KobiFinans
anasayfa Anasayfa
favorilere ekle Favorilerime Ekle
arkadaşına öner KobiFinans'ı Öner
rss RSS
Detaylı Arama
sub-bg-left
09 Şubat 2012 Perşembe
FORUM ÜYE SORGULAMA EĞİTİM MERKEZİ
sub-bg-right
Ambalaj
Bilişim
Demir - Çelik
Deri - Ayakkabı
Elektronik
Enerji
Gıda/İçecek
Haberleşme
Hayvancılık
Kimyasal - Plastik
Madencilik
Makine - Metal
Mobilya/Orman Ürünleri
Otomotiv
Perakende
Sağlık
Tarım
Taşıma - Lojistik
Tekstil - Giyim
Turizm
Yapı - İnşaat
En Çok Okunanlar
İlgili Linkler

Kitap Tanıtım
Özel Elektrik Makinaları
Güngör BAL


İş Makinası Üretimine Asıldı Şimdi Dünya Devleri İle Yarışıyor

1978 yılında Ankara Siteler'de ufak bir dükkânda temelleri atılan yerli iş makinesi markası Hidromek'te, ikinci kuşak işbaşında. 40 ülkeye ihracat gerçekleştiren firma bugün, hem iç hem de dış pazarda Caterpıllar ve Komatsu gibi dünya devleriyle yarışıyor.

Tunus'taki çok büyük demir-çelik firmalarından birinin sahibi olan bir arkadaşım geçenlerde 'Abi çok mutluyum, Tunus'ta senin makineleri gördük' diye mesaj attı. Dünyada pek çok ülkede bizim makinelerimize rastlayabiliyorsunuz. Bu, bizim için keyifli bir durum" diye konuşuyor Hidromek Genel Müdür Yardımcısı Mustafa Bozkurt. Babası Hasan Basri Bozkurt tarafından 1978 yılında ufak bir dükkânda temelleri atılan yerli iş makinesi markası Hidromek'te, bugün ikinci kuşağın etkisi fark ediliyor. Genç ve profesyonel ekibin en büyük motivasyonunu ise 40'a yakın ülkeye gerçekleştirdikleri ihracat oluşturuyor.

Hem iç hem de dış pazarda Caterpıllar ve Komatsu gibi dünya devleriyle yarışan yerli iş makinesi üreticisi Hidromek'in yeni fabrika inşaatı Sincan Organize Sanayi Bölgesi'nde (OSB) devam ediyor. OSB'lerdeki arsa fiyatlarından şikâyetçi olan Bozkurt, "Zafer Abi'yi (ASO Başkanı Zafer Çağlayan) kızdırmayalım ama OSB'lerde toprak çok pahalı. Yeni yaptırdığımız fabrikamızın arsası için 4 milyon dolar ödedik. O parayla fabrika için çok ciddi yatırım yapardık" diye konuşuyor.

Mustafa Bozkurt, beraber çalıştığı profesyonel yöneticiler Satış ve Satış Sonrası Hizmetler Koordinatörü Merih Özgen ve Planlama Müdürü İlker Kocaman'la sorularımızı cevaplandırdı.

Hidromek'in kuruluşundan bahseder misiniz?
Bozkurt: Hidromek, babam Hasan Basri Bozkurt tarafından 1978 yılında Ankara Siteler'de 200 metrekarelik ufak bir dükkânda kuruldu. O zaman traktör üzerine ekipman yapılıyordu. Bugün 170 bin metrekareye yakın bir alan içinde dizaynı, imalatı, bilgisi ve becerisi bize ait olan makineler satıyoruz. Ben '10 yaşından beri Hidromek eğitimi alıyorum' diyebilirim. Kardeşim Ahmet Bozkurt da pazarlama konusunda çalışıyor. Hidromek'te 720 kişiyiz. Herhalde 100'e yakın makine mühendisi var, teknik elemanımız çok fazla. Genç bir ekibimiz var.

4 yıldır da ihracat yapan bir firmasınız. Hangi pazarlara satış yapıyorsunuz?
Bozkurt:
Şu anda işimizin yüzde 40'a yakınını ihraç ediyoruz, bu rakam her geçen yıl da artıyor. Ancak üretimle ilgili bazı sıkıntılarımız var, onu da artırabilirsek ihracatın payı yüzde 50-60'lara doğru çıkacak. Şu an İspanya'da çok iyi gidiyoruz, Bulgaristan'da da pazar lideriyiz. Avrupa, Rusya, Türk cumhuriyetleri ve Kuzey Afrika'ya satış yapıyoruz. İç pazarda rekabet ettiğimiz firmalarla yurtdışındakiler farklı değil. Türkiye'de bu alanda yerli ciddi rakip yok, ufak-tefek firmalar var. Caterpıllar, Komatsu gibi markalarla rekabet ediyoruz. Dünyada hatırı sayılır bir marka olmak için çalışıyoruz. Tunus'ta çok büyük demir-çelik firmalarından birinin sahibi olan bir arkadaşım bir gün 'Abi çok mutluyum, Tunus'ta senin makineleri gördük' diye bir mesaj attı. Dünyada pek çok ülkede bizim makinelerimize rastlayabiliyorsunuz, bu bizim için keyifli bir durum.

Bugüne kadar 52 ülkeye satışımız olmuş, 40'a yakın ülkede de satışlarımız devam ediyor. Rakip olarak gördüğümüz firmalar dünyada birer marka ve onların karşısına dikilmiş, "Evet, bu işin içinde biz de varız" diyoruz.

İşletmelerin ihtiyaçlarına uygun teknik eleman bulma konusunda şikâyetçi olduklarını biliyoruz. Sizin böyle sıkıntılarınız var mı?
Bozkurt:
Kaliteli eleman bulunamamasının yanı sıra verimlilik de sıkıntılı konular arasında. Biz fabrikada kendi okulumuzu açtık. Burada, ortaokulu bitirmiş 11 öğrenciyi yetiştiriyoruz. Bu, Dikmen Endüstri Meslek Lisesi'yle birlikte götürdüğümüz bir çalışma ve bu lisenin öğrencileri haftanın 3 günü burada çalışıyorlar. TÖMER'le de anlaştık, İngilizce ders de görüyorlar. Böylece bir okulumuz oldu diyebiliriz, bu ilk sınıf ve devamı gelecek.

Fabrikanız Sincan Organize Sanayi Bölgesi'nde (OSB) ve yeni fabrikanızı da buraya yapıyorsunuz. OSB'lerdeki koşullar hakkında ne düşünüyorsunuz?
Bozkurt: Zafer Abi'yi (ASO Başkanı Zafer Çağlayan'ı kastediyor.) kızdırmayalım ama OSB'lerde toprak çok pahalı. Yeni yaptırdığımız fabrikamızın arsası için çok para ödüyoruz. Metrekareye 100 dolar olmak üzere, arsaya 4 milyon dolar para verdik. Aslında onların da yapabilecekleri bir şey yok ama keşke bunu devlet destekleyebilse. Ben arsaya verdiğim parayla fabrika için çok ciddi yatırım yapardım.   

Özgen: Burada ödediğimiz metrekare fiyatı, şehrin göbeğindeki örneğin Çankaya'daki arsa fiyatıyla aynı. Sanayi Odası emlak rantından vazgeçmeli, emlak rantı peşinde koşmak onların işi değil. Bu ülkenin üst düzeyde geleceğinin planlanması, dünyada hangi sektörlerde şanslıyız ona bakılması lazım. Türkiye'nin bazı sektörlerde global markalar yaratma şansı var, bunu oturup üst düzeyde tespit etmek gerekiyor. Devletin o sektörlerin önünü açması lazım, her şeyi birden destekleyemezsiniz. Türkiye'nin iş makineleri sektörünün dünyada bir yere gelme şansı varsa desteklenmesi gerekir. Cebine para konsun anlamında değil, işin önünü açmak ve önderlik etmek adına pek çok şey yapılabilir. Devlet bırakmış, "Ölen ölür, kalan sağlar benimdir" mantığında. Mesela biz şimdi ABD için uğraşıyoruz. Pazar araştırmaları yaptık, fuarlara katılıyoruz. Bunların hepsini kendi çabamızla yapıyoruz. Ancak bize önder olacak bir organizasyon lazım. Belki biz yanlış yapıyoruz, böyle bir organizasyon olsa diyecek ki, "Amerika'ya gitmeyin, şu ülkelerde daha şanslısınız."

Aile Politikamız, Tek Bir İşe Konsantre Olmak
Mustafa Bozkurt, İngiltere'de aldığı makine üretim mühendisliği eğitiminin ardından Bilkent Üniversitesi'nde finans okumuş. Bozkurt, daha sonra fabrikanın üretim ve satış sonrası birimlerinde tasarımla ürün geliştirme konularında görev almış.  Başarı için uzun vadeli düşünmek ve yapılan işin arkasında olmak gerektiğini belirten Bozkurt, sabırla tek bir işi yapmanın avantajlarına değiniyor. Bozkurt, "Birçok firma 'Tekstilde para varmış, haydi tekstile, oradan turizme' diyor. Biz 'Tek işimiz bu' dedik, bu aile politikamız oldu. İşten kazandığımızı yine bu işe yatırıyoruz. Örneğin bu yıl alacağımız 30-36 adet robotla Türkiye'de Ford ve Toyota'dan sonra en çok robotu olan üçüncü firma olacağız" diye konuşuyor.

Hangi İş Olursa Olsun En Değerli Varlık İnsan
ODTÜ Makine Mühendisliği Bölümü mezunu Merih Özgen, sektörde uzun yıllar satış konusunda görev yapan deneyimli bir yönetici. 1995 yılından bu yana da Hidromek'te görev alan Özgen, hangi iş olursa olsun yöneticilerin en kıymetli varlıklarının insan olduğunu fark etmesi gerektiğini belirtiyor. "Bir firma başarılı olacaksa önce çalışanın o iş için yeterli kalifikasyonda olması lazım. İnsana yatırım yapmayı ve bunu organize biçimde yapmayı becerebilmeliler" diyen Özgen, yapılan işin gereği neyse ona uygun eğitim almış insanlarla çalışmanın önemi üzerinde duruyor. Özgen, başarı için kurum içi eğitime ve tutarlı vizyon geliştirerek kurumsallaşmaya önem veriyor.

Yeni Bir Üretim Şekli Üzerine Çalışıyoruz
Selçuk Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölümü'nden mezun olan İlker Kocaman, 1996 yılından bu yana Hidromek'te görev alıyor. Kocaman, verimliliği artıracak yeni bir üretim şekli üzerine çalıştıklarını belirtirken böyle bir düşünce varsa bunun da bir Ar-Ge projesi haline getirilebileceğini söylüyor.

Ancak böyle bir proje konusunda TÜBİTAK'ın tecrübesiz olduğuna dikkat çeken Kocaman, "Bunu anlattığımızda çok heyecanlanıyorlar, 'İlk defa yapılacak, örnek teşkil edecek' deniyor. Ancak prosedürleri izlemeye başladığımız anda karşımıza bazı engeller çıkabiliyor" diye konuşuyor.

 
Kaynak: Referens Gazetesi / Tutku Ayvaz 

 
 
Bu yazı 4084 kez okundu.
Bu yazı hakkında yorum yapılmamış.
Yaptığı Kalıp Makineye Uymayınca, Kalıba Uygun Makine Üretti
İşe Tamiratla Başladı, Tarım Makineleri ile Dünyaya Ulaştı
Metalin Sağlamcısı
Baba Mesleğine Teknolojiyi Kattı, Tamirhaneden Makine Devi Çıkardı
Yedek Parça Üreterek Başladı, Şimdi Dünyaya Fabrika İhraç Ediyor
AR-GE’li Metal Teknoloji Devi
Hurdalıktan Doğan Dev Şirket: Ege Soğutmacılık A.Ş.
Dünya Çapında 600 Zeytinyağı Tesisini "Hakkı Usta" Kurdu
"80 Yaşındayım Ama Düşlerimi Hâlâ Yeni Fabrikalar Süslüyor"
AB Desteği İle Atölyesini Kurdu
Metalin Dayanıklılığını 10’a Katladı, Tüpraş Gibi Devlerden İşi Kaptı
Her Zaman Müşterilerimi Memnun Ettim
 
Üyelik Girişi
Üye Olmak İstiyorum
ebultenkayit
Aylık KobiFinans E-bülten'e üye olmak için lütfen bilgilerinizi doldurun.
kobifinans “Makine Sektörünün Dayanıklılık Gücü Yüksek”
Adnan DALGAKIRAN

kobifinans Gelişimin Göstergesi, İş Makinaları Sektörü
Rızanur MERAL
 
Yaptığı Kalıp Makineye Uymayınca, Kalıba Uygun Makine Üretti
kobifinans Makina İmalatçıları Birliği'nin ...

İşe Tamiratla Başladı, Tarım Makineleri ile Dünyaya Ulaştı
kobifinans Fatin Emir'in motor tamir atölyesi olarak 55 ...
 
footer-left
Bizi Tanıyın Çözüm Ortakları Güvenlik ve Gizlilik Sıkça Sorulan Sorular Reklam Ödüllerimiz
Ana Sayfam Yap Bize Ulaşın Site Haritası
KobiFinans, bir Finansbank Kobi Bankacılığı hizmeti olup her hakkı Finansbank A.Ş.'ye aittir. © 2010