. Buna rağmen sektör uzmanları, bu sayıda şirketin dahi, bugünkü pazar büyüklüğü dikkate alındığında Türkiye için fazla olduğu, iç pazarın bu kadar şirketi taşımasının zor göründüğünü belirtiyorlar. Bu nedenle ihracata yönelmek, Ar-Ge faaliyetlerine, kalite ve teknolojiye önem vermek, şirketlerin uluslararası alanda rekabet güçlerini korumaları için zorunlu görünüyor.Türk Tarım Alet ve Makineleri İmalatçıları Birliği’nin (TARMAKBİR) verdiği bilgilere göre, Türkiye’de yaklaşık 1.000 kadar tarım makinesi imalatçısı bulunuyor ve 130 kadar farklı tarım makinesi imalatı yapılıyor. Az sayıda orta ölçekli kuruluş dışındakiler, son derece küçük boyutta. Sektördeki şirketlerin yarısından çoğu teknik eleman olmaksızın, 10 kişiden az sayıda personel çalıştırıyor. Şirket sayısının çokluğu kapasite fazlalığı yaratıyor. Pazarda konumunu koruyamayan bazı şirketler ya kapanma durumuna düşüyor ya da küçülmek zorunda kalıyor. Küçük şirketlerin çoğunun pazarını, bulundukları yerleşim bölgeleri ile bunların yakın çevresi oluşturuyor.Tarım alet ve makineleri imalat sanayi üretiminin büyük çoğunluğunu traktör teşkil ediyor. Traktör dışındaki tarım ve alet makinelerini üreten kuruluşlar çok az sayıda, orta ölçekli şirket dışında son derece küçük yapılardan oluşuyor. Bu şirketler, birkaç orta ölçekli kuruluş dışında araştırma geliştirme yapacak yeterli düzeyde nitelikli eleman ve ekipmanı olmayan şirketlerdir. Toplam şirket sayısının yüzde 80’den fazlası, 10 kişiden az istihdamın sağlandığı şirketlerden oluşuyor. Biçerdöver talebi ithalatla karşılanırken, pazardaki biçerdöver sayısının zamanla yaşlanarak azaldığı da görülüyor. Yapısı bu şekilde olmakla birlikte, Türk tarım alet ve makineleri imalat sanayisi, yurt içi talebin büyük bir kısmını karşılıyor.Makine imalat sanayinin toplam imalat sanayi içindeki payı yüzde 4,7. Makine İmalatçıları Birliği’nin (MİB), üyesi 185 şirketten derlediği bilgiler, bu grupta yer alan şirketlerin ortalama istihdamının 53 kişi olduğunu gösteriyor. Aynı değerin genelleştirilmesi halinde, atölye tipi imalat yapan ve/veya onarım ve yenileme işleri ile yan sanayi olarak çalışan veya yenileme pazarı için aksam-parça imal edenler dışında kalan şirketlerde 180.000-200.000 kişi istihdam edildiği tahmin ediliyor. Söz konusu küçük şirketler de dikkate alındığında, toplam istihdam 500.000 kişi olarak hesaplanıyor. Bu rakam içinde, kalıp imalatçıları ile makineler için hidrolikpnömatik ve elektrik-elektronik komponent imal eden şirketlerin istihdamı yer almıyor. Hazine Müsteşarlığı 2008 yılı verilerine göre sektörde yabancı sermayeli 25 adet şirket bulunuyor. Sektörün yabancı sermaye içindeki payı ise yüzde 0,05.Sektör üretimindeki büyüme mevcut tesislerdeki kapasite kullanım oranlarının artışı ile gerçekleşti. 2003 yılında makine ve teçhizat üretimindeki kapasite kullanım oranı yüzde 80,5, 2004 yılında yüzde 84,9 ve 2005 yılında yüzde 78,9 oranında gerçekleşti. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre 2007 yılı ilk çeyreğinde yüzde 80 düzeyinde olan kapasite kullanım oranı Ekim 2007’de yüzde 71,8’e geriledi. Yüksek oranda üretim artışı, hamur makinesi, deri işleme makinesi, basımcilt makineleri, beton hazırlama makinesi, konkasör, lodertrakskavatör, tuğlabriket makinesi, yem makinesi yazar kasa, terazi-baskül, pompa, kompresör, klima, forklift, rulman, vanavalf gibi cihazlarda oldu.Kaynak: Bu yazı, Kolay İletişim tarafından, KobiFinans için, Dış Ticaret Müsteşarlığı İhracatı Geliştirme Etüd Merkezi tarafından hazırlanan “Makine İmalat Sanayi Raporu”ndan derlenmiştir.www.igeme.org.tr